Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Adnan YILDIRIM
15 Şubat 2022Adnan YILDIRIM
560OKUNMA

Yükselen maliyetler sanayi üretimini zorluyor

TÜİK tarafından açıklanan Ocak ayı ve yıllık enflasyon verilerine göre, sanayicinin ve diğer üreticilerin enflasyonu olarak bilinen Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi Yİ-ÜFE aylık % 10,45, yıllık %93,53 oranında arttı. Açıklanan Yİ-ÜFE yıllık artış oranı; TÜİK/DİE tarafından 1965 yılından günümüze, üretici/toptan fiyat artışı olarak (1980 yılında %94,7 ile 1994 yılında %146,5 hariç) son 57 yılın en yüksek üçüncü, son 28 yılın ise en yüksek artış oranı olarak kayda geçmiştir. Yine TÜİK tarafından TÜFE’nin aylık bazda %11,10, yıllık bazda ise %48,69 arttığı açıklandı. Açıklanan yıllık TÜFE oranı da (2001: %68,5) 2001 sonrasının en yüksek tüketici enflasyonu olarak gerçekleşti. TÜFE konusunda çalışma yapan özel bir kuruluş olan ENAG-Enflasyon Araştırma Grubu ise Ocak ayında E-TÜFE’nin %15,52, yıllık bazda %114,87 olduğunu duyurdu. ENAG’ın açıkladığı yıllık E-TÜFE oranı da 1980 (%115,6) ve 1994 (%125,5) yıllarının TÜİK tarafından açıklanan TÜFE oranlarından sonra en yüksek üçüncü tüketici fiyat artış oranı olarak gerçekleşmiş oldu! Özetle uzun yıllar sonrasında, yıllık bazda %48,69 ile %114,87 arasında değişebilen oranlarda yüksek enflasyonlu bir dönemi yaşıyoruz. Üretim girdileri ve enerji fiyatlarında devam eden fiyat artışlarına bakıldığında, 2022 yılını önemli ölçüde yüksek enflasyonla geçirmeye devam edeceğiz.

Ana Sektörlerde ve Girdilerde Üretici Enflasyonu

TÜİK tarafından yayınlanan Yİ-ÜFE Ocak/2022 bülteninde, sanayinin dört ana sektörü ile bu sektörlerinin ana girdi gruplarının Yİ-ÜFE değişim oranları da açıklanmıştır.

Yükselen maliyetler sanayi üretimini zorluyor

Tablodan da görüleceği üzere, sanayinin dört ana sektörü içinde en yüksek üretici fiyat artışı, %138,48 ile “Elektrik, Gaz, Buhar” sektöründe gerçekleşmiş, “İmalat” sektörününün üretici fiyat artış oranının %90,29 olduğu açıklanmıştır. Ayrıca yine TÜİK’in yayınladığı Ocak ayı bülteninde yayınladığı grafikte görüldüğü üzere, Yİ-ÜFE’deki artışı çok hızlı olmuş; 2020 yılında üçe, 2021 yılında ise yaklaşık dörde katlanarak %100’e yaklaşmıştır. Yİ-ÜFE’de görülen bu hızlı ve üç haneye yaklaşan artış, doğal olarak her sektörde farklı takvimde ve oranlarda olmak üzere TÜFE’ye yansımaktadır. Henüz tüketiciye yansıtılamayan üretici enflasyonunu önümüzdeki dönemde kademeli olarak TÜFE’de artışa yol açacağını beklemek gerekir, aksi halde tüketiciye yansıtılamayan maliyet artışları işletmelerin karlılığını düşürecek, önce üreticilerin sonra da finans sektörünün zora girmesine yol açacaktır.

Yükselen maliyetler sanayi üretimini zorluyor

Sanayicileri Zorlayan Maliyetler

Enerji başta olmak üzere girdi fiyatlarındaki ani ve hızlı artışlar nedeniyle Yİ-ÜFE’nin yüksek seyri, gün geçtikçe işletme sermayesi ihtiyacı artışı ile birleşince sanayicileri (vd. üreticileri) zorlamaktadır. Finansmana erişimin zorlaştığı, kredi faizlerinin, işçilik ve her türlü girdi fiyatlarının yükseldiği bu dönemde işletme sermayesi ihtiyacı borçluluğu artırmakta; artan maliyetler işletmelerin rekabet gücünü de olumsuz etkilemektedir. Günübirlik değişen maliyetler, girdi tedarikinde yaşanan problemler, lojistik sorunları, mevcut ve hedef pazarlardaki dalgalanmalar içerideki yüksek enflasyonla birleşince üreticiler için ciddi bir öngörülebilirlik sorunu oluşturmaktadır. Böyle bir ortamda üretime devam edebilmek, hele hele planlanan yeni yatırımların peşinde koşturmak kolay değildir. Sanayicilerimizin ve diğer üreticilerin planlama ve projeksiyon yapabilmelerinin önündeki en büyük iki engel yüksek üretici enflasyonu ile belirsizliktir. Ekonomi politikalarının önceliği, öngörülebilirliğin sağlanması, enflasyonun düşürülerek makroekonomik göstergelerde stabilitenin sağlanması olmalıdır.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor