Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Sosyal Güvenlik

Ozan BARDAKÇI
12 Eylül 2022Ozan BARDAKÇI
473OKUNMA

Pandemide geçen çalışmaların primleri ne olacak?

Çin Halk Cumhuriyeti’nin Vuhan kentinde çıkan ve birçok ülkeye yayılan COVİD-19 salgınında ….” şeklinde başlayan genelgelerle geçen iki yılın ardından pandemi etkisini büyük ölçüde yitirdi.

Kapanmalar, kısıtlamalar ve sayısız önlemlerle geçen pandemi sürecinde çalışma hayatında yeni sayılacak bir kavramla bir hayli haşır neşir olduk: Kısa Çalışma Ödeneği.

Kısa çalışma ödeneğiÜç ayı geçmemek üzere 4447 sayılı Kanunun Ek 2nci maddesinde sayılan gerekçelerle; işyerinde uygulanan çalışma süresinin, işyerinin tamamında veya bir bölümünde geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılmasını veya süreklilik koşulu aranmaksızın en az dört hafta süreyle faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulmasını,” ifade ediyor. Yani işin durması, yavaşlaması gibi hallerde uygulanıyor.

Ödenek, işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresini tamamlayacak şekilde, çalışılmayan süreler için aylık olarak hesaplanıyor. Dolayısıyla bu ödenek işçiye çalışmadığı için ödeniyor.

Kısa çalışma ödeneği, işsizlik fonu üzerinden ödeniyor. Bu ödemenin yapılabilmesi için belli şartların oluşması ve işçinin işyerinde çalışmaması gerekiyor. Çalışılmayan bu sürelerde işveren ücret ödemiyor, sigorta primi bildirmiyor. Bu bakımdan kısa çalışma ödeneği dönemlerinde işçinin sigortası yatmıyor. Bu süreler boşta geçiyor. Kanunda açık hüküm olmadığı için bu süreleri borçlanmak da mümkün değil!

Hazırlıksız yakalandığımız pandemi sürecinde kısa çalışma ödeneği uygulaması pek de kitapta yazıldığı gibi olmadı. Zira çalışılmayan süreler için ödenmesi gereken kısa çalışma ödeneği kısa sürede ücret ödemesinin bir parçası halini aldı. Kendi ödemesi gereken ücreti fon üzerinden ödeyen işverenler oldu.

Pandemi sürecinde tüm işyerleri kapanmadı. Özellikle gıda, eğitim ve taşımacılık sektörü sürekli açıktı. Tabi bir de günün belli saatleri ya da haftanın belli günleri açık olan işyerleri vardı. Bu işyerlerinde çalışan insanlar da.

Pandemi döneminde çalıştığı halde birçok işçiye kısa çalışma ödeneği ödendi. Haliyle bu süreler için sigorta primi hesaplanmadı. Hizmetlerinde boşluk oluştu.

Sigortalılar çalıştıkları dönemde kısa çalışma ödeneği almışlarsa o döneme ait sigorta primleri yok. Şimdi pek sorun olmaz ama ilerde primini dolduramayan veya 900 günlük ölüm aylığı primine ömrü vefa etmeyenlerin hak sahipleri günlerinin sayılmasını isteyebilirler. Bunun için hizmet tespit davası açmaları gerekebilir. Ya da öncelikle SGK’ya başvurup kısa çalışma bildirilen günlerde çalışmalarının olduğunu bildirebilirler.

Bir de pratikte pek mümkün görünmese de İş-Kur seçeneği var. Sigortalı, ödeneği iade edip o dönemde çalıştığını bildirebilir. Sonra tabi yine SGK başvurusu gerekecektir. SGK da ne yapacağını bilemeyeceği için iş mahkemesine yönlendirecektir. O saatten sonra iş mahkemesi hâkimi çıksın işin içinden.  

Aslında kolay bir yol var. Sosyal güvenlik Kanununda borçlanmaların düzenlendiği 41 inci maddeye bir bent eklemek yeterli. Kısa çalışma ödeneğinde geçen süreler için borçlanma imkânı sağlanırsa ve bu borçlanma ölüm aylığı için de geçerli olursa sorun büyük ölçüde tatlıya bağlanır. Bu sayede açılması muhtemel bir sürü hizmet tespit davası da açılmamış olur.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor