Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Bülent DURAN
Bülent DURAN
736OKUNMA

On İkinci Kalkınma Planı; öne çıkan başlıklar ve yapılması gerekenler

1963 yılından itibaren hayatımıza dahil olan  ‘kalkınma planları’ hükümet tarafından hazırlanarak; ekonomi, sağlık, adalet, sosyal güvenlik, ulaşım, eğitim gibi birçok alanda uygulanacak olunan politikaları ve bu doğrultuda belirlenen hedefleri içeren bir plandır.

Ülkemizde bu yıl 31 Ekim 2023 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen ve Resmi Gazete’nin 1 Kasım 2023 tarihinde mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren On İkinci Kalkınma Planı, özel ihtisas komisyonlarının ve çalışma gruplarının desteği ile 2024-2028 yılları arasında uygulanacak olan politika ve hedefleri içermektedir.

İçerik bakımından ele alındığı zaman bu kalkınma planı temelinde 2053 vizyonu doğrultusunda belirlenen sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme ile ülke potansiyelinin ortaya çıkarılmasını esas almıştır.

Birçok ülkenin önemli vizyonu haline gelen sürdürülebilir büyüme küresel çapta meydana gelen doğal kaynak krizleri çerçevesinde ülkelerin gündeminde sıkça yer alan bir konu haline gelmiştir. Sürdürülebilir büyümenin yanında kalkınmada öne çıkan başlıkları incelediğimizde özellikle yaşamış olduğumuz son deprem felaketinden sonra afete dayanıklı binaların yapılması öne çıkan konulardan olmuş bunun yanında ileri teknolojiye dayalı yüksek katma değer üreten, geliri adil paylaşan, istikrarlı güçlü ve müreffeh bir ‘Türkiye’ vizyon çerçevesi belirlenmiştir.

Aynı zamanda bu konu başlıklarının yanında yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm konularının üzerinde durulmuş ve sanayi sektörünün tarım ve hizmetler sektörüyle bütünleşik hareket etmesi ülkemizin dünya ticaretindeki konumunun güçlendiği, kaliteli finansmanın sağlandığı, azami istihdamın sağlandığı ve istihdam teşvikinin arttırıldığı istikrarlı bir büyüme modeli uygulanacaktır.

Bahsi geçen başlıklar doğrultusunda ülkemizde neler yapılabilir? Sorusu üzerinde yanıt arayacak olursak; en başta küresel çapta benimsenmiş Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin alt başlıklarında yer alan temel ilkeler çerçevesinde hareket edilmesi gerekmektedir. Yani başta üretim tarafı olmak üzere üretimde minimum kaynak kullanımı ile tatmin edici ürün çıktısı elde edilmeli ve kullanılan kaynaklarda sürdürülebilirlik esas alınarak doğal kaynakların doğru kullanımı doğrultusunda üretim yapılmalıdır.

Sayın Hazine ve Maliye Bakanımızın da üzerinde durmuş olduğu ‘vergi reformu’ konusunda önemli adımlar atılmalıdır. Vergide adalet ilkesinin esas alınarak ‘dolaylı – dolaysız’ vergilerin oranlarının tekrardan gözden geçirilmesi gerekmektedir. Ayrıca ‘vergi harcamaları’nın gözden geçirilmesi etkin olmayan ‘muafiyet – istisnalarının’ ortadan kaldırılması gerekmektedir. ‘Muafiyet – istisna’ uygulamalarından bırakılacak olunanların ne şekilde kullanıldığı hakkında düzenli denetimler yapılmalı ve tabi tutulan mükelleflerden detaylı kullanım raporu talep edilmelidir. Böylece vazgeçilen vergi gelirine karşılık verimlilik açısından ekonomide canlılık yaratacak uygulamalar ön planda olacaktır.

Dijital dönüşüm için Teknofest tarzı düzenlenen etkinlikler diğer alt yaş gruplarına da Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği çerçevesinde yaygınlaştırılıp daha çok dijital teknolojilerin üretimi teşvik edilmelidir.

Ayrıca yeşil dönüşüm için de özellikle sanayi sektöründe KOSGEB destekli teşvik paketlerinin sürdürülebilirliği sağlanıp bu doğrultuda Hazine ve Maliye Bakanlığınca düzenlenecek vergi muafiyetleri ön planda olmalıdır. Böylece doğa dostu üretim isteği sanayi tarafında artacaktır.

Ayrıca ihracat açısından yerli üretim teşvik edilmelidir. Bu kapsamda tarımdaki teşvikler arttırılmalı ve sektörde çalışan genç kesimin arttırılması amacıyla gençlere yönelik eğitimler düzenlenmeli ve genç girişimci teşvikleri sağlanmalıdır.

İstihdam konusu için özellikle her yıl istihdam oranının arttırılması üzerinde durulduğu kalkınma planında görülmektedir. Bu bağlamda insan kaynağının açık olduğu alanlar belirlenmeli ve o alanlar için başta meslek liseleri olmak üzere Yükseköğretim kurumlarında da o bölümler yoksa açılmalı ve bölümler tanıtılmalıdır.

Ayrıca kadın istihdamının arttırılması için uygulamalar düşünülmelidir.

Dolayısıyla bahsetmiş olduğumuz öneriler doğrultusunda ‘sürdürülebilirlik’ ana merkezli uygulamaların devreye alınması ile birlikte ülkemizin küresel çapta rekabet gücü artacak ve diğer ülkelere olan bağımlılığı azalacaktır. Sonuç olarak belirlenen hedef ve politikaların takibinin özel ihtisas komisyonlarınca düzenli olarak yapılması ve gerekli çalışmaların hızlıca hayata geçirilmesi gerekmektedir.  

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor