Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Yurtdışı İşlemler

Erol SÖNMEZOCAK
Erol SÖNMEZOCAK
852OKUNMA

Türk şirketlerinin yurtdışındaki iş yerlerinde 4857 sayılı İş Kanunu uygulanır mı?

4857 sayılı İş Kanunu’nun Türk firmalarının yurtdışı işyerlerinde uygulanması konusu uzun süredir, yurtdışında çalışan işçiler ile Türkiye’ deki işverenler arasında hukuksal sorunlar yaşanmasına neden olmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun Türk firmalarının yurtdışı işyerlerinde uygulanması konusunda iki farklı görüş bulunmaktadır.

Bunlardan birincisi, İş Yasasının işçilerin çalıştıkları ülkelerde de uygulanacağına dair, diğeri de iş yasasının yurtdışında uygulanmayacağına dairdir.

Ancak yürürlükteki yargı uygulaması, 4857 sayılı yasanın uygulanacağı yönündeydi.(1)

İkinci görüş, kanunların mülkiliği gereği İş Kanunu’nun yurtdışındaki Türk inşaat firmalarında çalışan işçilere uygulanmayacağına ilişkindir. Bu nedenle, Türk işçilerinin İş Kanunu’nun işçiyi koruyucu hükümlerinden yararlanmalarını sağlayabilmek için İş Kanunu’nda yer alan fazla mesai, çalışma süresi, yıllık izin, hafta ve genel tatil ücretleri, ihbar tazminatı gibi hükümlere Ferdi Tip İş Sözleşmesi içinde yer verilmektedir.

Ferdi Tip İş Sözleşmesi ise Borçlar Kanunu’na göre İŞKUR tarafından düzenlenmektedir.  Yurtdışı iş sözleşmesi, işveren ile işçi arasında 3 nüsha olarak düzenlenir. Düzenlenen bu sözleşmenin, birer nüshası işçi ve işverene verilmekte, diğer nüshası ise İŞ KUR İl Müdürlüklerinde muhafaza edilmektedir.

Ferdi Tip İş Sözleşmesi’nde yer alan hükümler, 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’na göre uygulandığından, iş sözleşmesinden doğan ihtilaflar da Borçlar Kanunu hükümlerine göre çözümlenmektedir.

Sorunlar daha çok, işçilerimizin yurtdışında çalıştıkları ülkelerde olmayan ”ihbar ve kıdem tazminatları” konusunda çıkmaktadır. Bu arada işçilerimizin resmi ve dini bayramlarda çalışmama hakları ile ilgili ülkenin resmi ve dini bayramlarda zorunlu çalışamama günlerinin çalışma hayatına etkileri de dava konusu olabilmektedir. Bu konular da dolaylı olarak fazla mesai konusunun davalık olmasına neden olmaktadır.

Bu konuyla ilgili olarak; Mehmet Karadurmuş’un Mart/2014 tarihli 255 sayılı Yaklaşım Dergisi’nde yayınlanan makalesi:

4857 sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinde, Bu Kanun, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır’’ denilmektedir.

Anılan Kanunda, kanunun yurtdışında çalışan Türk işçilerine de uygulanacağı hususunda bir düzenlemeye yer verilmediği gibi, Kanunun uygulama kapsamını genişletme yönünde herhangi bir kurum ve kuruluşa da yetki verilmemiştir. Bu nedenle, yurtdışında faaliyet gösteren firmalarla, yurtdışında çalıştırılmak üzere götürülen işçiler arasında, Çalışma ve İş Kur Müdürlüğü aracılığıyla yapılan iş sözleşmesinde yer alan hükümlerin, İş Kanunu hükümleriyle paralellik arz etmesi, yurtdışı şantiyesinin 4857 Sayılı İş Kanunu kapsamına alındığı anlamına gelmemektedir. Bu sebeple, Yurtdışı işyeri için 4857/3. maddesine göre Çalışma ve İş Kur Müdürlüğüne bildirim zorunluluğu bulunmadığından, Çalışma ve İş Kur İl Müdürlüğünce tescil işlemi yapılmamaktadır. 5510 Sayılı Kanun’un ek 1. maddesine göre, SGK yurtdışı işyerinin tescilinin yapılması yönünde Çalışma ve İş Kur İl Müdürlüğü’ne bildirim yapılmamaktadır.

Türk vatandaşı işçilerin çalıştığı Türk müteahhitlere ait yurtdışı işyerlerinin 4857 Sayılı İş Kanunu kapsamında olmaması nedeniyle, belirtilen işçilerle işverenler arasında iş ilişkisinden doğan ihtilafların 4857 Sayılı Kanun’un 6111 sayılı Kanunla değişik 92. maddesine dayanılarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişleri ile Çalışma ve İŞKUR İl Müdürlüğü memurlarınca incelenerek, İş Kanunu hükümlerine göre idari para cezası uygulanmasının kanuni dayanağı bulunmamaktadırdiye görüş beyan etmiştir.

Bu arada yurtdışında istihdam edilen çalışanlarla ilgili olarak yaşanan alacak uyuşmazlıklarının çözümü girişimlerinde önemli gelişme olmuştur.

Türk işverenler ile yurtdışında çalışan işçiler arasında devam eden davalar yurdumuzun değişik bölgelerinde ve değişik mahkemelerinde devam ederken Yargıtay Hukuk Genel Kurulu davaların yapılacağı mahkemeler hakkında farklı bir karar vermiştir.

Sözcü gazetesinde, Erdoğan Süzer’in 23 Temmuz 2023 tarihli aşağıda sunulan haberine göre “Türk müteahhitlerinin iş aldığı ülkelerdeki inşaatlarda gece gündüz çalışan işçilere kötü haber geldi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bugüne kadarki uygulamaların aksine, işçi ile işveren arasındaki anlaşmazlık durumunda Türk hukuku yerine, çalışılan ülkenin hukuk kurallarının geçerli olacağına ilişkin sürpriz bir karar aldı.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bugüne kadarki içtihatları tümden değiştiren kararı, (13 Mayıs 2023 ve 2023/428 sayılı karar) yeni içtihat oluşturduğu için sadece bundan sonra açılacak işçi davalarında değil, görülmeye devam eden on binlerce dava da geçerli olabilecek.

İşverenine açtığı 30-40 bin dolarlık alacak davasıyla ağır çalışma koşullarının karşılığını alacağını ümit eden gurbetçi işçilerin, önümüzdeki günlerde büyük hüsran yaşayacakları belirtiliyor. Yurt dışındaki şantiyelerde bayram, milli gün, gece-gündüz demeden uzun saatler çalıştırılıp, hakları ödenmeyen ancak işini kaybetmemek için orada sessiz kalıp Türkiye'de dava açan işçilerin haklarını alamayacakları gibi, 60-70 bin liralık dava masraflarını da ödemek zorunda kalacakları ifade edildi.”

Sözcü Gazetesinden Erdoğan Süzer’in yazdığı üzere yurtdışında çalışan işçilerin yurtdışında yaptıkları çalışmalar karşılığında açtıkları alacak davaları yeni bir hukuksal süreç oluşacaktır.

(1) Av. Doğan Gözde Özgödek

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor