Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Muhasebe ve Denetim

Nazmi KARYAĞDI
31 Ocak 2022Nazmi KARYAĞDI
556OKUNMA

Finansal tablolarımız New York La Guardia ve Londra Heathrow Havaalanlarından geri çevrilir mi?

Şirketlerin finansal tabloları, insanların pasaportları gibidir.

Her yerde geçerli olabilmesi için uluslararası standartlarda, karşılaştırılabilir ve itibar edilebilir olması gerekir.

GAAP ya da IFRS

Finansal tabloların raporlanması konusunda dünya üzerine kabul gören iki sistem var.

Birisi Amerika Birleşik Devletlerinde geçerli olan GAAP (Generally Accepted Accounting Principles) Genel Kabul Edilmiş Muhasebe Standartlarıdır.

Diğer ise IFRS (International Financial Reporting Standards) Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarıdır. IFRS; daha ziyade kıta Avrupa’sında yaygın olan ancak geniş bir coğrafyada da uygulanan bir standarttır.

Türkiye olarak biz de IFRS’i TFRS-TMS olarak kullanmaktayız.

Enflasyon muhasebesi (düzeltmesi)

Geçtiğimiz Kasım ayının başından itibaren enflasyon düzeltmesinin yürürlüğe gireceği, ülkemizde önemli bir gündem konusu oldu.

Çünkü son üç yıldır giderek artan enflasyon oranları, 2022’nin başından itibaren finansal tablolarda enflasyon düzeltmesini gerekli kılıyordu.

Bu esnada kamuoyunun gündemine getirdiğimiz konu, DÜNYA Gazetesi’nce de manşete taşıdı.

Finansal tablolarımız New York La Guardia ve Londra Heathrow Havaalanlarından geri çevrilir mi?

(Görsel: DÜNYA Gazetesi, 8 Aralık 2021, sayfa 16)

Esasen konu vergiden ziyade finansal tabloların gerçek durumu yansıtması iken, şartların gerçekleşmesi nedeniyle 2022’de devreye giren enflasyon düzeltmesi, Ocak ayının 20’sinde 7352 sayılı Kanun’la 2023 sonuna kadar ertelendi.

7352 sayılı Kanun’la ilgili TBMM Genel Kurul görüşmelerinde İYİ Parti milletvekilleri tarafından verilen değişiklik önergesiyle “Geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2021 ve 2022 hesap dönemlerinin enflasyon düzeltmesine tabi tutulması ancak enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan kârın vergiye tabi tutulmaması, zararın da zarar olarak kabul edilmemesi” yönünde verilen önerge kabul edilmedi ve böylece finansal tabloların gerçek durumu yansıtması imkanı da ortadan kalktı.

KGK tercihini duyurdu

Muhasebe ve iş dünyasının merakla beklediği bir diğer önemli belirleme ise, enflasyon düzeltmesinin ertelemesine ilişkin yasa TBMM’de kabul edildikten bir gün sonra, 21 Ocak 2022’de, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu’ndan (KGK) duyuru olarak geldi.

Kurul duyurusunda; yüksek enflasyon dönemine girildiğinin tespit edilmesi hususunda TMS 29’da bir belirleme yapılmamış olduğunu belirterek (Yİ ÜFE mi TÜFE mi?), uluslararası uygulamalarda TÜFE oranlarının esas alındığını belirterek kendisinin TÜFE’yi dikkate aldığını açıklamıştı.

Bu ne anlama geliyordu?

Son üç yıllık dönemde kümülatif endeks değişim oranı Yİ ÜFE’de %141,70 iken TÜFE’de ise %74,41’di.

Yani TMS 29’da yer alan “Son üç yılın kümülatif enflasyon oranı %100’e yaklaşmakta ya da aşmaktadır” koşulu sağlanmamış oluyordu.

Neticede KGK, TFRS’yi uygulayan işletmelerin 2021 yılına ait finansal tablolarında TMS 29 kapsamında ve BOBİ FRS uygulayan büyük ve orta ölçekli işletmelerin de herhangi bir düzeltme yapmalarına gerek bulunmadığını duyurdu.

KGK, TÜFE’yi tercih ederek TMS 29’u devreye almaması kararında kısaca “uluslararası uygulamalar”dan söz etse de IFRS dökümanlarında buna yönelik bir belirlemenin yer almadığı biliniyor.

Öte yandan TÜFE, nihai tüketiciye yansıyan enflasyon iken, Yİ ÜFE ise üreticiler seviyesinde (arz cephesinde) oluşan enflasyondur. Sırf bu nedenle Yİ ÜFE’nin ölçüt olarak dikkate alınmasının daha uygun olacağı fikrindeyim.

Nitekim Vergi Usul Kanununda yapılan tercih de bu yönde olmuştur.

Muhasebe camiasının iş yükü endişesi

Bilhassa muhasebe camiasında enflasyon muhasebesinin uygulanmasında en çok endişe duyulan konu iş yükü oldu.

Oysaki 2004 uygulamasını hatırlayacak olursak belirli bir net satış ve aktif büyüklüğünün altındaki işletmeler kapsama alınmamıştı. Ve bu hadler de küçük ve orta ölçekli işletmeleri rahatlatacak düzeydeydi (Bkz. 9.8.2004 tarihli 10 sayılı VUK Sirküleri).

Bana kalırsa; belli büyüklüğün üzerindeki işletmelerin enflasyon düzeltmesi yaparak mali tablolarını güncellemeleri ve güçlendirmeleri, ortaya çıkacak kâr veya zararın da vergilendirilmemesi yoluyla hareket edilmesi en uygun yol olurdu.

Şimdi eğer kısa sürede bir düzenleme yapılmazsa, Anadolu’daki pek çok şirket teknik iflasla karşı karşıya kalabilecek durumda ne yazık ki.

TMS 29 ne diyor?

Resmi Gazete’de 31.12.2005’te yayınlanan TMS 29- Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama Standardı ülke olarak yaptığımız tercihin ne anlama geldiğini bize şu şekilde hatırlatıyor:

“Yüksek enflasyonlu bir ekonomide, faaliyet sonuçlarının ve finansal durumun düzeltme yapılmaksızın yerel para biriminde raporlanması anlamlı ve faydalı değildir. Para satın alma gücünü öyle bir oranda kaybeder ki, farklı zamanlarda meydana gelen işlemlerin veya diğer olayların tutarlarının karşılaştırılması, aynı hesap döneminde bile yanıltıcı olur.”

Quasimodo, Pamuk Prensesin pasaportuyla New York’a, Londra’ya girebilir mi?

El cevap;

Enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayarak Pamuk Prenses görünümünde olan, ancak gerçekte her biri “Quasimodo” olan finansal tablolarımız New York La Guardia ve Londra Heathrow Havaalanlarında maalesef kabul edilmeyecekler.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor