Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Mükellef Hakları

Cengizhan Hakan O. DOĞRUYOL
Cengizhan Hakan O. DOĞRUYOL
880OKUNMA

İhracat teslimlerinden kaynaklanan KDV iade alacağı için düzeltme ve şikâyet yoluna başvurulabilir mi?

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu (VDDK) tarafından ihracat teslimleri nedeniyle yüklenilen ve indirim konusu yapılamayan katma değer vergisi (KDV)’nin iade edilmesi talebiyle düzeltme ve şikâyet yoluna başvurulamayacağına karar verilmiştir.

Yazımızda, nasıl bir süreç yaşanarak bu sonuca ulaşıldığı okuyucunun bilgisine sunulmaktadır. Sürecin doğru anlaşılabilmesi için, maddi olay ve ilgili mevzuat hakkında kısa bilgi verilerek konuya başlanmıştır. Devamında ise idari aşamada yaşananlar ile yargı aşamasında verilen kararlar anlatılmıştır.

Maddi Olay ve İlgili Mevzuat

Maddi Olay

Maddi olayda, Davacı Şirket tarafından, ihracat teslimleri nedeniyle yüklenilen ve indirim konusu yapılamayan KDV yer almaktadır.

Bahis konusu KDV, 2014 yılının Temmuz ve Ağustos dönemlerine ilişkindir.

Düzeltme ve Şikâyet Yolunun Özellikleri

İlgili mevzuat gereğince mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilmektedir. Vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar ise şikâyet yoluyla Hazine ve Maliye Bakanlığı’na müracaat edebilirler.

Düzeltme ve şikâyet yoluna başvurulabilmesi için vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması gerekmektedir.

İlgililer, zamanaşımı süresi içinde olmak koşuluyla bu yola başvurulabilir.

Bu yol ile doğrudan vergilendirme işlemine karşı süresi içinde açılabilecek dava hakkından ayrı olarak, başvurunun reddi halinde uyuşmazlığın yargı mercii önüne getirilebilmesine imkân tanınmaktadır.

İstisna Edilmiş İşlemlerle İlgili KDV İadesi

KDV Kanunu'nun 32. maddesinde belirtilmiş olan vergiden istisna edilmiş işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV’den indirilebilmektedir.

Vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde, indirilemeyen KDV, bu işlemleri yapanlara iade olunmaktadır.

İdari Aşamada Yaşananlar

Vergi Dairesine Başvurulması

2014 yılının Temmuz ve Ağustos dönemlerine ilişkin bu vergilerin yeminli mali müşavir (YMM) tasdik raporu uyarınca iade edilmesi talebiyle vergi dairesine başvurulmuştur.

İdarece, YMM raporunun incelenmesi sonucunda eksiklikler bulunduğunun tespit edilmesi üzerine bu eksikliklerin tamamlanması istenmiş, eksikliklerin tamamlanamaması nedeniyle iade talebinin vergi inceleme raporunun sonucuna göre yerine getirileceği belirtilmiştir.

Dolayısıyla yapılan düzeltme başvurusu vergi dairesi tarafından reddedilmiştir.

Gelir İdaresi Başkanlığı’na Başvurulması

Şirket tarafından, Gelir İdaresi Başkanlığı’na yapılan şikâyet başvurusu da zımnen reddedilmiştir.

Yargı Aşamasında Verilen Kararlar

Yapılan işlemin iptali istemiyle vergi mahkemesi nezdinde dava açılmıştır. Yargılama süreci aşağıdaki şekilde cereyan etmiştir

Vergi Mahkemesi Kararı

Vergi mahkemesi, davacı şirketin ihracat istisnası kapsamındaki satışları dolayısıyla yüklendiği KDV’nin yasal koşulları oluştuğu halde mahsuben/nakden iade işleminin yerine getirilmemesinin Vergi Usul Kanunu'nun 116.nmaddesi bağlamında vergi hatası olarak nitelendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır.

Düzeltme-şikâyet kapsamında yapılan başvurunun davalı idarece zımnen reddine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

İstinaf Kararı

Davalı idare, istinaf isteminde bulunmuştur.

Bölge idare mahkemesi (vergi dava dairesi) tarafından, kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu istem reddedilmiştir.

Temyiz Kararı

Davalı İdare temyiz isteminde bulunmuştur.

İstemi inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi tarafından, 21/04/2022 tarih ve E:2018/59, K:2022/2827 sayılı Kararı ile İdare lehine hüküm tesis edilmiştir. Dolayısıyla istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

Dördüncü Daire, hukuki ihtilaf niteliğindeki dava konusu uyuşmazlığın vergi hatası kapsamında incelenmesini mümkün görmemiştir.

Daireye göre, Davacı tarafından ileri sürülen iddiaların, hukuki yorum gerektirdiğinden, süresi içerisinde açılan davada incelenmesi gerekir.

Daire Kararında, Vergi Usul Kanunu'nun vergi hatalarına ilişkin düzenlemelerine göre, dava açma süresi geçtikten sonra ancak kanunda belirtilen durumlarla sınırlı olarak hukuki ihtilaf içermeyen basit ve açık hataların düzeltme ve şikâyet yolu ile dava konusu edilmesinin mümkün olduğu; aksi takdirde, her türlü uyuşmazlığın düzeltme zamanaşımı içinde dava konusu edilebilmesinin söz konusu olacağı, bunun da dava açma sürelerine ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin konuluş amacına uygun düşmeyeceği ifade edilmiştir.

Israr Kararı

Bölge idare mahkemesi (vergi dava dairesi) aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararı

Danıştay VDDK Kararında, düzeltme ve şikâyet yolunu vergi hatalarına yönelik ayrı ve sınırlı bir başvuru yolu olarak nitelendirmektedir. Bu yol ile doğrudan vergilendirme işlemine karşı süresi içinde açılabilecek dava hakkından ayrı olarak başvurunun reddi halinde uyuşmazlığın yargı mercii önüne getirilebilmesine imkân tanınmaktadır. Bu yol, VUK’un aradığı anlamdaki vergi hatalarının bulunması haline özgüdür.

Bu meyanda, Danıştay VDDK, 07/06/2023 tarih E. No: 2022/1513, K. No: 2023/582 sayılı Kararında;

“düzeltme ve şikâyet yoluna başvurulabilmesi için vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması gerekmektedir. Haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması ise yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı olarak işlem tesis edilmesi halinde mümkündür.

Katma Değer Vergisi Kanunu'nda öngörülen sistemin bir sonucu olarak katma değer vergisi iade alacağının bulunması, haksız yere fazla vergi alındığı anlamına gelmeyeceği gibi bu durumda yürürlükteki mevzuat hükmüne aykırı olarak işlem tesis edildiğinden de söz edilemez.

Belirtilen hususlar dikkate alındığında, ihracat teslimleri nedeniyle yüklenilen ve indirim konusu yapılamayan katma değer vergisinin iade edilmesi talebiyle düzeltme ve şikâyet yoluna başvurulabilmesine imkan bulunmadığı”

ifadelerine yer verilmiştir.

Bu nedenle, vergi dairesi işleminin iptali istemiyle dava açıldığı dikkate alınıp vergi dairesi başkanlığı (vergi dairesi müdürlüğü) husumetiyle yapılacak yargılamada işin esası incelenerek karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor