Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Sosyal Güvenlik

Ozan BARDAKÇI
11 Ocak 2022Ozan BARDAKÇI
922OKUNMA

İş Yükü de Lazım! Bağ-Kur-Boz; Kur-Boz-Bağ; Boz-Kur-Bağ…

Sosyal güvenlik deyince ilk akla gelen işçidir. Yani memur ve esnaf/tüccardan ziyade işçi için gelecek kaygısının giderilmesidir sistemin mantığı.

Dünyada sosyal güvenliğin ilk sistemli örnekleri işçi hakları üzerine inşa edilmiştir. İşçinin çalışma hayatında karşılaşacağı riskler sosyal sigortanın konusunu oluşturur.

Kamuda görev yapanların sosyal güvenliği ülkemiz dahil birçok ülkede olduğu gibi statü temelinde kurulmuştur. 21 yüzyılda eğilim ise statü hukukundan sigorta hukukuna geçiş yönündedir.

Kendi nam ve hesabına çalışanların sosyal güvenliği ise dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de işçi ve memurlardan sonra düzenlenmiştir.

1971 yılına kadar ülkemizde kendi nam ve hesabına çalışanlar için zorunlu bir sosyal güvenlik sistemi bulunmuyordu. Bağ-Kur Kanunu ile bağımsız çalışanlar da sosyal güvenlik sistemine girdiler. Fakat yine de 1990’ların başına kadar sağlık yardımı alamadılar.

Bağ-Kurlu kendi nam ve hesabına çalışan kişileri kapsıyor. Bunun içinde esnafı da var çiftçisi de, limited şirket ortağı da var holding patronu da.  

Kendi nam ve hesabına çalışanların sosyal güvenlik sisteminde basamak yoluyla ilerleme yöntemi tercih ediliyor. Yani Bağ-Kurlu birinci basamaktan başlayarak prim yatırıyor. Daha sonra basamak sayısı artırılıyor ve en sonunda 2008 yılı değişikliğiyle asgari ücretten az olmamak üzere beyana dayalı. 

Bağ-Kur’dan emekli olabilmek için SSK’dan daha ağır şartlar aranıyor. 99 yılından önce Bağ-Kurlu olan kadınlar 20 yıl, erkekler 25 yıl prim yatırmak zorunda. 99 sonrası Bağ-Kurlular ise kadın erkek fark etmeksizin 25 yıl prim yatırmak zorunda. Bu bakımdan Bağ-Kurlular sistemden aldıklarının karşılığını büyük ölçüde veren bir grup. 

Yukarıda belirttiğim gibi Bağ-Kur öyle geniş bir kitle ki, mahallenizin muhtarı, terzisi, ayakkabı tamircisi, tamircinin deri aldığı toptancı, toptancının mal aldığı fabrikanın sahibi, fabrikanın taşıma işini alan nakliyeci, nakliyecinin defterini tutan muhasebeci, muhasebecinin avukatı, avukatın tek ayakta yattığı koşuyu kazanan atın jokeyi, jokeyin antrenörü

Böylesine geniş bir yelpaze Bağ-Kur. Hepsinin yaptığı iş farklı. Haliyle ödeme güçleri de. Fakat Kanun hepsi için en az asgari ücretin %34,5 oranında prim borcu çıkarıyor her ay. Hem de brüt asgari ücret.

2022 yılında asgari ücret brüt aylık 5.004 TL. Bu nedenle her Bağ-Kurlu her ay 1.726 TL prim borcuna sahip oluyor. Erken ödeme yaparsa indirim oluyor ama Bağ-Kurluların büyük çoğunluğu zaten primini ödeyemiyor.  

Bağ-Kurlu primini ödeyemedikçe yapılandırma çıkıyor. 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılından bu yana 5 tane[1] yapılandırma çıkarılmış. Yapılandırma Bağ-Kurlu borçlarını ödeyebilsin diye çıkarılıyor ancak Bağ-Kurlu yine taksitleri ödeyemiyor. Çünkü Bağ-Kur’a gelene kadar, elektriği var suyu var; gazı var, kirası var…

Yapılandırmalar fayda etmeyince ihya korumalı durdurma formülü geliştirildi Bağ-Kurlular için. Durdurmanın anlamı geçmişte olan Bağ-Kur borçlarınız durduruluyor (bir bakıma siliniyor), hizmetleriniz de durduruluyor. Yani borç yok hizmet yok!

Bağ-Kurlu bir gün eğer, daha önce durdurulan hizmetlerini canlandırmak (ihya) isterse durdurulan primlerin tamamını ödeyip hizmetlerini geri alabiliyor. Burada temel kural, ihyanın tüm hizmetleri için yapılması. Yani 15 yılım silindi ama 5 yıl bana yeter diyemiyorsunuz.

Ödemek istiyorsanız hepsini ödüyorsunuz. Böyle olunca ihya da Bağ-Kurlu için cazip olmuyor. Çünkü ihya için toplu para gerekiyor. Faizi, zammı, cezası da cabası!

Sistemde kaymaklı ekmek kadayıfı da var elbette. Yapılandırma kapsamında ihya!

Primini düzenli ödeyen Bağ-Kurlu için en büyük hayal kırıklığı olabilir. Şöyle ki yapılandırma geçmiş borçlar için ödeme imkanı sağlıyor. Ödeme anapara ve cüzi bir faiz üzerinden yapılıyor. Örneğin 100.000 TL anapara borcunuza 300.000 TL faiz, ceza vs. işlemiş olsun. Yapılandırma ile taksitlendirip anaparanın biraz üzerinde ödeme ile borcu kapatabiliyorsunuz.

Şayet durdurulan hizmetiniz 90 yıllara aitse yaşadınız. 2000’li yıllar da yine ciddi avantaj sağlar. O günkü Bağ-Kur primlerini yapılandırma kapsamında çok düşük ödemelerle ihya edebilirler. Yani düzenli ödeme yapan Bağ-Kurlu her ay için 1.726 TL ödeme yaparken zamanında ödeme yapmamış kişi 1.726 TL ile üç hatta beş yılını canlandırabilmektedir.

İhya arasında hizmet çakışmaları da görülebilir. Tabi başka başka çileden çıkaran sorular da. İşçi olarak çalıştı mı, başka bir Bağ-Kuru var mı, tevkifat sayılır mı, vergi dairesi bildirmiş mi, 2011Şubat öncesi SSK mı önce başlamış……

İş üstüne iş çıkarır Bağ-Kur. Ama en sonunda hizmetler silinir. Borçlar yapılandırılır. Yapılandırma ödenmez. Hizmetler silinir. İhya hakkı verilir. İhya ödenmez….

2008 yılı sonrasında sorgusuz sualsiz bir sigorta türü geldi. İsteğe bağlı sigortalılık. Türkiye’de ikamet eden 18 yaşını doldurmuş herkes isteğe bağlı sigortalı olabiliyor. İsteğe bağlı sigortalılık Bağ-Kur’a sayılıyor.

Aslına bakarsanız zorunlu Bağ-Kur’dan vazgeçilse, isteğe bağlıyla daha düzenli prim toplanır gibi duruyor. Azalan iş yükü de cabası.

İsteyen primini öder hizmetini ekler. Geçmişi ödemek isterse de günün primi üzerinden öder.

Çünkü Bağ-Kur’a gelene kadar, elektriği var suyu var; gazı var, kirası var…

1-Yapılandırma Kanunları; 6111, 6552, 6736, 7020, 7143

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor