Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Sosyal Güvenlik

Ahmet Metin AYSOY
13 Haziran 2022Ahmet Metin AYSOY
407OKUNMA

“Esnaf Kurye” modelinin sosyal güvenlik ve vergi boyutu

İnternet üzerinden alışverişin yaygınlaşması, standart dışı istihdam biçimlerine yönelişi de beraberinde getirdi. Asgari ücret, kıdem-ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, sosyal güvenlik primi gibi yükümlülüklerden kurtulmak isteyen e-ticaret platformları esnaf kurye modeli olarak adlandırılan standart dışı bir istihdam şeklini çalışma hayatına soktular.

Sistemin özü şu; eskiden ücretle hizmet sözleşmesiyle çalıştırılan kuryeler yerine, serbest çalışan kuryeler ile istisna-eser, taşıma sözleşmesi yaparak iş ve sosyal güvenlik mevzuatının getirdiği mali külfeti e-ticaret sitelerinin üzerinden almak. Yani, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 4857 İş Kanununun arkasından dolanarak, sosyal güvenlik ve iş mevzuatımızda olmayan serbest (bağımsız) işçi gibi bir ucube meydana getirmek.

Kuryenin taşıma işini kendi aracıyla yapılmasını şart koşmak, yine e-ticaret platformunun tek taraflı iradeyle hazırladığı eser veya taşıma sözleşmesini kuryeye imzalatmak, kuryeyi esnaf yapmaz.

Gerçekte kurye e-ticaret platformuna bağlı çalışmaya devam etmektedir. Çünkü kurye teslimatı işveren konumunda olan dijital platformunun talimatıyla, belirli sürede yapmak ve yeni bir taşıma talimatı almak için işverenin buyruğu altında beklemek zorundadır.  Bu bekleme süresi içinde başka bir iş yapma imkanı yoktur. Uygulamada da böyle olmaktadır. Yani, kurye adına esnaf dense de, gerçekte işverene bağımlı çalışmaktadır.

Parça başına veya saat başına kuryeye ödeme yapılması ücretin mahiyetinde bir değişiklik yaratmamaktadır.

Bu açıklamalar bağlamında, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 4-1/a maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 8 inci maddesi, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 393 üncü maddesi ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesine göre, kurye işverene bağlı olarak ücretle iş sözleşmesiyle çalışmaktadır.

Bu itibarla, kuryeye eser veya taşıma sözleşmesi imzalatılarak, 5510 sayılı Kanun 4/1-b maddesi kapsamına -eski deyimle BAĞKUR kapsamına- sokulması suretiyle sigorta primini kendi ödemek mecburiyetinde bırakılması, bu minvalde vergi mükellefiyeti tesis ederek vergi dairesine kayıt olma ve hizmet verdiği dijital platform adına fatura kesme ve kazancından gelir vergisi ödeme külfeti altına sokulması hatalıdır.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor