Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ticaret Hukuku

Hasan Halil GÖNÜL
23 Mayıs 2022Hasan Halil GÖNÜL
317OKUNMA

Mali Eylem Görev Gücü’nün 24 numaralı Tavsiyesinin değiştirilmesinin etkileri

Bilindiği üzere Mali Eylem Görev Gücü (FATF) Tavsiyeleri; kara para aklamaya, terörizmin finansmanına ve kitle imha silahlarının yayılması finansmanına karşı uluslararası kabul görmüş küresel standartlardır.

FATF, 4 Mart 2022 tarihinde, iki yıllık çalışmanın sonucu olarak, 24 Numaralı Tavsiye ve buna ilişkin Yorumlayıcı Notta değişiklik yapıldığını duyurmuştur.(1)

Yapılan değişiklikle ülkelerin;

  • Tüzel kişilerin kara para aklama veya terörizmin finansmanı için kötüye kullanılmasını önlemeleri ve
  • Tüzel kişilerin gerçek faydalanıcıları ve kontrolü hakkında yeterli, doğru ve güncel bilgilerin elde edilmesini sağlamaları istenmektedir.

Bu değişiklikle;

  • Tüzel kişilerin nihai gerçek faydalanıcısı ve kontrolü hakkında daha fazla şeffaflık sağlanması ve
  • Tüzel kişilerin kötüye kullanım risklerini azaltmak için tüzel kişilerin gerçek faydalanıcısına ilişkin uluslararası standartların güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. (2)

FATF Karşılıklı Değerlendirmelerinin;

  • Tüzel kişilerin küresel olarak kara para aklama ve terör finansmanı için kötüye kullanılmasıyla mücadelede, genel olarak yetersiz bir etkinlik düzeyi bulunduğunu ve
  • Ülkelerin mevcut FATF standartlarını derhal, tam ve etkili bir şekilde uygulamak için daha fazlasını yapmaları gerektiğini,

ve bu değişikliklerin de bu tespitten hareketle yapıldığı açıklanmıştır.

Değişikliklerin yapılmasında hem değişen kara para aklama risklerinin hem de tüzel kişilerin kötüye kullanılmasını önlemede görülen başarısızlıkların da etkili olduğu anlaşılmaktadır.

24 Numaralı Tavsiyede yapılan değişikliklerle;

  • Ülkelerin, şirketlerden kendi gerçek faydalanıcıları hakkında yeterli, doğru ve güncel bilgi edinmelerini, bulundurmalarını ve bu bilgileri yetkili makamlara zamanında sunmalarını sağlamaları istenmektedir.
  • Ülkelerin ayrıca, gerçek faydalanıcı bilgilerinin bir kamu otoritesi veya gerçek faydalanıcı sicili olarak işlev gören bir organ tarafından tutulmasını da sağlamaları gerekmektedir.
  • Hamiline yazılı pay senetlerinin ihracının yasaklanması ve mevcut olanların dönüştürülmesi veya hareketsiz hale getirilmesi de dahil olmak üzere, hamiline yazılı pay senetlerinin kötüye kullanılmasını önlemek için daha güçlü kontroller ve şeffaflık düzenlemeleri getirilmektedir.

Yeni hamiline yazılı pay senedi çıkarılması yasaklanmaktadır.

Yukarıda kısaca açıklanan değişiklikler değerlendirildiğinde ülkemizin de üzerine düşen yükümlülüklerin olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıntılar bir yana bırakılırsa her şeyden önce yeni hamiline yazılı pay senetlerinin çıkarılabilmesinin yasaklanması gerekmektedir. Ayrıca mevcut hamiline yazılı pay senetlerine ilişkin olarak Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde oluşturulan sicilin de tavsiye kararına uygun olarak işlediğinden de emin olunmasını da gerekmektedir.

Bunun için de öncelikle Türk Ticaret Kanununun 484 üncü maddesinde yer alan “Pay senetleri, hamiline veya nama yazılı olur.” hükmünün (ve ilgili diğer hükümlerin) değiştirilmesi ve hamiline yazılı pay senetleri çıkarılamayacağının açıkça hükme bağlanması gerekmektedir.

Hamiline yazılı pay senetleri sicilinin kamuya açılması tavsiye edilmektedir.

24 Numaralı Tavsiyede açıkça yer almamakla birlikte buna ilişkin Yorumlayıcı Notta ülkelerin, tüzel kişilerin sahipliğine (ve tabii ki bu arada gerçek faydalanıcılarına) ilişkin bilgilerin kamuya açılmasını da değerlendirmeleri gerektiği belirtilmektedir.

Bilindiği üzere ticaret sicilinin açıklığı ilkesi Türk Ticaret Kanununun 35 inci maddesinde yer almaktadır. Buna göre, tutulan sicilde yer alan bilgiler hem internet üzerinden Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin sorgulanması yoluyla hem de Ticaret Sicil Müdürlükleri aracılığıyla edinilebilmektedir.

Buna karşın Türk Ticaret Kanununun 489 uncu maddesinde “Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından hamiline yazılı pay senetleriyle ilgili tutulan kayıtlar, ilgili kanunlar uyarınca yetkili kılınmış mercilerle paylaşılır.” hükmü ve Hamiline Yazılı Pay Senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşuna Bildirilmesi ve Kayıt Altına Alınması Hakkında Tebliğin 8 inci maddesinde de “Bu Tebliğ uyarınca MKK nezdinde tutulan kayıtlar gizlidir. Bu kayıtlar ancak ilgili kanunlar uyarınca yetkili kılınmış mercilerle paylaşılır.” düzenlemesi yer almaktadır.(3)

Dolayısıyla da nama yazılı pay senetleri bilgileri kamuya açık kalmaya devam ederken hamiline yazılı pay senetlerinin sahiplerine ilişkin bilgiler, artık kayıt altında olmasına karşın, kamunun erişimine kapalı tutulmaktadır. Uygulama kanuna uygun olmakla birlikte hamiline yazılı pay senetlerinin sahiplerinin kimler olduğunun kamuya açılamamasının geçerli bir nedeni de kalmamıştır.

Yeni hamiline yazılı pay senedi çıkarılmasının yasaklanması sırasında (veya istenirse derhal) mevcut hamiline yazılı pay senetlerine ilişkin sicilin de kamuya açılması hem daha tutarlı hem de tarihin akışına daha uygun olacaktır.

1- https://www.fatf-gafi.org/publications/fatfrecommendations/documents/r24-statement-march-2022.html
2-  Gerçek faydalanıcı kavramı, Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde “yükümlü nezdinde işlem gerçekleştiren gerçek kişileri, adına işlem yapılan gerçek kişi, tüzel kişi veya tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri nihai olarak kontrolünde bulunduran ya da bunlar üzerinde nihai nüfuz sahibi olan gerçek kişi veya kişiler” olarak tanımlanmıştır.
3- Hamiline yazılı hisse senetlerinin kayıt sistemine ilişkin yazılarımız için şu bağlantıya bakabilirsiniz. https://vergialgi.com/hamiline-yazili-hisse-senetlerine-kayit-sistemi-geliyor-son-baski

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor