Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Bülent TAŞ
28 Aralık 2021Bülent TAŞ
1213OKUNMA

Dövize Endeksli Mevduata Ödenecek Kur Farklarının Vergi Kanunları Karşısında Durumu Nedir?

Dövize endeksli TL mevduata ödenecek kur farkının faiz olup olmadığı özellikle ilahiyatçılar arasında farklı görüşlerin doğmasına neden oldu. Bazı ilahiyatçılar bunu örtülü faiz olarak nitelerken diğer bazı ilahiyatçılar bunu “hibe” olarak nitelendirdiler.

TL mevduata ödenecek kur farkının vergi kanunları çerçevesinde nasıl nitelendirileceği de önem taşımaktadır. Önümüzde duran alternatifler de ilahiyatçıların tartıştığı iki alternatiften ibarettir. Yani bu kur farklarını elde edenlerin elde ettikleri bu gelirler ya faiz olarak menkul sermaye iradı kabul edilecek ve gelir vergisine tabi tutulacak, ya da ivazsız olarak intikal ettirilen bedel olarak veraset ve intikal vergisine tabi tutulacaktır.

Gelir Vergisi Kanunu Ne Diyor?

Gelir Vergisi Kanununun 75’inci maddesinde menkul sermaye iradı “Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkül sermaye dolayısıyla elde ettiği kâr payı, faiz, kira ve benzeri iratlar menkul sermaye iradıdır.” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanım özü itibariyle nakdi veya diğer sermayeden elde edilen faiz ve benzeri iratları menkul sermaye iradı olarak kabul etmektedir.

Ayrıca faiz ve benzeri menkul sermaye iratları stopaj yoluyla vergilendirilmekte, stopaj nihai vergi yükü olarak kalmaktadır.

Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Ne Diyor?

Veraset ve intikal vergisi Kanununun 1’inci maddesi verginin mevzusunu, “Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların veraset tarikiyle veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer şahsa intikali Veraset ve İntikal Vergisine tabidir.” şeklinde tanımlamaktadır.

Burada ön plana çıkan unsur intikalin ivazsız olması gerektiğidir.

Kur farkı ödemelerini ilahiyatçıların yorumladığı gibi hibe olarak yorumlanırsa ivazsız intikal olarak veraset ve intikal vergisine tabi tutulacaktır. Zira söz konusu kanunun muafiyet ve istisnaları düzenleyen ilgili maddelerinde bu ödemeler için herhangi bir istisna veya muafiyet öngörülmemiştir.

Cumhurbaşkanı Kararı Ne Diyor?

Nitekim 21 Aralık 2021 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı tercihi faiz benzeri olarak yapılan ödemeden yana kullanmıştır. Karar, bu ödemelerin faiz benzeri olduğunu, dolayısıyla menkul sermaye iradı olarak gelir vergisine tabi olduğunu teyit etmekte, ancak üzerinden alınacak stopaj oranını sıfır olarak belirlemektedir.  Karara göre,

Mevduat Faizlerinden;

  1. Vadesiz ve ihbarlı hesaplar ile 6 aya kadar (6 ay dahil) vadeli hesaplarda %15
  2. Bir yıla kadar (1 yıl dahil) vadeli hesaplarda %12,
  3. 1 Yıldan uzun vadeli hesaplarda %10
  4. Enflasyon oranına bağlı olarak değişken faiz oranı uygulanan 1 yıldan uzun vadeli hesaplarda %0
  5. Kur korumalı vadeli mevduat hesapları ile döviz tevdiat hesaplarından dönüşüm kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilen mevduat hesaplarında %0

oranında stopaj yapılacaktır. Dikkat edileceği üzere korumalı hesaba ödenecek kur farkları mevduat faizleri başlığı altında düzenlenmiştir. Ayrıca sıfır oranda stopaja tabi olan söz konusu kur farkı ödemeleri elde edenler tarafından herhangi bir şekilde beyan da edilmeyecek dolayısıyla herhangi bir vergi yükü taşımayacaktır.

Umarım vergi uygulamaları ilahiyatçıların tartışmalarına bir nebze ışık tutar.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor