Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Araştırmalar

Yavuz AKBULAK
19 Temmuz 2022Yavuz AKBULAK
195OKUNMA

Merkez Bankası Dijital Parasının Bankalar Üzerindeki Etkileri’ni analiz eden makaledeki tespitler üzerine

Şuşa, Ağdam, Cebrayıl, Kubadlı, Kelbecer, Stepanakert, Hocavend, Zengilan ve daha niceleri: Karabağ’a…

Dünyanın dört bir yanındaki merkez bankaları, ya bir merkez bankası dijital parası (central bank digital currency-CBDC) çıkardılar ya da çıkarmayı düşünmektedirler. Çoğu modern işlem dijital olarak gerçekleşirken, bir CBDC, banka mevduatı gibi mevcut dijital paralardan farklıdır, çünkü CBDC, ticari bir bankadan ziyade merkez bankasının doğrudan yükümlülüğüdür. Bir CBDC oluşturulmasını çevreleyen çeşitli politika sorunları ve riskler mevcuttur.

Bu konuya ilişkin Haziran 2022’de yayımlanan bir makalede(1) en önemlilerinden biri ele alınmıştır: CBDC mevduatı bankalardan çeker mi ve bu aracılıksızlık (disintermediation) durumu kredi vermeyi kısıtlar mı? Amerikan Federal Rezerv tarafından hazırlanan Mayıs 2022 tarihli bir raporda(2) belirtildiği gibi, aracılıktan uzak durma bir sorundur, çünkü “yaygın bir şekilde mevcut bir CBDC […] bankacılık sistemindeki toplam mevduat tutarını azaltabilir, bu da banka fonlama giderlerini artırabilir ve kredi kullanılabilirliğini azaltabilir veya haneler ve işletmeler için kredi maliyetleri yükseltebilir.” Yanı sıra, Bank Policy Institute Başkanı ve CEO’su Greg Baer de, Business Reporter’de 2021’de yayımlanan makalesinde(3), “Bankalar için ortalama kredi-mevduat oranının genellikle 1:1 civarında olduğu göz önüne alındığında, ticari bankadan taşınan her bir doların CBDC’ye mevduat, bir dolar daha az borç vermektir.” demiştir. Ancak mevduat, bankalar için tek fon kaynağı değildir (deposits are not the only source of funding for banks), çünkü birçok banka, özellikle de büyük bankalar, mevduat açıklarını toptan fonlama (wholesale funding(4)) yöntemini kullanarak fonlayabilmektedir. Daha temel olarak, banka kredilerinin mevduat ile finanse edilmesi gerektiği varsayımı, kredi yaratmanın zorunlu olarak mevduat yaratmaya bağlı olup olmadığı temel sorusuna dayanmaktadır.

Bir CBDC’nin banka kredileri üzerindeki etkilerine ilişkin bahsi geçen araştırmaya aşağıdaki gözlemle başlanmıştır: Mevduat kabulü ve kredi oluşturmanın (verme) birbiriyle bağlantılı olması gerekmez, ancak bu ayrışma (decoupling) yalnızca iki katı koşulda (two stringent conditions) gerçekleşir: Bu katkı koşuldan ilki, kredi oranları hem borç alanların hem de borç verenlerin katılımını sağlayan bir piyasada belirlenir. Yani bankalar bu kredileri kârlı bulur. İkincisi de, bankalar bu mevduatı aynı maliyetle toptan fonlama yöntemi ile değiştirebilirse, bankalar ucuz mevduatı kaybetse bile krediler kârlı kalır. Bu iki koşul, bankaların bilançolarının iki tarafı bağımsız olduğu için CBDC’nin banka kredilerini etkilemeyeceği anlamına gelir. Bankalar bu koşullar altında faaliyet göstermese de, bu temel, bir CBDC’nin kredi vermeyi etkilemesine izin veren bankacılık sisteminin çeşitli özelliklerinin izole edilmesine olanak tanır.

Söz konusu analizin büyük kısmı, bankalar, mudiler, borçlular ve merkez bankası modelinin (banks, depositors, borrowers, and a central bank) parametrelerini tahmin etmeyi ve ardından karşı olgusal olarak bir CBDC eklendiğinde modeldeki kredilerin davranışını incelemeyi içermektedir. Model verilerle sıkı bir şekilde disipline edildiğinden, bu karşı olgusal deneyler yalnızca nitel sonuçlardan ziyade nicel sonuçlar sunmaktadır. Modelde bankalar kredi ve mevduat faiz oranlarını belirleyerek, kredi vererek ve mevduat kabul ederek (making loans, and taking deposits) birbirleriyle rekabet etmektedirler. Bankanın temerrüde düşmesi, borç vermeyi mevduata bağlayan modelin ana gerçekçi özelliğidir. Bankanın toptan fonlaması tasarruf mevduatı sigortası kapsamında olmadığından (bank wholesale funding is not insured), bankalar daha fazla toptan fonlama kullandıklarında temerrüt riski ve fonlama maliyetleri (default risk and funding costs) de yükselmektedir. Dolayısıyla, ucuz mevduattaki herhangi bir daralma, bu alternatif fonlama kaynağı ile tam olarak karşılanamamaktadır. Mevduat daralması (deposit shrinkage) da öz sermayenin artırılması (sermaye artırımı marifetiyle pay ihracı) ile karşılanamaz. Bankalar, bilgi sürtüşmeleri ve ihraç maliyetleri (information frictions and issuance costs) nedeniyle bu piyasaya nadiren girmektedirler.

Makalede, mevduat ve kredi piyasaları, mevduat veya kredi gibi ürünlere olan talebin kolaylık, vade ve ilgili faiz oranı gibi özelliklere bağlı olduğu, karakteristik temelli talep yaklaşımı (characteristic-based demand approach) kullanılarak modellenmiştir. Başka bir deyişle, finansal ürünlerin belirli özelliklerinin değerine ilişkin veri tahminleri elde edilir. Ardından CBDC yeni bir ürün olarak tanıtılır. Bu yaklaşım, bir CBDC’ye atfedilebilecek özelliklerin değeri zaten tahmin edildiğinden, bir CBDC ile ilgili farklı politika önerilerini incelemeye elverişlidir.

Verilerden tahmin edilen tüm parametreleri içeren modelde, merkez bankası tarafından belirlenen faiz oranı ile hane halklarının tutabileceği doğrudan bir merkez bankası yükümlülüğü olarak bir CBDC sunulmaktadır. CBDC’den gelen rekabetle karşı karşıya kalan bankalar, mevduat oranlarını artırabilir, mevduatı toptan fonlama yöntemi ile değiştirebilir veya kredi vermeyi kesebilir. Bankaların CBDC’nin girişini sağlamak için kullandıkları kesin nicel marjlar, mevduat kabulü ve kredi verme arasındaki bağlantılara bağlıdır.

Analizde, ilk olarak, faiz ödemeyen ve banka çek hesaplarıyla aynı işlem hizmetlerini sağlayan bir CBDC ele alınmış ve bir CBDC’nin tanıtılmasının, banka mevduatı seviyesinde genel olarak %10’luk bir düşüşle banka mevduatını etkilediği saptanmıştır. Ancak, mevduat üzerindeki etkinin sadece üçte biri kredilere aktarılmaktadır. Banka kredileri üzerindeki azaltılmış etki, bankaların mevduatı toptan fonlama yöntemi ile değiştirebilmesi nedeniyle gerçekleşmektedir.

Ancak, bu ikame tamamen zararsız da değildir. Bankalar daha fazla tasarruf mevduatı sigortası kapsamında olmayan fon kullandıkça, temerrüde düşme riski de artmaktadır. Analizde, bir CBDC’nin pazar payındaki bir puanlık artışın bankanın temerrüt olasılığını %1,1 oranında artıracağı ve dolayısıyla bankaların fonlama maliyetlerini yükselteceği tahmin edilmektedir. Ayrıca, bankalar faize duyarsız mevduatı (interest-insensitive deposits) toptan fonlama yöntemi ile değiştirdikçe, bankaların faiz oranı riskine maruz kalması da artmaktadır. Örneğin, kısa vadeli faiz oranlarında beklenmedik bir artış, fonlama maliyetlerini, bankaların faize duyarsız mevduata daha fazla bağımlı olmaları durumunda olacağından daha fazla artırmakta; bu nedenle, banka sermayesi de zarar görmektedir.

Makalede, ayrıca, bir CBDC’nin faiz ödemesine izin veren alternatif bir politika önerisi de değerlendirilmiştir. Bir yandan, bu öneri, özellikle faiz getiren banka mevduatına erişimi olmayanlar için genel tüketici refahını iyileştirebilir. Ayrıca, bir CBDC’den gelen rekabet, bankaları daha yüksek mevduat oranları ödemeye zorlayabilir ve bu da mevduat sahiplerine fayda sağlar. Öte yandan, faiz getiren bir CBDC, bankacılık sektöründen önemli tutarda mevduatı yönlendireceği (kaçırabileceği) için çok yıkıcı olabilir. Gerçekten de, bankaların mevduat faiz oranlarını yükseltmeye yönelik rekabetçi tepkisine rağmen, bir CBDC federal fon oranını öderse, bankaların mevduat tutarının yaklaşık %30’unu kaybedeceği görülmüştür. Faiz getiren bir CBDC, faiz getirmeyen bir CBDC’den (interest-bearing CBDC) farklı ikame modelleri de üretmektedir. CBDC faiz ödediğinde bankalar işlem mevduatından daha fazla tasarruf mevduatı kaybederken, CBDC faiz ödemediğinde bunun tersi geçerli olmaktadır.

Bir CBDC’nin küçük bankalar üzerindeki etkisi daha keskindir. Büyük bankalar mevduata daha az güvenirler ve mevduat dışı finansmana (non-deposit financing) daha iyi erişim sağlarlar. Sonuç olarak, büyük bankalar CBDC’li bir finansal sisteme uyum sağlamak için küçük bankalardan daha donanımlıdırlar. Yapılan bu analizde, CBDC’nin her iki grupta mevduat üzerinde karşılaştırılabilir etkileri olmasına rağmen, CBDC’nin banka kredileri üzerindeki etkisinin (impact of CBDC on bank lending) küçük bankalar için büyük bankalara göre üç kat daha fazla olduğu bulunmuştur. Küçük firmalar kredi için orantısız bir şekilde küçük bankalara bel bağladığından, bu sonuç CBDC’nin firma büyüklüğü dağılımı boyunca dağılımsal etkileri olabileceğini düşündürmektedir.

Bir CBDC’nin bankacılık sistemi üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmek için olası politika yanıtları da makalede değerlendirilmiştir. Bir CBDC, bankaların faize duyarlı yükümlülükler kullanmasını sağladığından, bankaları kısa vadede ödedikleri faiz oranları, toptan fonlama anında yanıt verirken, uzun vadeli varlıklardan (krediler) kazandıkları faiz oranları faiz oranı artışlarına karşı daha duyarlı hale getirmektedir. Bu etkiyi ortadan kaldıracak olası, ancak oldukça spekülatif bir merkez bankası politikası, bankalara vadeli krediler vermek için bir CBDC marifetiyle toplanan fonları kullanmak olacaktır. Bu politika, bankaların daha uzun vadeli yükümlülüklere (long-term maturity liabilities) erişmelerini sağlayarak faiz oranı riskini azaltacaktır. Ancak bu politika aynı zamanda merkez bankasının temerrüt riskini üstlenmesine neden olabilir ve bu nedenle uygulanabilir olmayabilir.

Diğer bir konu, bankaların bir CBDC’den rekabetle karşı karşıya kalmasıyla düşebilecek banka kârlılığıdır. CBDC’nin banka kârlılığı üzerindeki etkisini azaltmanın potansiyel bir yolu, “aracı hesap tabanlı” (intermediated account-based) bir CBDC kullanmaktır. Bu yaklaşıma göre, özel bankalar CBDC varlıklarının yönetimini kolaylaştırmak ve bir ücret kazanmak için hesaplar veya dijital cüzdanlar (accounts or digital wallets) sunacaklardır. Bu yaklaşım aynı zamanda, bankaların hesap sahiplerinin kimliklerini doğrulamak için altyapıya sahip olması nedeniyle, anonim bir “token tabanlı” CBDC (token-based CBDC) için kara para aklama ve çalınma/hırsızlık (money laundering and theft) endişelerini ele alma avantajına da sahiptir. Bankalar, CBDC’nin banka kârlılığı üzerindeki etkisini azaltan bu değerli hizmetleri sağlamaktan ötürü ücret geliri de sağlarlar.

(Bu yazıda yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Yazıdaki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir.)

Söz konusu makalenin (toplam ‘44’ sayfadır) künyesi şöyledir: Toni M. Whited (University of Michigan, Stephen M. Ross School of Business; National Bureau of Economic Research), Yufeng Wu (University of Illinois at Urbana-Champaign-Department of Finance) and Kairong Xiao (Columbia University-Columbia Business School), Central Bank Digital Currency and Banks, SSRN, 10 Jun 2022, < https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=4112644 > erişim tarihi 06 Temmuz 2022 [Makalenin özü: Bir merkez bankası dijital parasının (CBDC) bankacılık sistemini nasıl etkileyebileceği incelenmektedir. Sürtünmeler ve sinerjiler mevduatı ve kredileri birbirine bağlamadıkça CBDC’nin banka kredilerini azaltması gerekmediği gösterilmektedir. Ardından, bir CBDC’nin bankacılık sistemi üzerindeki etkisi için bu sürtüşmelerin ve sinerjilerin önemini ölçmek amacıyla dinamik bir bankacılık modeli tahmin edilmiştir. Karşı olgusal analiz, bir CBDC’nin, özellikle faiz ödediğinde, banka mevduatının önemli bir bölümünün yerini alabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, CBDC’nin banka kredileri üzerinde çok daha küçük bir etkisi vardır, çünkü bankalar, kaybedilen mevduatın büyük bir kısmını toptan fonlama yöntemi ile değiştirebilirler. Toptan fonlamanın ikamesi, bankaların fonlama maliyetlerini kısa vadeli oranlardaki değişikliklere karşı daha duyarlı hale getirerek faiz oranı riskine maruz kalmalarını artırmaktadır.]

Money and Payments: The U.S. Dollar in the Age of Digital Transformation (Para ve Ödemeler: Dijital Dönüşüm Çağında ABD Doları), May 23, 2022, < https://www.federalreserve.gov/publications/money-and-payments-discussion-paper.htm >

Confronting the hard truths and easy fictions of a CBDC (Kolay CBDC kurgusu ve acı gerçeklerle yüzleşmek), < https://business-reporter.co.uk/finance/confronting-the-hard-truths-and-easy-fictions-of-a-cbdc >

Toptan fonlama, bankaların faaliyetlerini finanse etmek ve riski yönetmek için temel vadesiz mevduata ilave olarak kullandıkları bir finansman yöntemidir. Toptan finansman kaynakları, bunlarla sınırlı olmamak üzere, Federal fonları, kamu fonlarını, ABD Federal Konut Kredisi Bankası avanslarını, ABD Federal Rezerv’in birincil kredi programını, yabancı mevduatı, aracı mevduatını ve İnternet veya mevduat sertifikası (certificate of deposit) hizmetleri aracılığıyla elde edilen mevduatı içermektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde çekirdek mevduat kilit bir borç finansman kaynağı olmaya devam etse de, mevduat sigortası kapsamındaki birçok mevduat kuruluşu (banka veya diğer tasarruf sandıkları vs.) çekirdek mevduatı çekmekte zorluk yaşadıklarından fonlama ve borç yönetimi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla giderek artan bir şekilde toptan fon kaynaklarına yönelmektedirler.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor