Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Yavuz AKBULAK
14 Kasım 2022Yavuz AKBULAK
230OKUNMA

‘Uluslararası kâr transferiyle mücadelenin zorluğu’ üzerine

Google 2019 yılında, Bermuda’da 26,5 milyar Amerikan doları kâr bildirdi. Bunun nedeni, Google’ın tüm müşterilerinin veya tüm çalışanlarının o ülkede yaşaması olmadığı açıktır. Çok daha büyük olasılıkla, bunun şirket tarafından stratejik vergi kaçınması (tax avoidance) ve Bermuda’nın düşük vergi cenneti olması gerçeğiyle ilgisi vardır.

Çok uluslu şirketlerin kârlarını düşük vergili ülkelere transfer ederek vergi ödemekten kaçınmaları (multinational corporations avoid paying taxes by shifting profits to low-tax countries) uzun süredir devam eden bir endişedir. Kârlar, mal, hizmet ve varlıkların grup içi işlemlerini stratejik olarak fiyatlandırarak bir ülkeden diğerine transfer edilebilir. Örneğin, Şili’deki bir bağlı ortaklık, düşük vergili bir ülkedeki bir bağlı kuruluştan yüksek fiyatlarla hizmet satın alabilir. Bu işlem Şili’deki vergi matrahını azaltırken düşük vergili ülkede artırır, çok uluslu şirketin genel vergi borcunu düşürür. Bu tür kâr transferleri, dünya çapında hükümetlerin kamu maliyesini ciddi şekilde etkileyebilmektedir.

Bu nedenle OECD (Organisation for Economic Co-operation and Development/Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü), uluslararası vergiden kaçınmayı engellemek amacıyla uluslararası standartlaştırılmış düzenlemelere öncülük etmiştir. Bu reformlar, ‘emsallere uygunluk ilkesi’ni (arm’s length principle) uygulamak için uluslararası işlemlerin daha fazla betan edilmesini ve izlenmesini içerir. Bu ilke, çok uluslu bir firmanın bağlı ortaklıklarının ayrı varlıklarmış gibi işlem yapmalarını, geçerli piyasa fiyatlarında mal, hizmet ve varlık alışverişinde bulunmalarını şart koşar. Uygulamada, emsallere uygunluk ilkesini izlemek zor olabilir ve bu nedenle OECD reformları, çok uluslu bir grup içinde sınır ötesi faaliyetlerin konumunu ve fiyatlandırılmasını haklı çıkarmak için giderek daha fazla raporlama gerektirmiştir.

Ancak çok uluslu şirketlerin vergi makamlarına giderek daha fazla bilgi vermeleri gerektiğinden ve vergi makamları onları izlemek için daha fazla kaynak harcadıkça, kilit bir soru ortaya çıkar: Bu çabalar ne kadar etkilidir? Güçlü vergi uzmanlığı/danışmanlığı sektörü tüm bunlarda nasıl bir rol oynamaktadır?

Bu soruların titiz bir şekilde değerlendirilmesinin zor olduğu kanıtlanmıştır. Gerekli mikro düzeyde vergi verilerine erişim kıttır ve ülkeler genellikle bu tür düzenlemeleri zaman içinde kademeli olarak artırarak etkilerini ölçmeyi zorlaştırmaktadır. Bu konudaki yeni bir makalede (Vergi Uygulaması ile Vergi Planlaması Arasındaki Yarış: Şili’deki Doğal Bir Deneyden Elde Edilen Kanıtlar; The Race Between Tax Enforcement and Tax Planning: Evidence From a Natural Experiment in Chile[1]), bu konulara, Şili’de kâr transferini sınırlamayı (limiting profit shifting) amaçlayan büyük bir vergi politikası reformu kullanılarak ışık tutuluyor. Bu 2011 reformu, Şili’yi, o sırada mevcut OECD düzenlemelerinin benimsenmesinde bir lider olmaktan geride bıraktı.

Bu bize, bu tür bir düzenlemenin etkisini analiz etmek için ender bir fırsat da sağlıyor. Anılan çalışmada, kapsamlı niceliksel analizler, vergi uzmanlarıyla yapılan derinlemesine görüşmelerden elde edilen niteliksel bilgilerle birleştiriliyor. Nicel analiz, Şili’deki tüm orta ve büyük ölçekli firmaların evreninde mikro düzeyde idari vergi verilerini kullanır. Niteliksel kavramalar/anlamalar ise, transfer fiyatlandırması danışmanları, çok uluslu firmalardaki kurum içi vergi yöneticileri ve vergi dairesi memurları ile yapılan görüşmelere dayanmaktadır.

Zengin yönetsel vergilendirme verileri, uluslararası kâr aktarımının tüm potansiyel kanalları üzerindeki etkileri analiz etmemize olanak tanır: Hizmetler, menfaatler, fikri mülkiyet ve mallar için yapılan ödemeler. Makalede, bu firmaların yurtdışındaki iştiraklerine yaptıkları ödemelerle aynı ülkelerdeki ilgisiz firmalara yaptıkları ödemeleri karşılaştırmak için farklılıklarda ayrılık vaka çalışması tasarımı kullanılıyor. Çalışma müelliflerini ve vergi otoritesini şaşırtan bir şekilde, bu kanalların her biri üzerinde ve çok uluslu şirketler tarafından ödenen toplam vergiler üzerinde sıfır etki bulunmuş ve Politikanın belirtilen hedeflere ulaşmada etkisiz olduğu ortaya çıkmıştır.

Pekiyi, hiçbir şey olmadı mı? O halde bu reform neden genellikle etkilenen firmalar arasında Şili’deki çokuluslu firmaların vergilendirilmesinde büyük bir değişiklik olarak algılandı? Mezkûr çalışmada, bundan daha fazlasını öğrenmek için şirket içi vergi muhasebecileri, vergi danışmanları ve bağımsız denetçilerle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir.

Görünen o ki reformdan yararlanan büyük bir kitle bulunmaktadır: Vergi danışmanlığı sektörü (tax advisory industry). Şili’de, Dört Büyük danışmanlık firmasında [yani Deloitte, Ernst & Young (EY), KPMG (Klynveld Peat Marwick Goerdeler) ve PricewaterhouseCoopers (PwC)] çokuluslu şirketlere uluslararası transfer fiyatlandırması konusunda danışmanlık yapan uzmanların sayısı sadece birkaç yıl içinde on iki kat artmıştır.

Makaleye göre, nitel görüşmeler sayesinde bu süreçteki bazı ilginç dinamikleri öğrenilmiştir. Reformun ardından birden fazla çok uluslu şirket, uyum desteği için vergi danışmanları istihdam etmeye başladılar. Danışmanlar daha sonra müşteri firmaları daha fazla mal/ürün satmak için bu ilişkilerden yararlanarak onları daha karmaşık vergi planlaması yapmaya teşvik ettiler. Bu tür vergi planlaması yoluyla, danışmanlar çok uluslu şirketlerin vergi ödemelerini ‘optimize etmelerine’ de yardımcı oldular. Bu dinamik, transfer fiyatlandırması uzmanlarına olan talepte büyük bir artışa yol açtı.

Dört Büyük danışmanlık firması Şili’deki bu talep şokuna Arjantin, Kolombiya, İspanya ve Venezuela gibi diğer ülkelerdeki bağlı ortaklıklardan uzmanlar ithal ederek hızla yanıt verebildiler. Bu, danışmanların diğer ülkelerdeki transfer fiyatlandırması düzenlemeleri ile ilgili derin deneyimlerini Şili’ye aktarılabilir kılan, transfer fiyatlandırması düzenlemelerinin uluslararası standartlaştırılmış doğası nedeniyle mümkün olmuştur.

Bu önemlidir, çünkü şirketler için vergi danışmanları, genellikle bir büyüklük sırasına göre vergi dairesindeki görevlilerden daha fazladır. İngiliz Parlamentosu’ndan (Kamu Hesapları Komitesi/Public Accounts Committee, 2013) vergiden kaçınma ve büyük muhasebe firmalarının rolüne ilişkin bir rapor bunu şöyle ifade etmektedir:

“HMRC [İngiltere Vergi İdaresi/Her-His Majesty’s Revenue and Customs (esasen İngiliz Kralının/Kraliçesinin Vergi İdaresi)] vergi kaçırmayla mücadelede kazanamayacağı bir savaş veriyor gibi görünüyor. Şirketler, vergi yükümlülüklerini en aza indirmek için önemli tutarlarda kaynak ayırabilirler. Şirketlere uluslararası vergi hukukundan nasıl yararlanacakları ve farklı küresel yapıların vergisel etkileri konusunda danışmanlık yapmak için geniş bir pazar söz konusudur. Dört firma yaklaşık 9.000 kişiyi istihdam ediyor ve Birleşik Krallık’taki vergi işlemlerinden 2 milyar sterlin kazanıyor. Yalnızca transfer fiyatlandırması alanında, dört firma için çalışan personel sayısı HMRC’ye göre dört kat daha fazladır.”

Çalışma minvalinde Şili’de yapılan röportajlar, reformun çok uluslu şirketler ve vergi danışmanları üzerindeki etkisi hakkında zengin niteliksel bilgiler sağlıyor. Bu kavramalardan bazıları yönetsel vergilendirme verileriyle (administrative tax data) nicel olarak test edilebildi. Nitel ve nicel analiz arasında yineleme yaparak, idari vergilendirme verileri ile yapılan görüşmelerden oluşturulan hipotezler test edilebilir.

Spesifik olarak, bu görüşmeler, en popüler stratejilerden birinin, vergi avantajlı birkaç yerde hizmet maliyet merkezlerini konsolide etmek olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu mekanizma, gerçekten de çok uluslu şirketlerin ödemelerini reformun ardından daha az ülkede yurtdışındaki iştiraklere yoğunlaştırdıkları, elde edilen idari vergilendirme verilerinde teyit ediliyor. Bu indirim yalnızca vergi cenneti olmayan ülkelerde gerçekleşir ve görüşmelerde açıklanan mekanizmalar doğrultusunda hizmetler için yapılan ödemelerde yoğunlaşmaktadır. Örnekler, çok uluslu holding içindeki pazarlama, İnsan Kaynakları veya satış faaliyetleri için ödemeleri içermektedir. Bir vergi dairesi için bu hizmetlerin emsallere uygunluk ilkesine göre fiyatlandırılıp fiyatlandırılmadığını tespit etmesi özellikle zordur.

Genel olarak, bu sonuçlar vergi danışmanlığı sektörünün muhasebeleştirilmesinin vergi rejimlerinin etkilerini anlamanın anahtarı olduğunu göstermektedir. Yeni beyan ve uyum yükümlülükleri (reporting and compliance requirements), daha karmaşık vergi planlama stratejilerinin benimsenmesini kolaylaştırabilecek harici vergi hazırlama hizmetleri satın almak için bir teşvik yaratabilir.

Reformun hem uyum hem de uygulama maliyetlerini artırdığı, ancak ek vergi tahsilatlarıyla sonuçlanmadığı göz önüne alındığında, söz konusu çalışmanın birleşik kanıtları, reformun vergi danışmanlığı sektörüne fayda sağladığını, ancak genel refahı azalttığını göstermektedir. Bu durumda, Vergi İdaresi (icra/uygulama) ile vergi planlaması (enforcement and tax planning) arasındaki yarışta, vergi planlaması kazanmış görünmektedir.

Bu derlemede yer alan görüşler Blog Yazarlarına ait olup derleyenin çalıştığı kurumu bağlamaz, derleyenin çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Derlemedeki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler derleyene aittir. Derlemeye konu metnin orijinal künyesi şu şekildedir: Sebastián Bustos (Research Fellow, Harvard University), Dina Pomeranz (Assistant Professor of Economics, University of Zurich), Juan Carlos Suárez Serrato (Professor of Economics, Duke University), Jose Vila-Belda (Consultant, Gorman Consulting), and Gabriel Zucman (Associate Professor of Economics, UC Berkeley), The Challenge of Combating International Profit Shifting, Oxford Business Law Blog (OBLB), 26 October 2022,  https://blogs.law.ox.ac.uk/blog-post/2022/10/challenge-combating-international-profit-shifting  erişim tarihi 26 Ekim 2022 [Oxford Ticaret Hukuku Blogu (OBLB), geniş bir tanımla ticaret hukukunun tüm yönlerindeki yeni gelişmelerin raporlanması ve fikir alışverişi için bir forumdur. OBLB, Mart 2016’daki lansmanından bu yana, 150’den fazla ülkeden okuyucu çekmiştir.]

(1) Anılan makale için bkz. Sebastián Bustos, Dina Pomeranz, Juan Carlos Su´arez Serrato, Jos´e Vila-Belda and Gabriel Zucman, May 2022,  https://www.econ.uzh.ch/dam/jcr:89fddb82-f442-4990-84a6-78a785c3b39a/Race%20Between%20Tax%20Enforcement%20and%20Tax%20Planning.pdf 

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor