Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Muhasebe ve Denetim

Dr. Numan Emre ERGİN
13 Aralık 2021Dr. Numan Emre ERGİN
855OKUNMA

Finansal Raporlama ve Enflasyon Muhasebesi

2021 yılının sonuna yaklaştığımız bu günlerde şirketlerin raporlama, muhasebe ve vergi bölümlerindeki en önemli konulardan birisi 2021 yılında enflasyon muhasebesi uygulanıp uygulanmayacağıdır. Geçen haftaki “Geliyor Gelmekte Olan: Enflasyon Muhasebesi” başlıklı yazımda TÜİK’in Kasım-2021 dönemi için açıkladığı Yİ-ÜFE rakamlarına göre Vergi Usul Kanunu (VUK)’nun mükerrer 298. maddesinde belirlenen enflasyon düzeltmesi şartlarının oluştuğunu ve yasal bir değişiklik yapılmazsa 2021 yılı için enflasyon düzeltmesi yapılacağını belirtmiş ve Gelir İdaresi Başkanlığına 2021 yılına ilişkin enflasyon düzeltmesinin nasıl yapılması gerektiği noktasında ikincil düzenleme yapması çağrısında bulunmuştum.

Enflasyon muhasebesi sadece vergi kanunlarında düzenlenen bir müessese değildir. Yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) ile birlikte işletmelerin finansal tablolarını Türkiye Muhasebe ve Finansal Raporlama Standartlarına (TFRS) göre hazırlama yükümlülüğü ortaya çıkmıştır.

TTK’daki ve kendi kuruluş kararnamesindeki yetkiye dayanarak Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) finansal raporlama standartlarının kapsam ve uygulamasını belirlemektedir. KGK’nın düzenlemeleri sonrasında bağımsız denetime tabi şirketlerin bir kısmı TFRS, diğer bir kısmı ise Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı (Bobi FRS)’na göre finansal tablolarını hazırlamaktadırlar.

Gerek TFRS, gerek Bobi FRS yüksek enflasyonun olduğu dönemlerde enflasyon muhasebesi uygulanmasını gerektiren düzenlemeler içermektedir. Bu nedenle, enflasyon muhasebesi sadece vergicilerin değil, bağımsız denetçilerin ve finansal raporlama bölümlerinin de radarında olmalıdır.

Bobi FRS’de enflasyon muhasebesine ilişkin düzenlemeler Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama başlıklı 25. Bölümde düzenlenmiştir.

Buna göre, ağırlıkla kullanılan para birimi Türk lirası olan işletmeler, Türkiye İstatistik Kurumunca Türkiye geneli için hesaplanan Yurt İçi Üretici Fiyatları Genel Endeksindeki (Yİ-ÜFE) artışın, içinde bulunulan dönem dâhil son üç raporlama döneminde %100'den ve içinde bulunulan raporlama döneminde %10'dan fazla olması halinde finansal tablolarını enflasyon düzeltmesine tâbi tutarlar. Ağırlıkla kullanılan para birimi Türk lirası olan işletmelerden ara dönem finansal tablolarını sunanlar, ara dönem sonu itibarıyla yüksek enflasyonun tespitinde son üç raporlama dönemi yerine, ara dönemin son ayı dâhil önceki otuz altı ayı ve içinde bulunulan raporlama dönemi yerine, son on iki ayı dikkate alır.

Yukarıdaki düzenlemeden görüleceği üzere, Bobi FRS enflasyon muhasebesi konusunda VUK’taki düzenlemenin hemen hemen aynısını benimsemiştir. VUK’ta Cumhurbaşkanına verilen yetki Bobi FRS’de yer almamaktadır. VUK’ta bir değişiklik yapılarak 2021 yılında vergi uygulamasında enflasyon düzeltmesi yapılamaması halinde bile Bobi FRS’de bir değişiklik yapılmazsa veya KGK aksi yönde bir karar almazsa, Bobi FRS’ye göre raporlama yapan şirketler 2021 yılı için enflasyon muhasebesi uygulayacak gibi durmaktadır.

TFRS açısından ise enflasyon muhasebesi TMS 29 - Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal RaporlamaStandardında düzenlenmiştir. TMS 29, Bobi FRS’den farklı olarak enflasyon muhasebesi açısından daha genel bir tanımlama yapmıştır. Nitekim TMS 29’da bu Standartın yüksek enflasyonun varlığına ilişkin kesin bir oran tanımlamadığı, finansal tabloların bu Standarda göre düzeltilmesinin ne zaman gerekli hale geleceği konusunun bir takdir meselesi olduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan Standartta yüksek enflasyonun, bir ülkenin, bunlarla sınırlı kalmamak üzere, aşağıdakileri de içeren ekonomik özelliklerince belirleneceği belirtilmiştir.

  1. Nüfusun çoğunluğu servetini parasal olmayan varlıklarda ya da nispeten istikrarlı bir yabancı para biriminde tutmayı tercih eder. Elde tutulan yerel para, satın alma gücünü korumak üzere hemen yatırıma dönüştürme vb. suretiyle değerlendirilir;
  2. Nüfusun çoğunluğu parasal tutarları yerel para biriminden değil, nispeten istikrarlı bir döviz cinsinden dikkate alır. Fiyatlar da bu döviz cinsinden belirlenebilir;
  3. Kredili satış ve satın almalardaki fiyatlar; süre kısa bile olsa, kredi süresi boyunca satın alma gücünde beklenen zararları karşılayacak şekilde belirlenir;
  4. Faiz oranları, ücretler ve fiyatlar bir fiyat endeksine bağlıdır ve
  5. Son üç yılın kümülatif enflasyon oranı %100’e yaklaşmakta ya da aşmaktadır.

TMS 29’da sayılan yukarıdaki beş koşulu incelediğimizde, koşullarının tamamının sağlandığını düşünüyorum. Bugün yatırımların/tasarrufların büyük bir bölümü dövize veya altına kaymakta, vadeler uzadıkça fiyatlar enflasyonu kapsayacak şekilde vade farklarını içermekte, bugünlerde tam da sıcak konu olan asgari ücret özelinde ücret artışlarında enflasyon rakamları referans olarak alınmaktadır. Faiz ve fiyatlar resmi olarak bir fiyat endeksine bağlı olmasa da piyasa gerçekleri hem fiyatların hem faizlerin (TCMB politika faizi değil!) enflasyonu içerecek şekilde piyasa şartlarında oluştuğunu göstermektedir. Bu şartlar altında TMS 29 açısından da enflasyon muhasebesi şartlarının oluştuğunu kabul etmek gerekir.

Kapımıza dayanan enflasyon muhasebesinin kamuoyunda ve ilgili otoritelerde yeterince farkındalığının (?) olduğu konusunda tereddütlerim bulunmaktadır. Temasta bulunduğum bazı bağımsız denetçilerin gündemine de enflasyon muhasebesinin henüz tam olarak yerleşmediğini görmekteyim. Aslını sorarsanız finansal raporlama açısından gözlerin KGK’da olduğunu söylemek gerekir. VUK’ta yapılacak bir değişikliğin TFRS veya Bobi FRS açısından doğrudan bir etkisi olmayacağını yukarıda izah ettim. Her iki standartta belirlenen koşullar gerçekleştiğinde vergi kanunlarında yapılacak muhtemel bir değişiklik standartlar açısından belirleyici olmayacaktır. Ancak KGK, 2021 yılında enflasyon muhasebesi yapılıp yapılmayacağını belirleyebilir. Bu durumda, KGK’nın bir an önce harekete geçerek konuyu değerlendirmesi ve Kurul kararı ile kamuoyunu ve ilgili paydaşları yönlendirmesi gerekmektedir.

Sözün özü: Su uyur, enflasyon uyumaz.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor