Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Sosyal Güvenlik

Ozan BARDAKÇI
10 Ocak 2022Ozan BARDAKÇI
1485OKUNMA

Maaşa Zam Yoksa İşçiye Tazminat mı Var!

Kimse kimsenin ekmeğini vermediği gibi atamızın, dedemizin hayrına da çalışmıyoruz. Çalışmamız karşılığında gelir elde ediyoruz. Bu gelirle de hayatımızı sürdürüyoruz. Emeği ile geçinen herkesin kaderi böyle.

Emeğin gelirine ücret deniyor. Ama nedense ücret denince akla ilk, asgari ücret geliyor. Ama herkes asgari ücretle çalışmıyor. Asgari ücretin üzerinde ücreti olanlar ciddi bir kitle oluşturuyor. Peki bu kişilerin maaşı nasıl artıyor?

İş kanununda tanımlar bölümünde ücretin tanımı yer almaz. Ücretin tanımı başka kanunlarda vardır ama İş Kanununun tanımlar başlıklı ikinci maddesinde “ücret” tanımı yoktur.

Kanun 32. maddesinde “Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü bir kişi tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.” şeklinde bir tanım yapıyor.

Dolayısıyla ücret için; kimse (işçi), , işveren ve para ile ödeme zorunlu unsurlar.

  • Ücret insana (bir kimse) ödenebilir. Örneğin robotun ya kağnıdaki öküzün ücreti olamaz.
  • İş karşılığında ödenir. Size tablo yapan ressama ya da ayakkabı boyacısına ücret ödeyemezsiniz.
  • İşveren veya başkası, kimin ücret ödediğinin önemi yoktur.
  • Ödeme para ile yapılır. Dolayısıyla para dışındaki hiçbir şey ücret değildir. Yeri gelirse tazminatlara dahil edilir.

İş Kanununun 39. maddesinde de asgari ücret; “İş sözleşmesiyle çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan(1)her türlü işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile ücretlerin asgari sınırları en geç iki yıl içinde belirlenir.” şeklinde tanımlanır. Ancak bu gerçekte bir tanım değildir. Tanım yönetmeliğe bırakılmıştır.   

Kanuna göre asgari ücret en geç iki yılda bir belirlenir. Bunu da bir komisyon belirler. İş kanununda geçen kanuni ücret de asgari ücrettir. Asgari ücret dışında (üstünde) kalan tüm ücretler sözleşme ücretidir. Bu nedenle iş kanununa göre iki tür ücret vardır; kanuni (asgari) ücret ve sözleşme ücreti (asgari ücretin üstü).

Asgari ücret en geç iki yılda bir belirlenir ama uzunca bir süredir yılda bir belirleniyor. 2022 yılı için belirlenen asgari ücret önceki yıla göre %50 daha fazla.

Sözleşme ücretleri de kendi içinde ikiye ayrılıyor; toplu iş sözleşmesi ve bireysel iş sözleşmesi.

Toplu iş sözleşmesi demek sendika demektir. Sendika varsa zaten yazacak bir şey yok.

Bireysel iş sözleşmesi ise işçi ile işveren arasındadır. Sözleşme serbestliğine dayalıdır. Ben şu kadar çalışırım, ben de bu kadar maaş veririm şeklinde kurulur. Taraflar hukuken eşittir. Bireysel iş sözleşmesi yazılı olmak zorunda da değildir çoğunlukla.

Asgari ücreti komisyon belirliyor, toplu iş sözleşmesi(2)ücretini sendikayla işveren. Yüz binlerce bireysel iş sözleşmesi ile çalışanın ücreti ise sözleşmeye açıkça artışlar yazılmadıysa işveren tarafından belirleniyor.

Bireysel iş sözleşmesindeki ücretin artışına ilişkin herhangi bir hüküm yer almıyor kanunda. Yani ücreti asgari ücretin üzerinde olan kişinin maaşı %50 asgari ücret artışı , %36 enflasyon oranı, %30,5 memur maaş zammı kadar da artırılabilir %5, %10 kadar da. Ya hiç artırmasak, nasıl olsa kanunda bir şey yazmıyor.  

İş Kanununun geçerli sebeple iş sözleşmesinin feshini düzenleyen iki maddesi var. Madde 24 işçi için, 25 işveren için yazılmış.

24 üncü madde;

Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:

….

  1. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:

…..

  1. e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,

işçinin kıdem tazminatı alarak istifa edebilmesini düzenliyor. Yani işçinin ücreti kanuni (asgari) ücretin altında ödenirse iyiniyet kurallarına aykırılık oluşur. İkinci seçenek sözleşme şartlarına uygun hesap edilmez ise işçi yine istifa edip kıdem tazminatına hak kazanır.

Sözleşme şartlarının neler olduğu bireysel iş sözleşmesinde yazılı olabilir. Ancak iş sözleşmesi için şekil şartı olmadığından bu sözleşme söz ile kurulmuş da olabilir. Hatta yazılı sözleşmeye artış oranı yazılmamış da olabilir.  

Ücretin miktarına ilişkin alt sınır hükmü asgari ücrettir. Bir de dolaylı bir ücret düzenlemesi vardır kanunda.

İş Kanununun 5. maddesinde “eşit davranma ilkesi” düzenlenir. Diğer adıyla ayrımcılık yasağı. Maddeye göre;

İş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz.

Şayet işyerinde ücret ödemesi ve ücret artışları bu sebeplerden dolayı farklı yapılıyorsa açılacak davada tazminat isteyebilirsiniz. Fakat bu sebepler yoksa ücret artışına ilişkin neyi ileri sürebilirsiniz ki?

İş Kanununda ücrete ilişkin bir tanım bulunmuyor. Asgari ücretin üzerindeki ücretler sözleşmeücreti kabul ediliyor. Sözleşmeler de serbestçe kuruluyor. Yani asgari ücretin üstünde olduğu sürece ücret serbestçe belirleniyor ve serbestçe artırılıyor.

Sosyal Sigorta ve Vergi Kanunlarındaki ücret tanımından önce iş hukukuna göre bir örnek verelim.

2018 yılında kurulan bir hukuk bürosu düşünelim. Büroda bir çaycı, bir sekreter, bir avukat katibi ve bir avukat istihdam edelim. Çaycıya en az 1.603,50 TL (asgari ücret) vermek durumundayız. Sekretere 2.000TL, avukat katibine 2.400 TL ve avukata 2.800 TL ücret ödeyelim. 2018 yılında 400 TL X’e eşitse;

  • Çaycı 4X,
  • Sekreter 5X, 
  • Avukat katibi 6X,
  • Avukat 7X (asgari ücretin yaklaşık iki katı)

dolayında ücret geliri elde ediyor. İşin niteliğine göre adil bir dağılım.

Ücretleri 2022 yılına getirdiğimizde aynı adaletin varlığını koruyup korumadığını iki örnekle test edelim.

Birinci durumda asgari ücret üzerinde geliri olanlar için sözleşmeye %15 yıllık artış hükmü konulmuş olsun.

YılÇaycıSekreterKatipAvukatSözleşme ArtışıA.Ü Artışı
20181.603,002.000,002.400,002.800.00%15%26,06
20192.020,002.300,002.760,003.220.00%15%15,03
20202.324,002.645,003.174,003.703,00%15%21,55
20212.825,903.041,753.650,004.258,45%15%50,00
20224.250,003.498,014.197,614.897,21  

2022 yılına gelindiğinde sekreter ile katibin sözleşme ücretleri kanuni ücrete dönüştü. Avukatımız asgari ücretin altıda biri kadar fark alıyor artık.

İkinci durumda ise asgari ücret üzerinde geliri olanlar için sözleşmeye enflasyon(TÜFE) oranında yıllık artış hükmü konulmuş olsun.

YılÇaycıSekreterKatipAvukatEnflasyon (TÜFE)A.Ü Artışı
20181.603,002.000,002.400,002.800.00%20,30%26,06
20192.020,002.406,002.887,203.368,40%17,14%15,03
20202.324,002.818,383.382,063.945,74%14,6%21,55
20212.825,903,229,873.875,844.521,82%36,08%50,00
20224.250,004.395,215.274,256.153,29  

2022 yılında çaycının ücreti 4X alındığında, sekreter   ̴̴4X, katip  ̴̴5X sözleşme ücretleri alıyor. Avukatımız ücreti ise 5X ile 6X arasında dolaşıyor.

İlk durumda sekreter ile katibin maaşları asgari ücrete geriledi. Avukatın ücreti ise asgari ücretten birazcık fazla. Enflasyona göre artış yapılan ikinci durumda da sekreter, katip ve avukat refahtan pek bir pay alamıyor.

Her iki durumda da sözleşme ücretlerinde artış yapılıyor. Kanun işçinin kıdem tazminatına uygun geçerli feshi için “sözleşme şartlarına uygun hesap edilmez” ise diyor. Peki sözleşmenin şartları ile hayatın olağan akışı çelişirse ne oluyor?

İş Kanununda sözleşme ücretlerinin artışıyla ilgili açık bir düzenleme bulunmuyor. Fakat Anayasamızın 138 inci maddesi;

Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre karar verirler.

ifadesine yer veriyor.

1-Kanun 1 inci maddesinde kanunun kapsamını tanımlamıştır. Asgari ücret maddesinde ise kapsamın dışına şamil bir hüküm yer almaktadır. Bu yazım hukuk metodolojisine uygun düşmemektedir. Tıpkı kıdem tazminatını yeni kanuna yazmayıp hala mülga kanun üzerinden işlem yapıldığı gibi.
2-“Sendikalaşma oranı yüzde 53,1 iken toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçi oranı %40,6”, Genel-İş Sendikası Aralık-2021 raporu.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor