Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

İmdat TÜRKAY
09 Aralık 2021İmdat TÜRKAY
2657OKUNMA

Sigorta acenteleri ve brokerların kendi aralarında elde ettikleri komisyon gelirinin belgelendirilmesi

03.06.2007 tarih ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununda yapılan tanımlamaya göre sigorta şirketi, Türkiye’de kurulmuş sigorta şirketi ile yurt dışında kurulmuş sigorta şirketinin Türkiye’deki teşkilâtını ifade etmektedir. Türkiye’de faaliyet gösterecek sigorta şirketleri ile reasürans şirketlerinin anonim şirket veya kooperatif şeklinde kurulmuş olması şarttır. Sigorta şirketleri ve reasürans şirketleri, sigortacılık işlemleri ve bunlarla doğrudan bağlantısı bulunan işler dışında başka işle iştigal edemezler. Sigorta şirketleri sigortacılık faaliyetlerini aracıları yani sigorta acentesi ve brokeri vasıtasıyla yaparlar.

Uygulamada sigorta aracıları kendi aralarında iş paylaşımında bulunabilmektedirler. Bu konuda 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu açısından bir engel bulunmamaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı konuya ilişkin vermiş olduğu görüşlerde, acenteler arasında yasal mevzuat kapsamında iş paylaşımı yapılmasının mümkün olduğunu, acentelik sözleşmesinde belirtilen yetki ve sınırlar dahilinde olmak üzere bir aracının bir başka aracı ile ortak iş yapmasına veya bu aracıdan iş almasına engel bulunmadığını belirtmiştir. Uygulamada yaşanan sıkıntı ise hangi durumlarda Vergi Usul Kanunu açısından sigorta komisyon gider belgesi veya fatura düzenlenmesi gerektiği konusu olmaktadır.

Sigortacılık faaliyetinde bulunan yetkili sigorta acentalarının geliri esas itibariyle sattıkları poliçeler karşılığında bağlı oldukları sigorta şirketlerinden elde ettikleri komisyon geliri olmakla beraber bazı durumlarda sigorta acentaları kendi aralarında da birbirlerine yaptırdıkları işler nedeniyle komisyon geliri elde edebilmektedirler. Şöyle ki uygulamada;

  • Sigorta ve aracılık hizmetleri faaliyeti kapsamında faaliyette bulunan sigorta acentaları uygulamada kendi aralarında yani acenteler arasında yapılan iş tekliflerinin değerlendirilmesi sonucu komisyon geliri elde edilebilmektedirler.
  • Sigorta acentesi olarak, tali acentelere yapılan komisyon ödemeleri için komisyon gider belgesi düzenlenmekte ve düzenlenen bu belgenin bedelini banka aracılığı ile ödenmekte, tali acentenin komisyon gider belgesini kayıtlarına gelir olarak göstermemesi durumunda ise Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre sigorta acentasının sorumluluğu doğabilmektedir.
  • Yetkili bir sigorta acentası tarafından sigorta aracılık hizmeti sunulurken, aralarında hizmet sözleşmesi düzenleyerek üçüncü bir firma tarafından müşteri bulunduktan sonra acentadan aldığı izinle poliçe satması ve bunun karşılığında acentalığı yapılan firma tarafından poliçeyi satan acentaya ödenen komisyonun bir kısmının poliçeyi satan firmaya verilmektedir.
  • Sigorta aracılık hizmeti faaliyetinde bulunan bir firma ile ortak sigorta hizmet üretimi yapılması ve yapılan bu hizmet üretimi karşılığında poliçelerin diğer firma tarafından düzenlendiği ve ana sigorta şirketinin de sigorta komisyon gider belgesini bu firma adına tanzim edip, işe ait tahsilatın da bu firma tarafından gerçekleştirildiği, üretimin ortak yapılması nedeniyle acentaya isabet eden kısım diğer firma tarafından ödenmektedir.

Bu çalışmamızda, sigorta acenteleri arasında verilen işler nedeniyle elde edilen komisyonların vergi kanunları karşısındaki durumu incelenecektir. Özelliklede hangi durumlarda sigorta komisyon gider belgesi veya fatura düzenlenmesi gerektiği konusunda Vergi İdaresi görüşlerine yer verilecektir.

SİGORTA ACENTALIĞI VE BROKERLIK FAALİYETİ

03.06.2007 tarih ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 2 inci maddesinde, sigorta aracıları sigorta acentesi ve brokerleri olarak sayılmıştır. Vergi uygulamalarında bir gerçek veya tüzel kişinin sigorta aracısı olup olmadığının değerlendirilmesinde 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 2’inci maddesinde yer alan tanımlar esas alınmaktadır. Anılan Kanunda sigorta acentesi; ticarî mümessil, ticarî vekil, satış memuru veya müstahdem gibi tâbi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimî bir surette sigorta şirketlerinin nam ve hesabına sigorta sözleşmelerine aracılık etmeyi veya bunları sigorta şirketleri adına yapmayı meslek edinen, sözleşmenin akdinden önce hazırlık çalışmalarını yürüten ve sözleşmenin uygulanması ile tazminatın ödenmesinde yardımcı olan kişidir. Sigorta acentesinin; sigorta şirketi ile yapmış olduğu yetki sözleşmesi çerçevesinde, sigorta şirketinin nam ve hesabına, sözleşmenin düzenlenmesinden önce ve sözleşmenin uygulanmasında faaliyetini icra etmesi gerekmektedir.

Sigorta acenteleri, sadece kendilerine acentelik yetkisi (vekaletname) veren sigorta ve emeklilik şirketleri adına sigorta sözleşmelerine aracılık faaliyetinde bulunabilirler. Acenteler, kendilerine vekaletname vermeyen sigorta ve emeklilik şirketleri adına aracılık faaliyetinde bulunamazlar.  Bu nedenle, herhangi bir sigorta veya emeklilik şirketi tarafından vekaletname verilmeyen gerçek ve tüzel kişiler, diğer tüm şartlara sahip olsalar bile sigorta acenteliği faaliyetinde bulunamazlar. Sigorta acentelerinin unvanlarında “sigorta aracılığı” veya “sigorta acenteliği” ibarelerinden birinin yer alması zorunludur. Ancak, sigorta acenteleri, mevzuata aykırı olmamak şartıyla unvanlarında ilave ifadeler kullanabilirler.

5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre broker, sigorta veya reasürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri temsil ederek, bu sözleşmelerin yaptırılacağı şirketlerin seçiminde tamamen tarafsız ve bağımsız davranarak ve teminat almak isteyen kişilerin hak ve menfaatlerini gözeterek sözleşmelerin akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürütmeyi ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişidir.(1)Sigorta acenteleri, sigorta ve emeklilik şirketleri adına sigorta sözleşmelerine aracılık yaptıklarından, bir sigorta acentesinin, sigorta ettiren adına hareket eden bir sigorta brokeri üzerinden müşterileri için sigorta teminatı sağlaması ya da poliçe düzenlettirmesi mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.

SİGORTA ŞİRKETLERİ, SİGORTA ACENTELERİ VE BROKERLAR TARAFINDAN YAPILAN SİGORTA İŞLEMLERİNİNGİDER VERGİLERİ KANUNU AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 28 inci maddesine göre; banka ve sigorta şirketlerinin 10/6/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri vergisine tabidir. Aynı Kanunun 30 uncu maddesinde yer alan hükme göre ise banka ve sigorta muameleleri vergisini banka ve bankerlerle sigorta şirketleri öder. Sigorta aracıları tarafından yapılan sigorta işlemlerinde de verginin mükellefi sigorta şirketleridir. Ayrıca, 26.07.2008 tarihli ve 26948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 86 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliğinin "A- Sigorta İşlemlerinde BSMV Mükellefi" başlıklı bölümünde yer alan açıklamalara göre; 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesi uyarınca, verginin doğması için sigorta şirketlerince bir muamele yapılması ve bu muamele sonucunda lehe nakden veya hesaben para alınması gerekmektedir. Ayrıca, 5766 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle değişik 6802 sayılı Kanunun 30 uncu maddesine göre, sigorta aracıları tarafından yapılan sigorta işlemlerinde de verginin mükellefi sigorta şirketleridir.

6802 sayılı Kanunda değişiklikler yapan 5766 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin yürürlüğe girmesinden önceki uygulamaya göre sigorta işlemlerinde BSMV'nin mükellefi, sigorta şirketleri ile bu şirketler tarafından sözleşme yapma veya prim tahsil etme yetkisi verilen sigorta acenteleriydi. Ancak, 5766 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler uyarınca, 1/8/2008 tarihinden itibaren sözleşme yapma veya prim tahsil etme yetkisi bulunan sigorta acenteleri ile sigorta acenteliği bulunan banka şubeleri tarafından yapılan sigorta işlemleri de dahil olmak üzere bütün sigorta işlemlerinde verginin mükellefi sigorta şirketleridir. Buna göre, bütün sigorta işlemlerinde verginin mükellefi sigorta şirketleri olup, sigorta acenteleri ve brokerlar tarafından yapılan sigorta işlemleri ile bunların aktiflerinde bulunan demirbaş veya nakil vasıtalarının satış işlemleri BSMV’nin konusuna girmemektedir. Buna göre, 01/08/2008 tarihinden geçerli olmak üzere bütün sigorta işlemlerinde BSMV'nin mükellefi sigorta şirketleri olduğundan, bu tarihten itibaren sigorta acenteleri tarafından yapılan sigorta işlemleri BSMV'nin konusuna girmemektedir.

SİGORTA ARACILIK HİZMETLERİ KAPSAMINDA BAŞKA BİR SİGORTA ŞİRKETİNDEN YAPILAN TAHSİLATIN, KURUM KAZANCININ TESPİTİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6'ncı maddesinin birinci fıkrasıyla kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, ikinci fıkrasıyla da safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8'inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu'nun 40'ncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Bilanço esasında ticari kazancın tespiti" başlıklı 38'inci maddesinde yer alan hükme göre, bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerince; işletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilmekte, işletmeden çekilen değerler ise farka ilave edilmektedir. Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulmaktadır. Bu çerçevede, sigorta aracılık hizmetleri kapsamında başka bir sigorta şirketinden yapılan tahsilatın, kurum kazancının tespitinde dikkate alınarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

SİGORTA ŞİRKETLERİ TARAFINDAN ARACILIK YAPAN ŞİRKETE ÖDENEN KOMİSYONUN DİĞER SİGORTA ARACILARINA/TALİ ACENTELERE AKTARILAN KISMIN KDV KARŞISINDAKİ DURUMU

3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu; 17/4-e maddesinde ise banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemler ve sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemlerinin KDV’den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Kanununun uygulanması bakımından gerçek veya tüzel kişilerin sigorta şirketi, broker, sigorta acentesi veya tali acente olup olmadığının belirlenmesinde, yukarıdaki Kanun hükümlerinde belirtilen şartların varlığının araştırılması gerekmektedir.

Buna göre;

  • 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 2 inci maddesine göre sigorta aracılık hizmetleri faaliyeti yürüten şirket tarafından sigorta şirketlerine sigorta muamelelerine ilişkin olarak verilen hizmetler, KDV Kanununun 17/4-e maddesine göre vergiden istisnadır.
  • Sigorta şirketleri tarafından şirkete ödenen komisyonun diğer sigorta aracılarına veya tali acentelere aktarılan kısmı ise istisna kapsamında değerlendirilmeyerek KDV ye tabi tutulacaktır.
  • Sigorta acente ve brokerlarının aktifinde kayıtlı olan demirbaş veya nakil vasıtalarının satış işlemi sigorta muamele işlemi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, KDV Kanununun 1/1 inci maddesine göre KDV ye tabi olacaktır.

Buna göre, 5684 sayılı Kanun kapsamında sigorta aracılık faaliyeti yürüten acente tarafından sigorta şirketlerine yapılan sigorta muamelelerine ilişkin işlemler KDV'den istisna olacaktır. Sigorta şirketleri tarafından sigorta acentesine ödenen komisyonun diğer sigorta aracılarına veya tali acentelere aktarılması işlemi KDV Kanununun 17/4-e maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır.

Özetlemek gerekirse, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4-e maddesine göre; BSMV kapsamına giren işlemler ve sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemler KDV den istisna tutulmuştur. Bu bağlamda, sigorta aracılık faaliyetleri yürütenler tarafından sigorta şirketleri adına yapılan poliçe satışları nedeniyle tahsil edilen primler ve bu hizmetler karşılığında sigorta şirketlerinden alınan komisyonlar KDV’den istisnadır. KDV’nin ilgili istisna maddesi hükümleri göz önüne alındığında, sigorta aracısının yaptığı işlemin KDV’den istisna olabilmesi için bu işlemin “aracının sigorta şirketine yaptığı sigorta muamelelerine” ilişkin bir işlem olması gerektiği anlaşılmaktadır. Sigorta şirketleri tarafından aracılara ödenen komisyonların bir kısmının komisyonu tahsil eden aracı tarafından bir başka sigorta aracısına aktarılması sigorta aracısının sigorta şirketine yaptığı bir sigorta muamelesi olarak değerlendirilmesi mümkün gözükmemektedir. Bu bağlamda, aracılar arasındaki komisyon ödemelerinin KDV’den istisna olduğunu söyleyemeyiz. Diğer bir deyişle, bir aracıdan bir başka aracıya aktarılan komisyonlar KDV’ye tabidir.(2)

VERGİ USUL KANUNU AÇISINDAN SİGORTA KOMİSYON GİDER BELGESİ VEYA FATURA DÜZENLENMESİ GEREKEN HALLER

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 229 uncu maddesinde faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu hükme bağlanmıştır. Anılan Kanununun mükerrer 257'nci maddesinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak sigorta şirketleri ile acenteler tarafından düzenlenecek belgelerde uyulması gereken usul ve esaslar 243, 246 ve 385 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde açıklanmıştır. 243 ve 246 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde, sigorta acente ve prodüktörleri ile sigorta ve reasürans brokerleri tarafından sigorta şirketlerine sağlanan hizmetler nedeniyle ödenen komisyon bedelleri için sigorta şirketleri tarafından "Sigorta Komisyon Gider Belgesi" düzenleneceği ve acente, prodüktör ve brokerlerin bu bedeller için ayrıca fatura düzenlemeyecekleri ve bu bedelleri sigorta komisyon gider belgesine istinaden hasılat kaydedecekleri açıklanmıştır.

Buna göre;

  • Başka bir sigorta acentesinden alınan iş karşılığı düzenlenecek poliçe kapsamında sigorta şirketi tarafından sigorta komisyon gider belgesi düzenlenmek suretiyle elde edilen aracılık hizmet bedelinden iş getiren sigorta acentesine ödenecek komisyon için fatura,
  • Brokerin sigorta acentesinden veya sigorta acentesinin brokerden aldığı işler karşılığında ödenen komisyonlar için fatura,
  • Brokerin başka bir brokere yaptığı iş karşılığında ödenen komisyonlar için fatura,
  • Sigorta acenteleri ile brokerlerin aktiflerinde bulunan demirbaş ve nakil vasıtalarının satışı durumunda bu satışlar için acenteler tarafından alıcıya fatura,

düzenlenmesi gerekmektedir. Buna göre, başka bir sigorta acentesinden alınan iş karşılığı düzenlenen poliçe kapsamında, sigorta şirketi tarafından sigorta komisyon gider belgesi düzenlenmek suretiyle şirkete ödenen aracılık hizmet bedelinden, iş getiren sigorta acentesine ödenen komisyon için iş getiren sigorta acentesi tarafından fatura düzenlenmesi gerekmektedir.

Sigorta Acentelerine Tali Acentelik Sözleşmesi İle Bağlı Olarak Çalışan Tali Acentelere Ödenen Komisyon Bedellerinde Belge Düzeni

Konuyla ilgili olarak yayımlanan 385 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin "6 Sigorta Acentelerine Tali Acentelik Sözleşmesi İle Bağlı Olarak Çalışan Tali Acentelere Ödenen Komisyon Bedellerinde Belge Düzeni" başlıklı bölümünde yapılan açıklamalara göre; 243 ve 246 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde, sigorta acente ve prodüktörleri ile sigorta ve reasürans brokerleri tarafından sigorta şirketlerine sağlanan hizmetler nedeniyle ödenen komisyon bedelleri için sigorta şirketleri tarafından "Sigorta Komisyon Gider Belgesi" düzenleneceği ve acente, prodüktör ve brokerlerin bu bedeller için ayrıca fatura düzenlemeyecekleri ve bu bedelleri sigorta komisyon gider belgesine istinaden hasılat kaydedecekleri açıklanmıştır.

Vergi Usul Kanununun mükerrer 257'nci maddesinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden, tali acentelerin bir tali acentelik sözleşmesiyle sigorta acentelerine bağlı olarak faaliyette bulunmaları ve bu faaliyetleri sonucu bir komisyon geliri elde etmeleri nedeniyle, sigorta acenteleri tarafından tali acentelere ödenen komisyon bedelleri için sigorta komisyon gider belgesi düzenleme zorunluluğu getirilmiştir. Buna göre, tali acenteler aldığı bu bedeller için ayrıca fatura düzenlemeyecekler ve bu bedelleri sigorta acenteleri tarafından düzenlenen sigorta komisyon gider belgesine istinaden hasılat kaydedebileceklerdir. 1/9/2008 tarihi itibariyle sigorta acentelerinin düzenlemek zorunda oldukları sigorta komisyon gider belgesinde 243 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirlenen usul ve esaslara uyulacağı da tabiidir.

Bu durumda, sigorta acente ve prodüktörleri tarafından sigorta şirketlerine sağlanan hizmetler nedeniyle sigorta şirketleri "sigorta komisyon gider belgesi" düzenleyeceklerdir. Bu işlemler nedeniyle acente ve prodüktörler ayrıca fatura düzenlemeyeceklerdir. Ayrıca, bir acenteye bağlı olarak çalışan kişi veya kurumları ifade eden ve uygulamada tali acente adı verilen kişi veya kurumların da bağlı oldukları acentelerden yaptıkları iş karşılığında alacakları bedel (komisyon) için de sigorta komisyon gider belgesi düzenlenmesi gerekir. Ancak, tali acentenin sadece sigortacılık faaliyeti amacıyla kurulmuş bir acente olması şartıyla söz konusu gider belgesi düzenlenebilir. Bu durumda tali acente ayrıca fatura düzenlemeyecektir. Görüldüğü üzere, sigorta komisyon gider belgesinin, sigorta şirketleri tarafından sigorta acentelerinden, sigorta acentelerinin de tali acentelerden sağladıkları hizmetler karşılığında düzenlenmesi gerekmektedir.

Sigorta Acentelerinin Kendi Aralarında Yaptıkları İş Paylaşımından Kaynaklı Komisyon Ödemelerinde Düzenlenecek Belge Konusunda Gelir İdaresi Görüşü

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından sigorta acenteleri arasındaki iş paylaşımı kapsamında oluşan gelirler için uygulamada birlik sağlanabilmesi amacıyla sigorta komisyon gider belgesi düzenlenebilmesi hususunda Gelir İdaresinden görüş talep edilmesi üzerine verilen görüşte aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır. Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "İspat edici kağıtlar" başlıklı 227 nci maddesinde yer alan hükme göre, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. Söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, mezkûr Kanunun 229 uncu maddesinde, fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen vesika olarak tanımlanmıştır.

Ayrıca, Kanunun;

  • 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı,
  • 232 nci maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla, kazancı basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin sattıkları emtia veya yaptıkları iş için fatura vermek, satın aldıkları emtia ve hizmetler için de fatura istemek ve almak zorunda oldukları,

hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi ile Maliye Bakanlığı, mükellef ve meslek gruplan itibariyle muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, bu Kanuna göre tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu bilgileri belirlemeye ve bunlarda değişiklik yapmaya yetkili kılınmıştır. Söz konusu yetkiye dayanılarak, 243 ve 246 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde yapılan düzenlemelerle, sigorta acente ve prodüktörleri ile sigorta ve reasürans brokerleri tarafından sigorta şirketlerine sağlanan hizmetler nedeniyle ödenen komisyon bedelleri için sigorta şirketleri tarafından "Sigorta Komisyon Gider Belgesi" düzenleme zorunluluğu getirilmiş, acente, prodüktör ve brokerlerin bu bedeller için ayrıca fatura düzenlememeleri ve bu bedelleri sigorta komisyon gider belgesine istinaden hasılat kaydetmeleri uygun görülmüştür.

Bunun yanı sıra, 385 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (6.) bölümüyle de, yine söz konusu yetkiye dayanılarak, sigorta acenteleri tarafından tali acentelik sözleşmesiyle kendilerine bağlı tali sigorta acentelerine ödenen komisyon bedelleri için de sigorta acentelerince sigorta komisyon gider belgesi düzenleme zorunluluğu getirilmiş, tali acentelerin aldıkları bu bedeller için ayrıca fatura düzenlememeleri ve bu bedelleri sigorta acenteleri tarafından düzenlenen sigorta komisyon gider belgesine istinaden hasılat kaydedebilmeleri uygun görülmüştür. Buna göre, sigorta acente ve prodüktörleri ile sigorta ve reasürans brokerleri tarafından sigorta şirketlerine sağlanan hizmetler nedeniyle kendilerine ödenen komisyon bedelleri için ödemeyi yapan sigorta şirketleri tarafından "Sigorta Komisyon Gider Belgesi" düzenlenmesi icap etmekte olup, bu durumlarda hizmeti sunanlar tarafından ayrıca fatura düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, mevcut mevzuat uyarınca, sigorta acentelerinin kendi aralarında yaptıkları iş paylaşımından kaynaklı komisyon ödemelerine konu hizmetler için hizmeti sunan sigorta acentesi tarafından genel hükümler çerçevesinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir.(3)

Sigorta Acentesi ve Sigorta Brokerları Arasındaki Çözüm Ortaklığının Durumu

Uygulamada bazı sigorta brokerleri tarafından sigorta acenteleri ile irtibata geçilerek ilgili brokerlığın internet sitesi üzerinden açılan link ile çeşitli sigorta şirketlerinden ve çeşitli sigorta branşlarında teklif alabilme ve bunların poliçeleştirilmesi imkanı sunulmaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu şekilde oluşturulan yapıyı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile ortadan kaldırılan tali acentelik benzeri bir yapı olarak değerlendirmektedir. Kanun gereği olması gereken broker açısından; öncelikle sigortalı tarafından yetkilendirilmesi ve kendisine tanınan yetki kapsamında poliçeye ilişkin teklifleri sigortalıya iletmesi, gerekirse sigorta sözleşmesinin uygulanmasında ve tazminatın tahsil edilmesinde sigortalı/sigorta ettirene yardımcı olmasıdır. Sigorta acentesinin ise; sigorta şirketi ile yapmış olduğu yetki sözleşmesi çerçevesinde, sigorta şirketinin nam ve hesabına, sözleşmenin düzenlenmesinden önce ve sözleşmenin uygulanmasında faaliyetini icra etmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda, acente ve broker arasında çözüm ortaklığının;

  • Sistematik ve sürekli olmamak kaydıyla,
  • Bireysel satış ve bilgilendirme süreçleri standart olan sigorta ürünlerini kapsamayan,
  • Özel yazım süreci gerektiren ve iş bazında acente tarafından çözüm üretilemeyen kurumsal, ticari ve sınai vb. özellikli işlemlerin,

müşterinin bilgisi dahilinde brokerlere yönlendirilmesi vasıtasıyla sonuçlandırılması, poliçenin düzenlenmesi ve ilgili diğer işlemlerin tek bir elden gerekli yetkilendirme çerçevesinde yürütülmesi hususlarına riayet edilmesi koşuluyla mümkün görülmekte ve söz konusu çözüm ortaklıkları anılan bakanlıkça olumlu değerlendirilmekte olup aksi işlemlerin sigortacılık mevzuata aykırı olduğu değerlendirilmektedir.(4)

SONUÇ

Sigorta acente ve prodüktörleri ile sigorta ve reasürans brokerleri tarafından sigorta şirketlerine sağlanan hizmetler nedeniyle ödenen komisyon bedelleri için sigorta şirketleri tarafından "Sigorta Komisyon Gider Belgesi" düzenlenecek olup acente, prodüktör ve brokerlerin bu bedeller için ayrıca fatura düzenlemeyecekler ve bu bedelleri sigorta komisyon gider belgesine istinaden hasılat kaydedeceklerdir. Mevcut mevzuat hükümlerine göre, sigorta acentelerinin kendi aralarında yaptıkları iş paylaşımından kaynaklı komisyon ödemelerine konu hizmetler için hizmeti sunan sigorta acentesi tarafından genel hükümler çerçevesinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Gelir İdaresi Başkanlığı, sigorta aracıları arasındaki işlemlerin nasıl belgelendirileceği ve bu işlemlerin Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi’ne tabi olup olmayacağı hakkında vermiş olduğu görüşlerinde, sigorta aracılarının kendi aralarında gerçekleştirdikleri komisyon aktarımlarının KDV’ye tabi olacağını ve bu işlemler için KDV’li fatura düzenlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Bir sigorta acentesinin başka bir sigorta acentesinden aldığı işler karşılığında ödenen komisyonlar için komisyonu tahsil eden acente tarafından KDV’li fatura düzenlenecektir. Brokerin sigorta acentesinden veya sigorta acentesinin brokerden aldığı işler karşılığında ödenen komisyonlar için KDV’li fatura düzenlenecektir. Brokerin başka bir brokere yaptığı iş karşılığında ödenen komisyonlar için KDV’li fatura düzenlenecektir. Sigorta acentalarının hangi durumlarda sigorta komisyon gider belgesi ya da fatura düzenlenmesi gerektiği konusunda cezalı durumlarla karşılaşmamaları için Gelir İdaresinin görüşleri doğrultusunda hareket etmeleri gerekmektedir.

 -213 sayılı Vergi Usul Kanunu, Resmi Gazete Tarih ve Sayısı: 10/1/1961-10703
 -3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, Resmi Gazete Tarih ve Sayısı: 2/11/1984-18563
 -5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, Resmi Gazete Tarih ve Sayısı: 21/6/2006-26205
 -5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Resmi Gazete Tarih ve Sayısı: 14.06.2007-26552
 -6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu, Resmi Gazete Tarih ve Sayısı: 23/7/1956-9362
 -243 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, Resmi Gazete Tarih ve Sayısı: 07.09.1995-22397 
 -246 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, Resmi Gazete Tarih ve Sayısı: 08.01.1996-22577
 -385 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, Resmi Gazete Tarih ve Sayısı: 01.08.2008-26954
 -gib.gov.tr/Özelge Sistemi (Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının 21/02/2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.06.18.02-32-Mük.257/8502-274 sayılı özelgesi, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 24/07/2013 tarih ve 39044742-BSMV-1081 sayılı özelgesi, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 17/04/2014 tarih ve         1395140-105[Mük.257-2012/VUK-1-]-1002 sayılı özelgesi, Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığının 02.01.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.41.15.02-VUK/2010-4-1 sayılı özelgesi)
 -pwc-vergi-bulteni-kdvli-fatura-duzenlenmesi.pdf, 12.11.2013, Vergi Bülteni, Sigorta Aracılarının Aralarında Gerçekleştirdikleri İşlemlerde KDV’li Fatura Düzenlenmesi
 -Hazine ve Maliye Bakanlığı, 02.05.2019 tarih ve 2019/7 sayılı Sigorta Acentaları ve Sigorta Brokerleri Arasında İş Paylaşımına İlişkin Sektör Duyurusu
 -Hazine ve Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine yazılan 21.02.2020 tarih ve 26047 sayılı yazı
1- https://www.hmb.gov.tr/acenteler, erişim tarihi: 17.07.2021.
2- pwc-vergi-bulteni-kdvli-fatura-duzenlenmesi.pdf (Sigorta Aracılarının Aralarında Gerçekleştirdikleri İşlemlerde KDV’li Fatura Düzenlenmesi, Vergi Bülteni, 12.11.2013).
3- Gelir İdaresi tarafından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine yazılan 21.02.2020 tarih ve 49459651-105[232-3258]-E.26047 sayılı yazı.
4-Hazine ve Maliye Bakanlığı, 02.05.2019 tarih ve 2019/7 sayılı Sigorta Acentaları ve Sigorta Brokerleri Arasında İş Paylaşımına İlişkin Sektör Duyurusu.

(Vergi Sorunları Dergisinin Ekim 2021 sayısında yayınlanmış olup Sn. Türkay’ın özel izni ile yayınlanmaktadır.)

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor