Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Bülent TAŞNazmi KARYAĞDI
Bülent TAŞ/ Nazmi KARYAĞDI
935OKUNMA

Sağlık turizmi ve vergisel destekler

Son yıllarda ülkemizde önemli bir gündem konusu var: Türkiye’nin sağlık turizminde tercih edilen ülkeler arasına girmesini sağlamak.

Bu hedef sadece bir söylemden ibaret değil. Öyle ki Sağlık Bakanlığı’mızın 2019-2023 Stratejik Planında hedefler arasında da yer alıyor. Hedef sadece özel sektöre yönelik değil. Şu aşamada düşük düzeyde pay sahibi olan şehir hastaneleri de bu hedefin bir paydaşı durumunda.

OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı), sağlık turizmi kapsamında her yıl 50 milyon kişinin bir başka ülkeye gittiğini ve önümüzdeki 10 yıl içinde her yıl %25’lik bir artış öngörüyor.

Elbette bu alanda çok ciddi bir uluslararası rekabet de söz konusu. Pek çok ülke pastadan pay kapma peşinde. Türkiye ise son yıllarda yapmış olduğu çalışmalarla iyi sonuçlar almaya devam ediyor. Şurası kesin ki Türkiye bu alanda oldukça önemli bir potansiyele sahip. Zira rakamlar bize bunu söylüyor.

SAĞLIK TURİZMİ
Medikal turizm
Termal turizm
Engelli ve ileri yaş turizmi

Türkiye’nin kalite ve fiyat avantajı

Sağlık turizminde en önemli konulardan biri kaliteli sağlık hizmeti diğeri de fiyatlandırmadır. Sınır Ötesi Hastalar (Patients Beyond Border) tarafından yapılan bir çalışmada ABD’ye nazaran başka ülkelerde ne kadarlık bir maliyet tasarrufu yapıldığı belirlenmiş. Listeye göre Türkiye de hatırı sayılır maliyet avantajı ile ön sıralarda yer alıyor.

ABD’ye göre sağlık harcamalarında maliyet avantajı sağlayan ülkeler (%)
Brezilya20-30
Singapur25-40
Güney Kore30-45
İspanya30–70
Tayvan40-55
Meksika40-65
Kosta Rika45-65
TÜRKİYE50-65
Tayland50-75
Malezya65-80
Hindistan65-90

Hedefler-gerçekleşmeler

2018’den bu yana Türkiye’nin sağlık turizminde Sağlık Bakanlığınca belirlenen hedefler ile ulaşılan sonuçlar incelendiğinde; hedefler oldukça iddialı olsa da, her geçen yıl olumlu bir ilerlemenin olduğu görülüyor. Ayrıca COVID-19 salgını ile yaşanan ani duruş da dikkate alındığında hedef dâhilinde çalışmanın Türkiye’yi daha üst sıralara taşıyacağını tahmin ediyoruz.

Performans GöstergeleriPlan Dönemi Başlangıç Değeri (2018)20192020202120222023*
Sağlık Turizmi Kapsamında Gelen Turist Sayısı Hedefi (Kümülatif)551.748673.133821.2221.000.0001.222.0001.500.000
Sağlık Turizmi Kapsamında Gelen Turist Sayısı (Kümülatif)  701.046407.423670.7301.258.382746.290
Sağlık Turizmi Gelir Hedefi (Yıllık Milyon$) (Kümülatif)1.1101.8873.2085.4538.00010.000
Sağlık Turizmi Geliri (Yıllık Milyon$) (Kümülatif)  1.4921.1651.7272.1191.034
Kişi Başı Harcama ($)2.0122.8033.9065.4536.5476.667
*Gerçekleşme ilk çeyrek itibariyledir.
Kaynak: Sağlık Bakanlığı, TÜİK

Türkiye’nin dünyadaki yeri

Dünya Turizm Örgütü’nün (World Tourism Organization) 2022 yılı verileri dikkate alındığında ABD, Küba, Meksika, Hindistan, Almanya, Türkiye, Macaristan, Tayland, Malezya ve Singapur gibi ülkelerin sağlık turizminde ön sıralarda yer aldıklarını görüyoruz.

Vergisel destekler

Türk vergi sisteminde güncel olarak sağlık turizmine yönelik olarak üç ayrı vergi yasasında teşvik düzenlemesi bulunuyor. Bunlarda ikisi yabancılardan elde edilen kazancın bir kısmını gelir vergisinden ve kurumlar vergisinden müstesna tutan düzenlemeler. Diğeri de yabancılara sunulan koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin KDV istinası.

Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarındaki kazanç indirimleri

Sağlık Bakanlığının izni ve denetimine tabi olarak sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren şahıs işletmelerinin (gelir vergisi mükelleflerinin) münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50'si gelir vergisi matrahından indirilir. Bu indirimden yararlanılabilmesi için fatura veya benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi gerekiyor (GVK Md. 89/13).

Sağlık Bakanlığının izni ve denetimine tabi olarak sağlık alanında faaliyet gösteren kurumlar vergisi mükellefleri (Örneğin A.Ş., Ltd. Şti. gibi şirketlerin), Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet vermeleri sonucunda münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50'sini kurumlar vergisi matrahından indirebiliyorlar (KVK (Md. 10/1-ğ).

Geçtiğimiz günlerde AK Parti milletvekillerince TBMM’ye sunulan ancak yazımızı dergimize gönderdiğimiz tarih itibariyle henüz yasalaşmamış olan torba kanun teklifinde yer alan düzenleme ile sağlık turizmi kazancının elde edildiği yıla ilişkin gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinin verilmesi gereken tarihe kadar elde edilen kazancın tamamının Türkiye’ye getirilmesi kaydıyla matrahtan indirim oranı %80 olarak uygulanacak. . Düzenleme ile istisnaya tabi kazanç oranı artırılıyor, buna karşılık istisna, kazancın tamamının Türkiye’ye getirilme şartına bağlanıyor.

KDV istisnası

Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, münhasıran sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilen, koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon (iyileştirme) hizmetleri KDV’den müstesna tutulmuştur (KDVK Md. 13/1-l)

KDV istisnası kapsamında sağlık hizmeti sunan işletmeler Hastaneler (kamu, özel, üniversite), tıp merkezleri, polikliniklerin yanında Sağlık Bakanlığından izin almak suretiyle faaliyette bulunan; aile ve toplum sağlığı merkezleri, muayenehaneler, laboratuvarlar, müesseseler, ağız ve diş sağlığı hizmeti sunan özel sağlık kuruluşları, ambulans hizmetleri sunan kuruluşlar, diyaliz merkezleri, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezleri, genetik hastalıklar tanı merkezleri, hiperbarik oksijen tedavisi uygulanan özel sağlık kuruluşları, hemoglobinopati tanı merkezleri, madde bağımlılığı tedavi merkezleri, üremeye yardımcı tedavi merkezleri, terapötik aferez merkezleri, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulama merkezleri, kordon kanı bankaları ile kaplıcaları

Bu kapsamda estetik amacıyla yapılan hizmetler (Saç ekimi, cilt bakımı, kırışıklık tedavisi, dolgu maddeleri uygulamaları) ile konaklama, ulaşım, yemek gibi hizmetler de istisna kapsamına girmiyor.

Sağlık turizmcilerine Google, Facebook, Instagram vergisi

Uygulamada tereddüt yaratan konulardan biri de sağlık turizmi sunan doktorların, diş hekimlerinin, özel hastane ve polikliniklerin yurtdışındaki kişiler için sosyal medya şirketleri üzerinden (Google, Facebook, Instagram) vermiş oldukları reklamlar nedeniyle vergisel yükümlülüklerinin doğup doğmadığı konusudur.

Uygulamada Maliye’nin görüşü; Türkiye’de sunulan hizmetlerin pazarlanmasında reklam veya tanıtım faaliyetlerinde, satışa konu hizmetin Türkiye’de sunulması gerekçesiyle, reklam ve tanıtım hizmetinden Türkiye’de yararlanıldığı şeklinde yorumlanıyor. Bu sebeple de sağlık işletmelerinin 2 no.lu KDV beyannamesi ile kendiliğinden sorumlu sıfatıyla beyanda bulunup KDV ödemesini talep ediliyor.

Öte yandan Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesinin 1. fıkrasında ve Kurumlar Vergisi Kanununun 15. maddesinin 1. fıkrasında sayılanlara internet ortamında verilen reklam hizmetlerinin vergi kesintisi kapsamına alınmış, bu hizmetlere ilişkin olarak hizmeti verenlere veya internet ortamında reklam hizmeti verilmesine aracılık edenlere yapılan ödemelerden, ödeme yapılan kişilerin mükellef olup olmamasına bakılmaksızın vergi kesintisi yapılması gerektiği yönünde düzenleme yapılmış durumda.

BTK ile ilgili mevzuatta yapılan değişiklikler sonucunda Google, Facebook gibi firmaların Türkiye'de temsilcilik bulundurma zorunluluğu getirilmesi nedeniyle internet ortamında verilen söz konusu reklam hizmetleri Türkiye'deki iş yerinde veya daimi temsilci vasıtasıyla yapılan işler olarak değerlendirildiğinden, reklam hizmetlerine ilişkin olarak dar mükellefiyete tabi kurumlara yapılacak ödemeler üzerinden GVK’nın 94, KVK’nın 30. maddesine göre %15 oranında vergi kesintisi yapılması gerekiyor. Bu durumda da sağlık turizminde ciddi bir vergi yükü oluşmuş oluyor.

Bize göre sağlık turizmine destek anlamında sosyal medya mecralarına verilen reklamlarda KDV ve GVK, KVK stopajlarının teşvik gündemine alınmasında büyük bir yarar var. Ancak gelir veya kurumlar vergisi istisnasının kazancın Türkiye’ye getirilmesi şartına bağlanmak istendiği bir durumda döviz çıkışı sonucu doğuran söz konusu reklam ödemeleri için bir istisna getirilmesinin pek de kabul görmeyeceği anlaşılıyor. Ekonomide dışarıdan döviz teminine yönelik politikalar vergide de reel sektöre yönelik ekonomi politikalarının önüne geçmiş görünüyor.

(ICT Media dergisinin Kasım 2023 sayısında yayınlanmıştır.)

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor