Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Melodi Buket KANLIOĞLU
07 Kasım 2022Melodi Buket KANLIOĞLU
214OKUNMA

Küresel yavaşlama sinyalleri mi çalıyor?

Dünya 2019 yılından beri Pandemi, çip krizi, Rusya-Ukrayna gerginliği, enerji sorunları derken küresel ekonominin sağlığı beklenenden daha uzun sürede yerine oturacağı aşikâr. Eskiden “ABD hapşırsa dünya hasta olur” görüşü, salgının hayatımıza girmesiyle birlikte yerini gelişmekte olan ülkelerdeki gidişata bırakmış gibi duruyor. Bilhassa Çin’de yaşanan gelişmeler, Batı’da vuku bulan işgal gibi durumları düşündüğümüzde küresel ekonominin kırılganlık hassasiyetinin devam ettiği anlaşılıyor.

Büyümenin öncü göstergelerinden biri imalat PMI endeksinin güncel verilerine bakıldığında; küresel gelişmelere bağlı olarak yavaşlayan talep, üretim üzerinde olumsuz etki oluşturuyor. Uzun süredir devam eden girdi maliyetlerindeki artış nihai tüketiciye direkt yansıyan bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Bunun sonucunda ve zayıf talep neticesinde birçok ülkenin imalat sanayilerinde daralma sinyalleri görülmeye başlandı. Ekim ayı PMI’yı birçok ülkede eşik değerin altında kaldığı biliniyor (Şekil 1).

Küresel yavaşlama sinyalleri mi çalıyor?

Kaynak: S&P Global

Daralmaya ilişkin risk teşkil edebilecek durumlardan bir diğeri de küresel ticaret hacminde beklenen daralma. Pandemi sonrası oldukça hızlı toparlayan küresel ticaret, 2023 yılı sonunda %2,5 seviyesine düşmesi bekleniyor (IMF,World Economic Outlook, October 2022). Uluslararası ticaretteki daralmaların gözlemlenebileceği göstergelerden biri olan Baltık Kuru Yük Endeksi de son günlerde düşüş sergileyerek beklentiyi doğrular nitelikle ilerliyor.  

Küresel arz ve talep dengesindeki bozulma ise pandemi sonrasında Rusya-Ukrayna gerginliği neticesinde uzun zamandır yeniden gündemde. Burada gerçekleşen aksaklıklar gıda ve enerji fiyatları üzerinde volatilitenin sıklığını arttırarak enflasyonu yukarıya taşıyan önemli etmenlerden biri haline gelmiş durumda. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Ekim ayındaki raporunda 2022 yılına ilişkin %3,2 olan büyüme beklentisi sabit bırakılmış, 2023 yılına ilişkin ise  %2,9’dan %2,7’ye düştüğü görülmekte. Türkiye ise raporda 2022 yılına ilişkin büyüme beklentisi %5; gelecek yıl ise %3 olarak öngörülmüş. Yine bu noktada TCMB son yayımladığı enflasyon raporunda beklentilerini revize ederek 2022 yılsonuna ait enflasyon tahminini %60,4 seviyesinden %65,2 seviyesine çıkarırken, 2023 yılına ilişkin enflasyon tahmini ise %22,3 olarak yukarı yönlü revize etmiş.

Son söz:

İmalat sanayi tarafından gelen daralma sinyalleri, faiz yükseltme kararları, açıklanan enflasyon oranlarında görülen artışlar ile küresel ekonomideki kaygıların devam ettiği görülüyor…

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor