Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Yurtdışı İşlemler

Erol SÖNMEZOCAK
Erol SÖNMEZOCAK
982OKUNMA

Vergi cenneti (vergi limanı) kavramı ve vergi cenneti uygulamaları

Son yıllarda vergi cenneti (vergi limanı) ülkeleri tanımlanması günlük yaşamımızda sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Olayları kısaca özetlersek, kişiler vergi cenneti ülkelerle yaptıkları işlemler sonucunda vergi kanunlarının açıklarından yararlanarak vergisiz kazanç elde etmektedirler. Olayın önemi, yurtdışından para getirilmesi (gelen paranın kaynağı hiç sorulmuyor) konusu değil, elde edilen paranın “vergilendirilmemiş” kazanç olduğu olgusudur.

Öncelikle “Vergi Cenneti” ülkelerde işlem yapmak amacı ile yurtdışına gönderilecek paraların havale işlemleri bankalar tarafından belirli bir işleme tabidir. Bu konuyu “Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararın önemli bölümlerini açıklayalım.

Bankaların bildirim yükümlülüğü

Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararda bankalara bir kısım bildirim yükümlülükleri getirilmiştir. Bankaların bildirim yükümlülüğünü aşağıdaki başlıklar altında toplayabiliriz.

Türk Lirası transferlerinin bildirim yükümlülüğü

Bankalar, ithalat, ihracat ve görünmeyen işlemler dışındaki yurtdışına yapılan 50.000 ABD Doları karşılığını aşan Türk Lirası transferlerine ilişkin bilgileri, transfer tarihinden itibaren 30 gün içinde Bakanlıkça belirlenecek mercilere bildirmekle yükümlüdürler (m. 3/c). Maddede, bankalara 50.000 ABD Doları karşılığını aşan Türk Lirası transferleri için bildirim yükümlülüğü getirilmiş, bu rakamın altındaki transferler için herhangi bir yükümlülük öngörülmemiştir. Ayrıca ithalat, ihracat ve görünmeyen işlemler, bildirim yükümlülüğünün kapsamı dışında bırakılmıştır. Ancak, bildirimin yapılacağı merci ile usulleri konusunda Hazine Müsteşarlığınca yapılmış mevcut bir düzenleme bulunmamaktadır. Ayrıca, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ve buna istinaden çıkarılan yönetmelik hükümleri kapsamında bankaların şüpheli işlemleri bildirim yükümlülüğü, bu kapsamda değerlendirilemez.

Kişisel sermaye hareketlerinin bildirim yükümlülüğü

Kişisel sermaye hareketlerine ilişkin transferlere aracılık eden bankalar, transferlere ilişkin bilgileri, transfer tarihinden itibaren 30 gün içinde Bakanlıkça belirlenecek mercilere bildirmekle yükümlüdürler (m. 14/2).

Yurtdışına para gönderme işleyişini inceledikten sonra Vergi Cenneti kavramını vergi kanunlarımız açısından açıklayalım.

Vergi cenneti kavramının vergi kanunlarındaki yeri

Vergi kanunlarındaki “vergi cenneti” ülkelerle ilgili açıklama, 18 yıldır eskiden Bakanlar Kurulu (şimdi Cumhurbaşkanı) tarafından yayınlanmamıştır. Bu konudaki kanun hükmü aşağıdadır.

21 Haziran 2006 tarih 26205 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun 30. maddesinin 7. fıkrası; “Kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Bakanlar Kurulunca ilan edilen ülkelerde yerleşik olan veya faaliyette bulunan kurumlara (tam mükellef kurumların bu nitelikteki ülkelerde bulunan iş yerleri dahil) nakden veya hesaben yapılan veya tahakkuk ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılan kurumun mükellef olup olmadığına bakılmaksızın %30 oranında vergi kesintisi yapılır.”  Bu tanımlama ile belirtmek istenilen ülkeler, vergi cenneti, günlük tanımı ile Offshore ülkelerdir.

Bu çerçevede yapılacak vergi kesintisi zararlı vergi rekabetine yol açtığı kabul edilen ülkelerde yerleşik olan veya faaliyette bulunan (Tam mükellef kurumların yurt dışındaki işyerleri dâhil) yapılan her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılan kurumun mükellef olup olmadığına bakılmaksızın yapılacaktır. Bu düzenlemede, tam mükellef kurumların Bakanlar Kurulunca yayımlanacak listede yer alan ülkelerde bulunan işyerlerine yapılan ödemeler de vergi kesintisi kapsamına dâhil edilmiştir. Buna göre, kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergileme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Bakanlar Kurulunca ilan edilen ülkelerde yerleşik olan veya faaliyette bulunan kurumlara (tam mükellef kurumların bu nitelikteki ülkelerde bulunan iş yerleri dâhil) nakden veya hesaben yapılan veya tahakkuk ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılan kurumun mükellef olup olmadığına bakılmaksızın %30 oranında vergi kesintisi yapılacaktır.(1)

Kurumlar vergisi kanunu ile ”vergi cenneti ülkeler” olarak belirlenmesi gereken ülkelerin özellikleri nelerdir?

Vergi cennetlerinin özellikleri

Bu ülkeleri, konumuz gereği vergisel açıdan inceleyeceğiz. Birçok ülkenin vergi sisteminde, vergi yükünü en aza indirme yollarını arayan mükelleflerin yararlanabilecekleri bir takım vergi avantajları bulunabilmekte ve bu avantajlar bazen o ülkelerde, vergiden kaçınma veya vergi kaçırma girişimlerinde kullanılabilmektedir. Vergi cenneti olarak nitelenen bu ülkelerde bu avantajlar daha geniş çapta ve yaygın olarak görülmektedir.(2)

Vergi cennetlerinin en temel özelliği, vergi oranlarının diğer ülkelerdeki oranlara göre oldukça düşük hatta sıfır olmasıdır. Bu ülkelerin bazılarında mükelleflerinden kazançları üzerinden vergi almak yerine yıllık sabit bir aidat alınmaktadır. Ülkelerin vergi cenneti yaratmasının amacı yabancı sermayeyi ülkeye çekmek olduğu için bu konuda kullanılabilecek araçlar da kişi ya da kurum gelirlerine uygulanacak vergiler ve vergi oranlarıdır.(3)

Genel olarak vergi cennetleri

Dünya ekonomisi 1980’li yıllardan itibaren hızla globalleşme ya da küreselleşme olarak adlandırılan bir sürece girmiştir. Globalleşme süreci ile birlikte bazı ülkeler sermaye hareketlerini kendi ülkelerine çekebilmek için vergilendirme alanında küresel ekonominin gerekleri olarak görülen “muafiyet” ve “istisna”ları çok geniş tutmuş, tüm ülkeyi serbest pazar haline dönüştürmüş ve hiç vergi almamak ya da çok kısıtlı alanları vergiye tabi tutmak yoluyla ilk olarak 1930’lu yıllarda ortaya çıkan, vergi cenneti olarak adlandırılan oluşumlar hız kazanmıştır.(4)

Vergi cenneti (tax haven) kavramı yaygın olarak kullanılmasına rağmen, uluslararası alanda henüz kabul edilebilir nitelikte bir tanımı yapılamamıştır. Ancak tatmin edici olmasa da vergi cennetleri şu şekillerde tanımlanabilmektedir: “Vergi cennetleri, ya çok düşük vergi oranları uygulayan ya da hiç uygulamayan devletler için kullanılan bir terimdir(5); Vergi cennetleri, vergi mükelleflerinin vergiden kaçınmasını sağlayan ve işlemlerin gizli şartlar altında yapılabilmesine olanak veren ülkelerdir.(6)Vergi cennetleri, genellikle düşük vergi oranlarının uygulandığı, ticari gizlilik taşıyan ve çoğunlukla off-shore finans merkezleri olarak bilinen yerlerdir.(7)

Vergi cennetleri, yabancı sermayeyi ülkelerine çekebilmek amacıyla yabancı yatırımları çok düşük vergi oranlarıyla vergileyen ülkelerdir.”; Vergi cennetleri, işlemlerin gizli şartlar altında yapılabilmesine olanak tanıyan ve çoğunlukla kıyı bankacılığı merkezleri olarak faaliyet gösteren, fiziki yatırım alanları sınırlı olan küçük ülkelerdir.

Vergi cenneti ülkelerin vergi avantajları nelerdir?

Herhangi bir ülkenin, vergi cenneti kapsamında değerlendirilebilmesi için, ülkede gerçekleştirilen ekonomik aktivitelerin düşük oranda vergilendirilmesi veya hiç vergilendirilmemesi, diğer ülkelerin vergi sistemlerinde yer alan gelir, harcama ve servetler üzerinden alınan vergilerin söz konusu ülke mevzuatında bulunmaması, bulunduğu halde uygulanmaması ya da önemsiz düzeyde kalması halinde ülkenin vergi cenneti olma kriterlerinden ilkini taşıdığı kabul edilmektedir. Söz konusu ülkenin vergi mükelleflerince bu şekilde algılanıyor olması da tamamlayıcı bir unsur olarak görülmektedir.

Vergi cenneti ülkeler yardımıyla kendi ülkesinde vergiden kaçma yolları nelerdir?

Bu konuyu açıklarken tüm dünya ülkelerinin sermayedarlarının niye vergi cennetlerini kullanılarak vergiden kaçma yollarını kullandıklarına aşağıdaki örnekleri verebiliriz:

Vergi cenneti ülkeler ile yapılan ithalat ve ihracatta ithalat maliyetlerinin yüksek, ihracat bedellerinin düşük gösterilmesi, söz konusu ülkeler aracılığıyla yapılan hayali ihracat, vergi cennetindeki şirketin iştirak ve şubelerinden; faiz, hizmet ve Ar-Ge faturaları temin edilmesi, suni transfer fiyatları yoluyla elde edilecek kârların vergi cenneti ülkedeki şirkette toplanması, taşınmaz malların vergi cennetinde kurulan şirketin bilançosuna dahil edilmesiyle birlikte bu ülkelerde gayrimenkuller üzerinden alınan vergilerin düşük olması nedeniyle vergi avantajı sağlanmakta, ayrıca taşınmazın kayıtlı olduğu şirketin hisseleri satılarak vergi ödenmeksizin mallar satılabilmektedir.

Vergi cenneti ülkeler dünyanın hangi coğrafi konumunda bulunmaktadırlar?

Dünyanın her bölgesine yayılmakla birlikte özellikle beş ana bölgede bulunmaktadırlar.

  • Karayip Adaları Bölgeleri: Cayman Adaları Bahama, Bermuda Hollanda Antileri, Turks, Coicos, Aruba, Barbados, Nevis, Panama
  • Akdeniz Bölgesi: Cebelitarık ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi
  • Avrupa Bölgesi: Hollanda, Lihtenştayn, Andora
  • Adalar Bölgesi: Guernsey, Jersey, Man Adası
  • Pasifik Bölgesi: Vanatu, Nauru

Vergi cenneti ülkelere coğrafik açıdan bakıldığında coğrafi yüzölçümleri genel olarak küçük ve nüfusları azdır. Bu ülkelerin yüzölçümleri küçük olduğundan tarıma ya da hayvancılığa dayalı ekonomileri olması pek görünmemektedir. Nüfusları da az olduğundan iş gücü eksiklikleri vardır. En önemli geçim kaynakları turizm, bankacılık ve hizmet sektörü olmasına rağmen yeterli düzeyde değildir. Bu ülkeler bu yüzden yabancı sermayeyi ülkelerine çekerek hem kendilerini hem de yabancı sermayeyi vergi cenneti olmanın avantajlarından yararlandırmaktadır.(8)

Dünyada çoğu Pasifik bölgesindeki küçük ülkeler ve özellikle gelişmiş ülkelere bağlı özerk yönetimler vergi cenneti olarak hizmet etmekte ve vergiden kaçınma ve vergi kaçakçılığına yol açmaktadır. Vergi cennetlerinin ortaya çıkardığı en önemli sorun haksız ve zararlı vergi rekabetidir.

Vergi cenneti ülke ve yönetimlerin belirlenmesinde en temel ölçüt vergi konusunda bilgi değişimine yanaşmamalarıdır. Bilgi değişimi ve işbirliği yapılmaması vergisel saydamlığı ve tam (yerleşik) mükelleflerin vergilendirilmesini önlemektedir. Bu sorunsalın giderilmesinde çifte vergilemeyi önleme anlaşmaları ve bu anlaşma metninde yer alan bilgi değişimi hükmü yeterli olmamıştır.

Vergi cennetleriyle yapılan Bilgi Değişim Anlaşmaları

Türkiye, geniş çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları ağının yanı sıra vergi konularında uluslararası bilgi alabilme kapasitesini olabildiğince artırmak üzere 2009 yılında anlaşma müzakerelerine başlamış ve özellikle Türk mukimlerin yatırım yaptığı yerler başta olmak üzere bazı ada devletleriyle bilgi değişim anlaşmaları imzalamaya başlamıştır. Bu kapsamda Mart 2016 itibariyle Jersey, Bermuda, Guernsey ve Man Adası’yla vergi konularında bilgi değişimi anlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşmalardan Jersey ve Bermuda’yla imzalananlar her iki ülkenin iç onay prosedürlerinin tamamlanmasından sonra yürürlüğe girmiştir. Yine aynı şekilde daha önce vergi cenneti olarak tanımlanan ancak vergi konularında bilgi değişimi konularında OECD standartlarına uyacağını taahhüt etmek suretiyle bu listeden çıkarılan ülkelerle müzakereler de hâlen devam etmektedir. Bu ülkeler daha ziyade Türk yatırımcıların bulunduğu bölgeleri içermektedir.

AB üyesi ülkelerin tamamının yanı sıra toplam 147 ülkenin taraf olduğu Sözleşme, 2011 yılında Türkiye tarafından da imzalanmış, Kanunlaşma ve onay sürecini tamamlayarak 2018 yılında yürürlüğe girmiştir.

Bu sözleşmenin uygulama anlaşması niteliğini taşıyan ve 16 Mayıs 2023 itibarıyla toplam 120 ülkenin taraf olduğu “Finansal Hesap Bilgilerinin Otomatik Değişimine İlişkin Çok Taraflı Yetkili Makam Anlaşması”nı (Anlaşma) da Türkiye, 2017 yılında imzalamış ve 2019 yılında onaylamıştır.

Anlaşma çerçevesinde, 2017 yılında bazı ülkelerce ilk bilgi değişimi yapılmaya başlanmış; 2020 itibarıyla da 100’den fazla ülke ve idare, Anlaşma veya ikili düzenlemeler çerçevesinde bilgi değişimi yapmıştır.

Ülkemiz dışındaki tüm G20 ve OECD üyesi ülkeler de kendi aralarında hâlihazırda bilgi değişimi yapmaktadır. Türkiye ise ihtiyaç duyulan idari ve yasal çalışmaları tamamlamak ve vatandaşlarımızı bilgilendirmek saikiyle, uzun bir geçiş dönemi öngören daha geç bir takvimi tercih etmiş; bu çerçevede, AB ile gerçekleştirdiği yoğun müzakereleri takiben otomatik bilgi değişimi takvimini daha ileri bir tarihe ertelemişti.

Türkiye’nin ilk otomatik bilgi değişimi, 2018 yılında Norveç ve Letonya ile başlamıştır. Anlaşma kapsamında ise karşılıklılık sağlanan ülkeler ile 2019 yılına ait bilgilerle başlamak üzere her yıl bilgi değişimi yapılmaktadır.

Bu çerçevede uluslararası yükümlülüklerimize uygun olarak, ilgili yıla ilişkin bilgilerin karşılıklı olarak paylaşımı takip eden yılın Eylül ayı sonuna kadar gerçekleştirilmektedir.

Uluslararası Anlaşmaların ulusal mevzuatta yeri

244 sayılı Kanun ve Anayasa’nın 90 ve 104’üncü maddeleri uyarınca yürürlüğe giren uluslararası anlaşmalar kanunların üzerinde bir norm gücüne sahiptir. Diğer bir ifadeyle aynı konuda hem yerel hem de uluslararası mevzuatta bir düzenleme bulunması hâlinde usulüne uygun olarak yürürlüğe giren uluslararası anlaşma uygulanmak zorundadır.(9)

Otomatik Bilgi Değişime tabi tutulacak bilgiler;

  • İlgilinin adı ve soyadı,
  • Adresi,
  • Yerleşik (mukim) olduğu ülke ve vergi kimlik numarası (VKN),
  • Doğum yeri ve tarihi,
  • Hesap numarası, hesap bakiyesi ya da değeri,
  • Hesaba yıl içinde ödenen faiz, temettü gibi gelirlerin ya da hesapta tutulan varlıklardan elde edilen gelirlerin toplam brüt tutarı

gibi bilgilerden oluşmakta olup, gayrimenkul ve taşıt bilgileri otomatik bilgi değişimi kapsamında değildir. Hesap hareketleri detayı da bu kapsamda finansal kuruluşlardan alınmayacak ve paylaşım konusu yapılmayacaktır.

Otomatik Bildirimler için bir limit bulunuyor mu?

01/07/2017 tarihinden önce açılmış kurumlara ait hesaplarda hesap bakiyesinin 250.000 ABD dolarını geçmemesi halinde finansal kuruluşun bu hesabı Başkanlığa bildirmesi zorunlu değildir. Bireysel hesaplar için ise böyle bir eşik değer söz konusu değildir. 01/07/2017 tarihinden sonra açılan tüm bireysel ve kurum  hesapları bakiyesi ne olursa olsun bildirim kapsamındadır.

Sonuç;

Kurumlar Vergisi Kanunu ile 18 yıl önce, belirlenmesi kabul edilen vergi cenneti ülkeleri bu güne değin her nedense belirlenmemiştir. Bu konu vergi yasalarımızın kanayan bir yarasıdır.

Para ve buna bağlı olarak servet edinmek için kullanılan yöntemlerin günümüzde uygun veya doğru bir yöntem olup olmadığı, birinci sırada hukuka göre belirlenir. Çünkü hukukun yasakladığı ve bu yasağa koşut olarak cezalandırdığı yöntemlerde para ve servet oluşturmayı suç olarak betimlediğimizde caydırıcılık en üst aşamada beklenen sonucu vermektedir.

Vergi cenneti ülkeler belirlenmediği sürece, ilgili ülkelerde yapılan “vergisiz işlemler” devam eder ve vergisiz kazanç elde edenler servetlerine servet katarlar.

(1) Filiz Ekinci, “5520 Sayılı Yeni Kurumlar Vergisi Kanununda Vergi Güvenlik Müesseselerine İlişkin Yeni Düzenlemeler”, Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı 17, Nisan 2007, s. 295
(2) Vergi Cennetlerinin Özellikleri Ve Kullanımlar, Vergi Sorunları Dergisi, Sayı 126,1999 s.76
(3) Fethi Heper-Şennur Hoşyumruk, Vergi Cennetleri İle İlgili Çalışmalarda Son Durum I. Yaklaşım Dergisi, Yıl 10, Sayı 116, Eylül 2002, s.38-40
(4) Salih ÖZEL, Globalleşme (Küreselleşme) ve Vergi İlişkisi, Yaklaşım, Yıl 6, sayı 72, Aralık 1998, s.14-15
(5) Mustafa ÇAMLICA, Uluslararası Vergiden Kaçınma, Vergi Kaçakçılığı ve Vergi Anlaşmalarının İstismarı, Vergi Sorunları Dergisi, Sayı 93, Haziran 1996, s.95.
(6) Erkan YETKİNER, Vergi Cennetleri ve Yabancı Sermayenin Vergi Cenneti Ülkeleri Seçme Nedenleri, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı 235, Mart 2001, s.92.
(7) Danial J. MITCHELL, An OECD Proposal to Eliminate Tax Competiton Would Me,an Higher Taxes and Less Privacy I, (The Heritage Foundation)
(8) İhsan GÜNAYDIN, Vergi Cennetlerinin Özellikleri ve Kullanımları, Vergi Sorunları, Vergi Dünyası, S:126, 129
(9) Timur Çakmak KPMG

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor