Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Mesut KOYUNCU
07 Şubat 2022Mesut KOYUNCU
976OKUNMA

Kâğıt sanayisinde olası arz fazlalığı

Geçen Yazımızdan Arta Kalan

“Oluklu Mukavva Sektörümüzün Avrupa’daki Yeri Ve Yatırım Yapmak İsteyenlere Öneriler” başlıklı yazımızda, oluklu mukavva sektörünün gelecek on yılda, geçmiş on yıl büyüme oranı göz önüne alındığında, yaklaşık 1.500.000.- ton büyüyeceğini tahmin etmiş, bunun da yaklaşık olarak 2.8 metre eninde 15 olukluya denk geldiğini, minimum bu miktarda yatırım yapılması gerektiğini belirtmiştik.

Bahsi geçen yazıdan alınan verilerle aşağıdaki tabloda, 2010 ve 2020 yıllarındaki kişi başı oluklu mukavva tüketimlerindeki değişim oranından 2030 yılı tahmin edilmeye çalışılmıştır.

Kâğıt sanayisine olası arz fazlalığı

Kişi başı tüketim miktarı gelişmiş ülkelerin oldukça altında kalmaktadır. Bu rakamlar bize 15 oluklunun çok daha üzerinde miktarda yatırıma ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymaktadır.

Demek ki, oluklu mukavva sektöründe, gidecek daha çok yolumuz var.

Son birkaç yılda sürekli artan fiyatlar, oluklu mukavva dışında başka sektörlerde de yatırım iştahını artırıyor. Kullandıkları ana hammadde ve diğer tedariklerinde ortaya çıkan fiyat artışları ve yüksek maliyetler, kullanıcıları bu alanlarda da yatırıma yönlendiriyor.

Peki bugünün fiyatlarıyla karar verilen yatırımlar yarın başımıza dert olur mu?

Cobweb Teoremi

Örümcek Ağı Teoremi olarak Türkçeye çevirebileceğimiz bu teorem, özellikle tarım sektöründe kendine çalışma alanı bulmuştur. Tarımsal ürünlerde ortaya çıkan fiyatların takip eden sezonun üretim kararlarına, yani arzına neden olduğu varsayımını ortaya koyar. Bir dönemde, örneğin patates piyasasında ortaya çıkan yüksek fiyatlar o yıl üreticilerin soğan yerine patates ekmelerine neden olur. Gelecek sezon artan arz nedeniyle fiyatları ve karlılığı düşen patates gözden düşerken, arzı azalan soğanın fiyatı ve karlılığı artar. Bu sefer de üreticiler patates yerine soğan üretme kararı alırlar.

Arzı azalan ürünler için ithalat, arz fazlası için ihracat, kamu otoritesi vs. dışarıdan bir müdahale gelmediği sürece, bu dengesizlik zikzak çizerek devam eder gider.

Kâğıt sanayisine olası arz fazlalığı

Teori tarımsal faaliyette sadece yıllık olarak da işlemez. Bazı ürünlerde uzun süreli sıkıntılara neden olabilir. Fındık fiyatlarını beğenmeyen, kar edemeyen üreticiler, o dönemde Türkiye için yeni olan kivi meyvesine yönelince, fındık ağaçlarını söküp yerine kivi ağacı dikmişler, yıllar sonra artan kivi üretimi ile başlangıçta elde ettikleri karları elde edemeyince, daha uzun süreli kayıplar yaşamışlardı.

Genelde tarımsal faaliyetler için kullanılan bu teorem, yani dönem fiyatlarıyla yatırım kararlarının alınması, sanayide de olası mıdır?

Sanayide Arz Talep Dengesizliği

Onbinlerce çiftçinin organize olamamış, mevcut piyasa fiyatından yola çıkarak aldıkları kararlar, kuşkusuz tarım sektörünün en büyük problemlerinden birisidir. Tarım birliklerinin, kamu otoritesinin bir planlama yapmadığı durumlarda bu sorunun kendiliğinden çözünü beklemek hayalcilik olur.

Kâğıt sanayisine olası arz fazlalığı

Aynı teorem, olağan koşullarda, sanayide işlememelidir. Çünkü daha az sayıda üretici, yıllar itibariyle fiyat dalgalanmalarını, arz ve talebin büyüme potansiyelini iyi tahlil edebilirler. Oyun teorisi burada iyi işler. Alınan yatırım kararları gizlenemez. Rakiplerinin veya sektöre yeni giren oyuncuların yatırım kararlarını tahlil eden sanayici, kendi kararını daha bilinçli olarak verebilir.

Yapılan fizibilitelerde, yatırımın geri dönüşüm süresi hesaplanır, taraflar, yani müteşebbis, diğer yatırımcılar, kredi veren kurum ve kuruluşlar bu fizibilitedeki geri dönüş süresini kabul ederler. Kabul edilebilir bir fizibilite onay görür. Kuşkusuz yatırım devreye alındığında belli bir dönem arz fazlası olması beklenebilir. Bu bile yatırım başlamazdan önce tahmin edilir ve kabul edilebilir bir süre ise yatırıma girişilir.

Burada aşırı arz artışından öte, teknolojik gelişmeler, tüketim trendinin değişmesi, ihracat ve ithalat imkanları gibi unsurlar yatırımı başlangıçta öngörülenden öte başarı ve başarısızlığa götürebilir. Örneğin Türkiye’de 80’li yıllarda siyah beyaz televizyon tüpü üretimi, trendin değişmesi, değişeceğinin öngörülememesi nedeniyle başarısız bir yatırım kararıdır. Tabi ki, özellikle tekstil sektörü olmak üzere bazı sektörlerde, arz fazlası sorunu gündeme gelebilir. Burada temel sorun oyuncu sayısının fazla olması, yatırım bütçesinin küçüklüğü ve ithalat ihracat rejimindeki değişikliklerdir.

Ancak yatırım tutarı büyüdükçe, oyuncu sayısı azaldıkça cobweb teoremi gibi arz talep dengesizliklerinin orta ve uzun vadede ortaya çıkmaması beklenir.

Lakin pandemi ile ortaya çıkan tedarik problemleri, belli ürünlerde genel fiyat artışının çok üzerinde seyreden fiyat artışları, bu ürünlere yönelik ani yatırım kararlarını gündeme getirmektedir.

Olağanüstü dönemlerin koşullarıyla alınan kararların olağanüstü sonuçlar doğurması beklenmelidir.

İlk Yığınakta Yapılan Hata Sefer Sonuna Kadar Devam Eder

Rahmetli İsmet İnönü’nün sözü olarak duyduğum, lakin internette araştırınca Rahmetli Oktay Ekşi’nin bir yazısında modern askeri stratejinin kurucusu olarak bilinen Prusyalı General Carl Van Clausewiz’e ait olduğunu öğrendiğim “İlk yığınakta yapılan hata, sefer sonuna kadar devam eder.” sözü A Beautiful Mind filminde hayat hikayesi anlatılan John Forbes Nash’in önderlerinden olduğu “Oyun Teorisinin” gerekliliğini açıklayan en iyi cümlelerden birisidir.

Özellikle kağıt ve temizlik ürünlerinde büyük bir yatırım iştahı olduğunu tahmin ediyorum. Kağıt endüstrisinde, gerek sektör içinden ve gerekse sektör dışından, gelecek on yılda beklenen tüketimin çok ötesinde yatırım kararları var.

Acaba bugün alınan yatırım kararları yanlış yığınak yapmanıza neden oluyor mu? Öyleyse birlikte test edelim.

  • Bütün dünyada yaşanan tedarik zincirinin bozulması ile oluşan bugün geçerli olan yüksek fiyatlar aynı seviyede kalacak mı? Bugünkü fiyatların birkaç yıl öncesini yansıtmadığı ortada. Yatırım geri dönüşünü hesaplarken hangi fiyat seviyesini kullandık?
  • Yatırımda kullanılacak, makine teçhizat, inşaat ve arsa fiyatlarının birkaç yıl öncesine göre çok yüksek olduğunu, bir süre sonra fiyatlar düşecekse, o dönemde yatırım yapacak olanların avantaj yaratabileceğini düşünüyor musunuz?
  • Yoğun makine siparişleri nedeniyle termin süreleri uzadı. Bu durum yatırımı devreye alma sürenizi uzatacak. Yatırım geri dönüşünü hesaplarken bu hususu dikkate aldınız mı?
  • Gerek yabancı paraların Türk Parası karşısındaki değerleri ve gerekse faiz oranları çok oynak. Bugün finansman temininde veya yatırımın ilerleyen sürelerinde, işletme sermayesi ve/veya ilave yatırımlara ilişkin kredi temininde yaşanabilecek problemleri ve olası maliyet artışlarını hesaba kattınız mı?
  • Artan fiyatlar nedeniyle sektör dışı oyuncular da sektöre girmek isteyecekler. Mevcut oyuncuların yeni yatırımları ile yeni oyuncuların yeni yatırımları arz fazlası yaratacak mı? Talebin arzı yakalaması ne kadar sürecek? Dengesizlik nedeniyle (B) planınız hazır mı? O dönem ihracat imkanları için bir öngörünüz var mı?
  • Yurt dışında da benzer yatırım kararları var mı? Oralarda oluşacak arz fazlaları Türkiye pazarını etkiler mi? Ucuz kalabilecek ithalat ile ilgili bir (C) planınız var mı?
  • Yatırımlar devreye girdiğinde yeteri kadar hammadde temin edilebilecek mi? Arz fazlası nedeniyle satış fiyatları düşerken, aşırı hammadde talebiyle hammadde fiyatları artarsa, karlılığınızın beklenenden az olması halinde yatırımlarınız geri ödenmesi adına, yeni kredi imkanları veya aktif rezerviniz gibi bir (D) planınız var mı?
  • Büyük sanayi yatırımlarında fabrikanızı taşıyamazsınız. Savaşın sonuna kadar yanlış yığınağın bedeli ödersiniz. Süratle verdiğiniz/vereceğiniz yatırım kararında yatırım yeri konusunda kararınız isabetli mi?
  • Yatırım süresince ve işletmeye alışta nitelikli eleman bulabilecek misiniz? Hatta eleman bulabilecek misiniz?
  •  İlerleyen yıllarda enerji temini, çevre ile ilgili yasalar yatırımınızı etkileyebilir mi? Bu konuda ödevinize çalıştınız mı?
  • Sahip olacağınız teknoloji ve işletme büyüklüğü, arzın talepten fazla olacağı, fiyat rekabetinin karlılığı düşüreceği, belki de eksiye dönüştüreceği dönemlerde, rekabet edebilir düzeyde mi?

Türkiye’de Devlet Planlama Teşkilatı gibi bir birim uzunca bir süredir yok. Teşvik sistemimizin ince elenip sık dokunduğunu da düşünmüyorum.

Siz ne dersiniz?

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor