Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Adnan YILDIRIM
31 Ekim 2022Adnan YILDIRIM
124OKUNMA

Hindistan’ın Özel Turizm Bölgeleri modeli Türkiye’ye uygun mu?

Özellikle gelişmekte olan ülkeler, genel mevzuata tabi normal sanayi ve hizmet bölgeleri yanında özel ekonomi bölgeleri, serbest bölgeler, teknoloji bölgeleri gibi modelleri kullanarak; ekonomik gelişme, büyüme, ihracatı artırma, teknoloji transferi, yabancı sermayenin çekilmesi, döviz gelirlerinin artırılması vb. amaçlarla gelişmiş ülkeler ile aralarındaki farkı kapatmaya çalışmaktadırlar.

1,4 milyarı aşan nüfusu ile dünyanın en kalabalık ülkesi Hindistan, 1947’de elde ettiği dominyonluğun ardından kısa süre İngiliz Milletler Topluluğunda kalıp 1950’de tam bağımsızlığını kazanması sonrasında uzun yıllar ayakta durmaya çalışmış, 2000’li yıllarda küresel siyasette ve ticaretteki önemini giderek artırmıştır.

Günümüzde Hindistan, küresel ekonominin yeni rotası (ortasında bulunduğu) Asya coğrafyasının önde gelen ülkeleri arasındaki yerini almış, bölgesel siyasi ve ekonomik işbirlikleri yanında BRICS ülkeleri içinde ağırlığı olduğu kabul edilen bir ülke konumuna ulaşmıştır.

Bu yazı kaleme alınırken; en genç, İngiliz orijinli olmayan, siyasette sadece 3 yıl deneyimli, finans eğitimli, 2 yıl Maliye Bakanlığı yapmış Hint kökenli Sn. Rishi Sunak’ın, İngiltere’nin yeni başbakanı seçilmesi de tam bir tesadüf olmuştur.

Hindistan, $3,5 trilyonluk nominal milli geliriyle dünyanın en büyük beşinci (PPP ile üçüncü) ekonomisidir.

  • Büyüme performansı yüksek (2022 %6,8; 2022-23 ilk çeyreğinde %13,5, 2023 hedefi %6,1),
  • 471 milyon çalışabilir nüfusu, istihdamın %42,6’sı tarımda çalışan, ekonomide sanayinin payı %29,3,
  • Yıllık enflasyonu %7,4;
  • İşsizlik %6,4 ve
  • $1 trilyonu aşan dış ticaret hacmiyle yaklaşık $200 milyar dış ticaret açığı veriyor.
  • Cari açığı yıllık $30 milyar, dış borcu ise $600 milyar seviyesinde…

Turizm sektörü; Hindistan’ın cari açığının çözümü, istihdam sağlanması ve sosyo-ekonomik gelişiminde önemli yer tutmaktadır. Holistik turizmin geliştirilmesi amacıyla, uluslararası standartlarda “Özel Turizm Bölgeleri” kurulması ilk kez, 2017-18 bütçesinde ülke gündemine gelmiştir.

Beklenti, holistik turizm konseptine uygun bölgelerin altyapısı ile buralarda verilen hizmetlerin kalitesinin birinci sınıfa yükseltilerek oluşturulacak turizm bölgelerinin ülke ekonomisine katkısının artırılması, hatta ekonomik kalkınmanın itici gücü haline getirilmesidir.

İçerdiği doğal yaşam, kültürel miras, gelenekler, tarih, macera, sahiller gibi temalarıyla turizm dostu olarak tasarlanan bölgelerde turistlerin uzun süre kalmasını sağlayacak dinlenme, eğlence, rekreasyon alanları ve kültürel etkinliklere yer verilecek; gelecek kuşaklara bırakılacak çevre ve doğal yapılar korunarak, yerel halkın, kabilelerin gelirleri artırılacaktır.

Bölgelerden beklentiler

Dünyanın en kalabalık ülkesi olunca, ilk beklenti istihdam sağlanması ile mevcut istihdamın ve çalışanların gelirlerinin artırılması öncelikli hale gelmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde, turizm sektöründe çalışanların eğitim düzeyinin ve ücretlerinin diğer geleneksel sektörlere göre biraz daha yüksek olduğu bilinmektedir.

Kısa başlıklarla Hindistan özel turizm bölgelerinin,

  • En fazla istihdam sağlaması beklenen konaklama sektörünün, yerel halka iş sağlaması
  • Küçük, orta boy işletmelere; sektöre dönük ticari faaliyetler için fırsatlar yaratması
  • Kuruluş yerlerinde uluslararası standartta yeni yollar, parklar, ortak kullanım alanları, sağlık hizmetleri, yeni havaalanları gibi altyapı yatırımlarının yapılması
  • Yerel halkın yaşam kalitesinin artırılması
  • Yapılacak otel, hastane, ticari işletmeler/tesisler, müzeler, tema parklarının yaratacağı gelirlerin, bölgenin ve ülkenin ekonomisine katkı yapması
  • Ülkeye döviz girişinin sağlanması, döviz rezervlerinin artırılması
  • Gelen turistlerle, bölgelerde çalışan-iş yapan-yaşayan yerel halk arasında kültürel ilişkilerin geliştirilmesi
  • Tarihi ve arkeolojik yerlerin korunması
  • Mevcut turizm alanlarının iyileştirilmesi ile geliştirilmesine katkı yapması

gibi faydalar beklenmektedir.

Tabii ki her ülkede olduğu, özel turizm bölgeleri modelinin de kurulacağı bölgeler, kuruluş yerleri ile bu bölgelerde yapılacak yatırımlar, modelden beklentilerin gerçekçiliği konularda toplumda farklı düşünceler değerlendirmeler de olacaktır.

Gayet doğaldır ki, sahillerde ya da ormanlık alanlarda kurulacak bu yerlerde yaşayanların yerlerinden edilmesi, geleneksel faaliyetlerinin etkilenmesi, doğal kaynaklara erişimlerinin kısıtlanması, çevreye zarar verilmesi gibi nedenlerle kurulacak bölgelerle ilgili uyarıcı/karşıt görüşler ve kampanyalar da söz konusu olduğu anlaşılmaktadır.

Bu endişeler, mevcut ya da yeni mevzuat düzenlemeleriyle giderilebilir.

Konuyla ilgili birden fazla kurumun devrede olması da bölgelerin kuruluşunun sebep olacağı olumsuz etkileri başından önleyebilecektir.

Günümüzde, çevre dostu ekipmanlar ve araçlar, yenilenebilir enerji, kaynakların verimli kullanımı gibi çok sayıda iyi uygulamaların çeşitliliği; bu uygulamaların devlet politikalarıyla desteklenmesi, hatta zorunlu kılınması, duyulan endişelerin giderilmesine katkı yapabilecektir.

Sonuç olarak, sebep olabileceği potansiyel olumsuzlukları da dikkate alarak; özel turizm bölgelerinin, yeni hizmet ve sanayi alanları, altyapı yatırımları, istihdam artışı, çalışan kalitesinin iyileştirilmesi, yabancı sermaye girişi gibi etkilerle Hindistan ekonomisinin büyümesine katkı yapması; bölgede yaşayan yerel halkın ve ülkenin gelir ve refah seviyesini yükseltmesi beklenmektedir.

Hatta bu bölgelerin, doğal-kültürel-geleneksel-özgün zenginliğe sahip Hindistan’ın ekonomik gelişiminin motoru olacağı şeklinde değerlendirmeler de yapılmaktadır. İlk uygulamalardan, bu değerlendirmeleri doğrulayacak örnekler de oluşmaktadır.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor