Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Osman ARIOĞLU
18 Mart 2022Osman ARIOĞLU
493OKUNMA

Elektrikte KDV indirimi, etkileri ve çözüm önerileri

Katma Değer Vergisi (KDV) oran farklılıkları öyle enteresan sonuçlara yol açabiliyor ki, bir oran değişimi yapmadan önce çok ince eleyip sık dokumak gerekiyor. İlgili sektör temsilcileri KDV mantığını tam olarak değerlendiremediklerinden zaman zaman KDV indirim talebinde bulunuyorlar. Oran indirimi yapıldığında bu indirimin aslında kendilerine yük getirdiğini fark ettiklerinde iş işten geçmiş oluyor. Oluşan finansman yükü birçok işletmenin batmasına kadar giden sonuçlar doğurabiliyor. Örneklerini geçmiş dönemlerde yaşadığımızı hatırlıyorum.

Tarımsal sulama ve konutlarda KDV indirimi

Özellikle tarımsal sulamada kullanılan elektrik perakende hizmetinde KDV oran indirimi uzunca bir zamandır talep ediliyordu. Biz de bir önceki yazımızda tarımsal sulamada kullanılan elektrik teslimlerinde KDV oranının indirilmesinin fazlaca bir yan etkisi olmayacağından bahsetmiştik. 1 Mart tarihli Resmi Gazete’de konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı yayımlandı ve tarımsal sulamada ve meskenlerde kullanılan elektrik teslimlerinde KDV oranı yüzde 8’e indirildi.

İlk bakışta; KDV indirimi talep edilmiş, devlet de uygun görmüş ve indirimi gerçekleştirmiş, o zaman burada problem ne ola ki denilebilir. Hem tarımsal sulama aboneleri hem de meskenler bakımından vatandaşlarımız için KDV oranının yüzde 8’e indirilmesi, onlar üzerindeki maliyeti azaltıcı sonuç doğuracaktır, orası net. Burada problem, tarımsal sulamaya ve konutlara elektrik tedarik eden görevli perakende şirketleri bakımından ortaya çıkıyor. Görevli perakende şirketleri, elektrik enerjisini genel olarak elektrik piyasası olarak bilinen kısaca EPİAŞ olarak anılan piyasadan temin ediyor.

Görevli perakende şirketleri tedarik ettikleri elektrik enerjisini, elektrik tarifeleri üzerinden nihai kullanıcılara iletiyor. Yaklaşık son 5-6 aydır elektrik piyasasında oluşan fiyatlar, perakende satış tarifelerinin neredeyse yüzde 50 üzerinde gerçekleştiğinden burada zaten elektrik şirketleri ciddi bir finansman yükü ile karşı karşıya kalıyordu. Şayet görevli perakende şirketlerinin nihai tüketiciye ulaştırdıkları enerjinin arzında yeni bir imkan sağlanmaz veya kamu kurumu olan Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) bu enerji bedelinin önemli bir kısmını görevli perakende şirketlerine sağlamazsa bu şirketlerin üzerine bir de ciddi KDV yükü binecektir. Üstelik mevcut durumda indirimli orana tabi ürünlerde KDV iadesinin yıllık olarak yapıldığı düşünülürse bu finans maliyetinin katlanılması hiç de kolay olmayacak.

Görevli perakende şirketin kârı ne kadar?

Bu vesile ile kamuoyunda son günlerde yanlış bilinen bir konuya da açıklama getirmek isteriz. Yukarıda da belirttiğimiz gibi; mesken, ticarethane, sanayi, tarımsal sulama vs. tüm nihai kullanıcılara elektrik enerjisi görevli perakende şirketleri tarafından satılıyor. Bu satış ikili anlaşmalar dışında, kamu tarafından belirlenen perakende satış tarifesi üzerinden yapılıyor. Görevli perakende şirketlerinin bu enerji satışından edebilecekleri kâr oranı da yine kamu tarafından belirlendi ve yüzde 2.38’dir. Görevli tedarik şirketleri bu enerjiyi yine yukarıda belirttiğimiz gibi çoğunlukla EPİAŞ’tan temin ediyor.

Geçtiğimiz yılın ikinci yarısında ve içinden geçmekte olduğumuz günlerde özellikle petrol ve kömür fiyatlarındaki yükseklikten dolayı elektrik piyasasında enerji üretip satan doğalgaz çevrim santralleri veya kömür çevrim santralleri ise düşük fiyatlarda enerji arzına katkı sağlayamıyor. Hal böyle olunca da enerji piyasasındaki enerji satış fiyatları yüksek seyrediyor. Ancak fiyatlar maliyeti kurtarır bir noktaya geldiğinde bu santraller üretime katkı sağlayabiliyor. Zira, halen ancak ülkemizdeki enerji arzının sadece üçte birlik bölümü yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanıyor.

Önerimiz

Kamu tarafından atılan bu adımın görevli perakende şirketlerine taşıyamayacakları yük oluşturmaması bakımından;

  • Tarımsal sulama ve mesken enerjisi EÜAŞ tarafından sağlanmalı.
  • Görevli perakende şirketlerine aylık mahsuben ve nakden KDV iade imkanı sağlanmalı.
  • Bu iki husus ile birlikte sadece görevli tedarik şirketlerinin KDV uygulaması bakımından dileyenlere grup konsolidasyonu imkanı sağlanmalı.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor