Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Nazmi KARYAĞDI
10 Ekim 2022Nazmi KARYAĞDI
400OKUNMA

Sermaye azaltımını vergilendirmede 5 yıl koşulu ve oranlama yöntemi

1 Ekim’de başlayan yeni yasama yılı yeni bir torba kanun teklifi ile hızlı başladı.

AK Parti Kütahya Milletvekili Ahmet Tan ve diğer milletvekilleri tarafından yürürlük ve yürütme maddeleri dahil 52 maddelik Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifi ve gerekçesi 7 Ekim 2022’de TBMM Başkanlığına sunuldu.

Sermaye azaltımında vergileme

Ticaret hukuku alanında düzenlenen sermaye azaltımı işlemi başlı başına verginin konusuna giren bir işlem değildir.

Vergi yasalarında bu yönde bir düzenleme de yoktur.

Ancak Gelir İdaresince verilen özelgelerde sermaye azaltımına gidilmesi durumunda sermayenin kompozisyonuna göre vergilendirme yapılacağı ifade ediliyordu.

Buna göre;

  1. Öncelikle, işletmeden çekilmesi halinde kurumlar vergisine ve kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak hesapların (pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, yeniden değerleme değer artış fonu, iştirakler yeniden değerleme değer artış fonu, maliyet artış fonu vb.),
  2. Sonra, sadece kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak hesapların (geçmiş yıl kârları, olağanüstü yedekler vb.),
  3. Son olarak ise işletmeden çekilmesi halinde vergilendirilmeyecek olan ayni ve nakdi sermayenin işletmeden çekildiği kabul ediliyor. (Recep Bıyık, Sermaye azaltımında vergileme)

Değerli üstadım Recep Bıyık, benim de tamamen katıldığım yorumunda, bu ayrımı şu şekilde tanımlamaktadır.

“Ortağa ödenen tutarın kaynağı, en çok nasıl vergi çıkar formülüne göre belirlenir.”

Vergi mükellefleri ile İdare arasındaki uyuşmazlık

Vergi mükellefleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığı arasında yaşanan sorun; fonların önce sermayeye eklenmesi ve bir müddet sonra da (kısa vadede veya uzun vadede) sermayenin azaltılması yoluna giderek sermaye paylarının şirket ortaklarına ödenmesi durumunda, sermayenin kompozisyonunu dikkate almaksızın, öncelikli olarak fonların işletmeden çekildiği kabul edilerek vergileme yoluna gidilmesidir.

İkinci olarak da sermayeye eklenen dağıtılmamış kârların ya da olağanüstü yedek akçelerin dağıtıldığı kabul edilerek vergilenmesidir.

Yani yapılan, bu işlemin bir tür muvazaa (danışıklık) olduğunun İdarece kabul edilmesidir.

Bu sorun, vergi mükelleflerince yargıya taşınmış, kararlar kimi zaman vergilenmeme kimi zaman da vergilenme yönünde olmuştur.

Kanun teklifi ne getiriyor?

Kanun teklifinde, şirketlerde sermaye artırımından itibaren 5 yıl içinde sermaye azaltımına gidilirse; Maliye’nin özelgelerle bugüne kadar kural olarak mükelleflere uyguladığı ve yukarıda yer verdiğimiz üç aşamalı değerlendirme ve vergilendirme yapılacağı ifade olunuyor.

Buna göre vergilendirme şu şekilde olacaktır:

Sermaye Azaltımına Konu DeğerlerKurumlar VergisiGelir Vergisi Kesintisi
İşletmeden çekilmesi halinde kurumlar vergisine ve kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak hesaplar (pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, yeniden değerleme değer artış fonu, iştirakler yeniden değerleme değer artış fonu, maliyet artış fonu vb.)++
Sadece kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak hesaplar (geçmiş yıl kârları, olağanüstü yedekler vb.),-+
İşletmeden çekilmesi halinde vergilendirilmeyecek olan ayni ve nakdi sermaye--

Geçmiş yıl zararlarının mahsubu yoluyla sermaye azaltımı

Getirilen yeni düzenlemede geçmiş yıl zararlarının mahsubu yoluyla sermaye azaltımı halinde yine 5 yıl ve yukarıdaki sıralamanın dikkate alınacağı ifade ediliyor.

Burada mükellef lehine netliğe kavuşturulan konu ise geçmiş yıl zararlarının mahsubu yoluyla sermaye azaltımı yapılması halinde vergi kesintisi yapılmayacağıdır.

Özelgeydi kanun oldu!

Getirilmek istenen düzenlemenin, içinde bulunduğumuz duruma göre daha kısmen ileri ve iyi bir zemine işaret ettiği ifade edilebilir.

Ancak gerekçede de ifade edildiği üzere (!) özelge ile daha önce yapılan vergileme uygulaması yasal dayanaktan yoksun olarak uygulanmış duruma düşüyor.

Ve özelgedeki yorumun özünde yer alan varsayıma dayalı, adil olmayan bir vergileme şimdi yasa yoluyla uygulamaya alınmak isteniyor.

Umarım Plan Bütçe Komisyonundaki görüşmelerde varsayıma dayalı ve daha fazla vergi almaya dayalı bu vergilendirme düzenlemesi yerine, süre şartına bağlı olmaksızın her zaman oranlama yoluyla vergilendirmenin yapılmasıdır.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor