Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Zafer YÜKSELER
Zafer YÜKSELER
761OKUNMA

Yurtiçi ve yurtdışı üretici fiyatlarındaki gelişmeler ve ihracatta rekabet gücü

Ekonomide imalat sanayi üretim ve ihracat açısından temel sektör olma özelliğine sahiptir. Sanayi üretiminin yüzde 87,5’i imalat sanayi sektörüne aittir. Toplam ihracat içinde imalat sanayinin payı ise yüzde 94,5 civarında bulunmaktadır. TÜİK tarafından açıklanan Yurtiçi ÜFE (Yİ-ÜFE) ve Yurtdışı ÜFE (YD-ÜFE) endeksleri de ağırlıklı olarak imalat sanayi ürün fiyatlarındaki gelişmelerden etkilenmektedir.

Üretici Fiyat Endeksleri, belirli bir referans döneminde ülke ekonomisinde üretimi yapılan yurt içine ve yurt dışına satışa konu olan ürünlerin üretici fiyatlarını zaman içinde karşılaştırarak fiyat değişimlerini ölçen fiyat endeksleridir. Yİ-ÜFE, madencilik, imalat, elektrik-gaz ve su temini sektörlerinden oluşurken, YD-ÜFE sadece madencilik ve imalat sanayi sektörlerinden oluşmaktadır. İmalat sanayi ürünlerinin Yİ-ÜFE’deki ağırlığı 2021-2022 döneminde yüzde 87,4 iken, bu pay enerji fiyatlarındaki aşırı yükselişin etkisiyle 2023 yılında yüzde 83,8’e gerilemiştir. YD-ÜFE’de imalat sanayinin ağırlığı ise değişiklik göstermemiş ve 2021-2023 döneminde yüzde 98,3 olmuştur.

Yİ-ÜFE kapsamındaki üretici fiyatları, yurt içinde üretimi yapılan ürünlerin, KDV, ÖTV vb. dolaylı vergiler hariç, peşin satış fiyatıdır. Yİ-ÜFE’de sanayi kapsamında yer alan maddelerin fiyatları her ayın 5-15-25’inde, web üzerinden elektronik ortamda derlenmektedir.

YD-ÜFE, belirli bir referans döneminde ülke ekonomisinde üretimi yapılan ve yurt dışına satışa konu olan ürünlerin üretici fiyatlarındaki değişimleri ölçen bir fiyat endeksidir. Ürün fiyatları siparişin verildiği andaki (varsa iskonto sonrası) malın navlun, sigorta ve yurtdışında yapılan diğer masraflar hariç mal bedeli (FOB) satış fiyatıdır. Ürünlerin ihracat fiyatları doğrudan sanayi sektöründeki üretici firmalardan web üzerinden elektronik ortamda alınmaktadır. Fiyatlar, ilgili ayda yapılan ihracatın aylık ortalama fiyatlarıdır.

Bu notta, imalat sanayi sektörüne ait Yİ-ÜFE ve YD-ÜFE ile döviz kuru sepetindeki gelişmeler incelenmiştir. Döviz kuru sepeti (0,5 Dolar+ 0,5 Euro) ağırlığına göre hesaplanmıştır.

Yurtiçi ve yurtdışı üretici fiyatlarındaki gelişmeler ve ihracatta rekabet gücü

Grafik:1’de Yİ ve YD-ÜFE ile döviz kuru sepetindeki yıllık değişim yer almaktadır. 2018-2020 döneminde YD-ÜFE ile döviz kuru sepeti arasında güçlü bir paralellik gözlenirken, 2021 yılından itibaren, ihracat fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle YD-ÜFE endeksindeki artış döviz kuru sepetinin üzerinde kalmıştır. İhracat birim değer endeksi ortalama olarak 2021 yılında yüzde 9,7, 2022 yılında ise yüzde 9,3 oranında artmıştır. Bu eğilim 2023 Ocak-Nisan döneminde de devam etmiştir. Nitekim 2023 Ocak-Nisan döneminde ihracat birim değer endeksi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 oranında yükselmiştir.

2018-2020 döneminde imalat sanayi Yİ-ÜFE yıllık artışları genelde, YD-ÜFE yıllık artışlarının gerisinde kalmıştır. Bu durum imalat sanayi ihracatında karlılığın arttığını ifade etmektedir. Nitekim Grafik:3’te YD-ÜFE/Yİ-ÜFE oranının 2021 yılına kadar yükseliş eğiliminde olduğu görülmektedir. 2010=100 bazına göre hesaplanan YD-ÜFE/Yİ-ÜFE oranı 2010-2017 döneminde ortalama 103 değerini alırken, 2018 yılında bu oran, yılın ikinci yarısında döviz kurlarındaki artışın etkisiyle, 118,8’e yükselmiştir. 2019 yılındaki gerileme sonrasında YD-ÜFE/Yİ-ÜFE oranı 2020 yılında hızla yükselmiştir. Özellikle COVİT-19 nedeniyle ortaya çıkan tedarik sorunları ve artan navlun fiyatları, Türk İmalat sanayi sektörü için ciddi bir avantaj yaratmıştır.

2021 yılı ikinci yarısında Yİ-ÜFE, YD-ÜFE’nin üzerinde seyretmiş ve ihracatta avantaj kaybı yaşanmıştır. 2021 yılı son çeyreğinde TCMB’nin faiz oranlarını indirerek, üretim-ihracat-istihdam teşvikine yönelik politikaları sonucunda hızla artan döviz kurları, YD-ÜFE artışının tekrar Yİ-ÜFE artışının üzerine çıkmasına ve ihracatta karlılığın artmasına katkıda bulunmuştur. Ancak bu geçici bir etki olmuştur. Döviz kurundaki artışların kısa sürede Yİ-ÜFE enflasyonunu yükseltmesi, 2022 Mart ayında itibaren Yİ-ÜFE artışının YD-ÜFE artışı üzerine çıkmasına neden olmuş ve bu eğilim günümüze kadar devam etmiştir. Grafik:3’ten görüleceği gibi YD-ÜFE/Yİ-ÜFE oranı belirgin ölçüde gerilemiş ve firmaların ihracatta rekabet avantajını zayıflatmıştır. 2021 yılı genelinde 123,5 olan YD-ÜFE/Yİ-ÜFE oranı 2022 yılında 117,7’ye, 2023 Ocak-Mayıs döneminde ise 113,3’e gerilemiştir. Diğer bir ifade ile döviz kurlarındaki yüksek artış, yurtiçinde enflasyonu sıçratmış ve ihracat avantajının zayıflamasına da neden olmuştur (Grafik:2).

Yurtiçi ve yurtdışı üretici fiyatlarındaki gelişmeler ve ihracatta rekabet gücü

2023 yılında seçim öncesinde döviz kurlarında istikrar sağlamaya yönelik çabalar ihracat performansının zayıflamasına neden olmuştur. 2023 Ocak-Mayıs döneminde toplam ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 0,2 oranında artış göstermiştir. Aynı dönemde toplam ithalattaki artış yüzde 8,9 olmuş ve ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 70,2’den yüzde 64,6’ya gerilemiştir. İhracattaki rekabet gücü kaybı önümüzdeki dönemin temel sorunlarından birisini oluşturmaktadır.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor