Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Mükellef Hakları

İmdat TÜRKAY
03 Ocak 2022İmdat TÜRKAY
3260OKUNMA

Devlet tarafından haczedilen malların ve gayrimenkullerin satışında neler değişti?

Kamu Alacağının Cebri Takibat Süreci

Kamu alacaklarının takip ve tahsili, 21.07.1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun(1)hükümlerine göre yapılmakta olup kamu alacağının; Devlete, il özel İdarelerine ve belediyelere ait olan vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i kamu alacaklarından olması gerekmektedir. Kamu alacağının cebri takibat işlemlerine ödeme emrinin düzenlenmesi ve borçluya tebligatı ile başlanmaktadır. Ödeme emri, 6183 sayılı Kanun’a göre vadesinde ödenmeyen kamu alacakları için düzenlenmekte ve kamu borcunu vadesinde ödemeyenler adına vergi dairesince düzenlenen ödeme emri; borçlulara, borçlarını ödemeleri veya bu borçlarla ilgili mal bildiriminde bulunmaları konusunda yapılan bir bildirimdir. Ödeme emrinin düzenlenmesi ile vergi dairesi aynı zamanda kamu alacağının tahsili için cebri tahsilat işlemlerine de başlamış sayılmaktadır.(2)Asıl borçlulardan tahsilat yapılamaması veya tahsilat yapılamayacağının anlaşılması halinde; kanuni temsilci, limited şirket ortağı, yabancı şahıs veya kurumların mümessilleri gibi borçtan sorumlu olanlara da ödeme emri tebliğ edilerek borcun ödenmesi veya mal bildiriminde bulunması istenmektedir.

Borçluya ödeme emrinin tebliği sonrasında borçlu tarafından yapılan mal bildirimi; amme borçlusunun, amme alacağını karşılayacak miktarda, gerek kendi elindeki gerekse üçüncü şahıslar elindeki menkul ve gayrimenkul malları ile alacak ve haklarının nev’ini, mahiyetini ve miktarını veya malı olmadığını ve yaşayış tarzına göre geçim kaynakları ile buna nazaran borcunu ne şekilde ödeyebileceğini vergi dairesine yazılı veya sözlü olarak beyan etmesidir. Borçlunun, mal bildiriminde gösterdiği veya vergi dairesince tespit edilen malları ile borçluya ait olup da üçüncü şahıslarda bulunan mallardan borcuna yetecek miktarı vergi dairesince haciz olunur. Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur. Yapılan takibat sonunda borçlu borcunu rızaen ödemediği takdirde, vergi dairesince haciz olunan mallar satışa çıkarılarak kamu alacağı tahsil edilmektedir. İşte borcu nedeniyle menkul ve gayrimenkul mallarına haciz konulan borçlunun, bu mallarının satış süreci ve şekli konusunda 6183 sayılı Kanunda yer alan hükümlerde 7316 sayılı Kanunla önemli değişiklikler yapılmıştır.

7316 Sayılı Kanunla 6183 Sayılı Kanunla Yapılan Düzenlemeler

Hacizli menkul ve gayrimenkul malların satışı konusunda değişiklik yapan 7316 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 22.04.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Anılan Kanun’la, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da yapılan değişikliklerle;

  • 6183 sayılı Kanunun 85 inci maddesinde yapılan değişiklikle, haczedilen ve muhafazası tehlikeli veya masraflı olan menkul malların da pazarlık usulü ile satılmasına imkân sağlanmıştır.
  • 6183 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinde yapılan değişiklikle, artırma sonucunda kendisine ihale edilen malı almaktan vazgeçen kişilerin ödemeleri gereken yıllık %5 faiz yerine tecil faizi oranında faiz alınması öngörülmüştür.
  • 6183 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinde yapılan değişiklikle, gayrimenkullerin satış komisyonlarınca elektronik ortamda açık artırma ile satılması ve satış komisyonunun oluşumu ile çalışma usul ve esaslarını belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.
  • 6183 sayılı Kanunun 97 nci maddesinde yapılan değişiklikle, gayrimenkul kendisine ihale edilen kişinin bedeli ödememesi nedeniyle ihalenin feshi halinde bu kişinin sorumlu olacağı tutarlar netleştirilmiştir.
  • 6183 sayılı Kanuna eklenen 97/A maddesi ile haczedilen menkul ve gayrimenkul malların aynı Kanun hükümlerine göre elektronik ortamda satışına olanak sağlanmış, elektronik ortamda yapılacak satışın teklif verme suretiyle yapılması öngörülmüş, ayrıca artırma tarihinden önce teklif alma, tekliflerde asgari artırım bedeli, teklif verme süresi, alınacak teminat türü gibi hususlarda düzenleme yapma konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir.

6183 sayılı Kanunda yapılan bu düzenlemeler, 7316 sayılı Kanun’un yayımı tarihi olan 22.04.2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Son iki yıldır yaşanan pandemi sürecini dikkate aldığımızda, hem mükellefleri ve hem de vergi idaresine kolaylık sağlaması açısından, 6183 sayılı Kanunun menkul ve gayrimenkul mal satışlarına yönelik hükümlerinde değişiklik yapılarak haczedilen malların elektronik ortamda da satışının sağlanması konusunda yapılan düzenleme çok yerinde olmuştur. Şimdi yapılan değişiklikleri sırasıyla inceleyelim.

a- Muhafazası tehlikeli veya masraflı olan menkul malların pazarlık usulü ile satılması ve teminat alınması

7316 sayılı Kanunun 1’inci maddesiyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un Satış şekli, artırma ve ilan” başlıklı 85’inci maddesinde yapılan değişiklikle, muhafazası tehlikeli veya masraflı olan menkul malların da pazarlık usulü ile satılmasına imkân sağlanmıştır. 6183 sayılı Kanuna eklenen 97/A maddesi ile menkul malların elektronik ortamda da satışı mümkün hale geldiğinden 85 inci maddeye eklenen yeni fıkra ile asıl alıcıların artırmaya iştirak ederek malın gerçek değerinde satılmasını sağlamak amacıyla, artırmaya iştirak edecek kişilerden teminat alınmasına yönelik düzenleme yapılmakta ve malın türü ve değeri ile satış şeklini esas alarak teminat alınmayacak halleri belirlemeye ve teminat olarak para yerine teminat mektubu alınması hususlarında karar vermeye alacaklı amme idarelerine yetki verilmektedir.

Yapılan değişiklik sonrasında yer alan hükümlere göre; menkul mallar, elektronik ortamda veya tahsil dairelerinin satış mahallinde açık artırma ve peşin para ile satılır. Tahsil dairesince uygun görülmesi halinde, artırma malın mahallinde de yapılabilir. Açık artırma ile satışa çıkarılan mal, artırma sonunda üç defa yüksek sesle duyurulduktan sonra en çok arttırana ihale edilir. Bozulma, çürüme ve benzeri sebeplerle korunması mümkün olmayan ya da beklediği zaman önemli bir değer düşüklüğüne uğrayacağı anlaşılan mallar ile muhafazası tehlikeli veya masraflı olan mallar en uygun yerde pazarlıkla, borsası bulunan mallar ilgili borsada satılabilir. İlk artırmada satılamayan malların ikinci artırması bir başka il veya ilçede yapılabilir.

Artırmaya iştirak edeceklerden menkul mala biçilen değerin %5'i nispetinde para teminat olarak alınır. Alacaklı amme idareleri, menkul malın türü veya değeri ile satış şeklini esas alarak teminat alınmayacak halleri belirlemeye, para yerine teminat mektubu alınmasına karar vermeye yetkilidir. Gerekli hallerde artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat, satılacak malların nevi ve evsafı önceden ilan olunur. İlanın şekli, artırmanın tarzı, yeri ve günü alacaklı amme idaresinin ve borçlunun menfaatine en uygun gelen şekil göz önünde tutularak alacaklı amme idaresince tespit olunur. Satılan mal, bedeli alınmadan teslim edilmez. Tahsil dairesi mal bedelinin ihale gününü takip eden günden itibaren üç gün içinde ödenmesi için mühlet verebilir. Bir kısım malların satışı ile amme alacağı karşılandığı takdirde geriye kalan malların satışından vazgeçilir ve bunlar üzerindeki haciz kaldırılır.

b- Müşterinin malı almaktan vazgeçmesi halinde tecil faizi oranında faiz alınması ve malı almaktan vazgeçenlerin sorumluluğu

7316 sayılı Kanunun 2’inci maddesiyle 6183 sayılı Kanun’un Müşterinin malı almaktan vazgeçmesi” başlıklı 86’ıncı maddesinde yapılan değişiklikle, artırma sonucunda kendisine ihale edilen malı almaktan vazgeçen kişilerin ödemeleri gereken yıllık %5 oranındaki faiz yerine tecil faizi oranında faiz alınmasına yönelik düzenleme yapılmıştır. Ayrıca, birinci artırmada talip çıkmaması veya ihale edilen malın alıcısı tarafından alımından vazgeçilmesi sonrasında yapılan ikinci artırmada mal kendisine ihale edilen kişinin bu malı almaktan vazgeçmesi halinde bu kişinin sorumluluğu netleştirilmekte ve ikinci ihale bedeli, diğer zararlar ve tecil faizi oranında faiz alınarak malın ikinci ihale alıcısına terk edileceği düzenlenmektedir. Bu durumda dahi mal birinci defa kendisine ihale olunan kişinin, iki ihale bedeli arasındaki fark, diğer zararlar ve tecil faizi oranında faizi ödeme sorumluluğu devam etmektedir.

Buna göre; müşteri malı almaktan vazgeçer veya verilen mühlet içinde bedelin tamamını vermezse mal ikinci defa artırmaya çıkarılır ve en çok artırana ihale olunur. Mal birinci defa kendisine ihale olunan kimseden, iki ihale arasındaki fark ve diğer zararlar ile fark üzerinden hesaplanacak tecil faizi oranında faiz veya ikinci artırmada talip çıkmaması sebebiyle ihale yapılamadığı takdirde birinci ihale bedeli ve diğer zararlar ile birinci ihale bedeli üzerinden hesaplanacak tecil faizi oranında faiz, ayrıca bir hüküm alınmasına gerek kalmaksızın teminattan mahsubu yapıldıktan sonra bakiyesi bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir ve o mal için idarece yapılan her nevi masraf alınmak suretiyle mal kendisine terk olunur.

Birinci artırmada talip çıkmaması sebebiyle ihalenin yapılamaması veya birinci artırmada mal kendisine ihale olunan kimsenin malı almaktan vazgeçmesi ya da verilen mühlet içinde bedelin tamamını vermemesi üzerine yapılan ikinci artırmada mal kendisine ihale olunan kimsenin malı almaktan vazgeçmesi veya verilen mühlet içinde bedelin tamamını vermemesi halinde, bu kimseden ikinci ihale bedeli ve diğer zararlar ile ikinci ihale bedeli üzerinden hesaplanacak tecil faizi oranında faiz, ayrıca bir hüküm alınmasına hacet kalmaksızın teminattan mahsubu yapıldıktan sonra bakiyesi bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir ve o mal için idarece yapılan her nevi masraf alınmak suretiyle mal kendisine terk olunur. Mal bedeli ihale yapılan şahıstan tahsil edilemediği müddetçe asıl borçlunun borçlu sıfatı devam etmektedir.

c- Satış ve satış komisyonları

7316 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle 6183 sayılı Kanun’un Satış ve satış komisyonları başlıklı 90 ıncı maddesinde yapılan değişiklikle, gayrimenkullerin elektronik ortamda satışına imkân sağlayacak düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca, satış komisyonunun kimlerden oluşacağına ilişkin hüküm kaldırılarak Kanunu tatbik etmekle görevli idarelerin yapılarına uygun komisyon oluşumuna imkan sağlamak amacıyla satış komisyonunun oluşumunun alacaklı amme idarelerince belirlenmesi hükmü getirilmekte, komisyonların çalışma usul ve esaslarını belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetki verilmiştir. Buna göre, gayrimenkuller, satış komisyonlarınca fiziki veya elektronik ortamda açık artırma ile satılır. Satış komisyonunun oluşumu alacaklı amme idarelerince belirlenir. Komisyonun çalışma usul ve esaslarını belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili olup önümüzdeki süreçte bu konuda yapılacak düzenlemeye göre işlem yapılacaktır.

d- Gayrimenkul satış bedelinin tahsili konusunda getirilen sorumluluklar

7316 sayılı Kanunun 4’üncü maddesiyle 6183 sayılı Kanun’un “Gayrimenkul satış bedelinin tahsili” başlıklı 97’inci maddesinde yapılan değişiklikle, gayrimenkul kendisine ihale olunan kimsenin bedeli ödememesi nedeniyle ihalenin feshedilmesi durumunda bu kişinin sorumlu olacağı tutarlar netleştirilmiştir. Mevcut hükme göre, gayrimenkul kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içinde parayı vermezse ihale kararı feshedilir ve gayrimenkul, satış komisyonunca hemen 7 gün müddetle artırmaya çıkarılır. Bu artırmayı alakadarlara tebliğe hacet olmayıp yalnız ilanla iktifa olunur ve çok artırana ihale edilir. İhale bedelinin tamamını ödememek suretiyle ihalenin feshine sebep olan kimse teklif ettiği bedel ile bir sonraki ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve fark üzerinden hesaplanacak tecil faizi oranında faizden sorumludur. Bu tutar ayrıca hükme hacet kalmaksızın teminattan mahsubu yapıldıktan sonra bakiyesi tahsil dairesince tahsil olunur. Aradaki farkın amme alacağını aşan miktarını bundan mesul olan şahıstan tahsil edebilmek üzere malı satılan amme borçlusuna dairece bir vesika verilir. 6183 sayılı Kanunun 97’nci ve maddesi ve 86’ncı maddesi kapsamında mesuliyeti bulunan kişilerden alınan teminattan gerekli mahsup yapıldıktan sonra bakiye teminat tutarı irat kaydedilecektir.

e- Menkul ve gayrimenkul malların elektronik ortamda satışı

7316 sayılı Kanunun 5’inci maddesiyle 6183 sayılı Kanun’una “Menkul ve gayrimenkul malların elektronik ortamda satışı” başlıklı 97/A maddesi eklenmiş ve 22.04.2021 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. 6183 sayılı Kanuna yeni eklenen bu madde hükmüne göre; menkul ve gayrimenkul malların elektronik ortamda satışına imkan sağlanmıştır. Bu şekilde, satıştan daha çok kişinin haberdar olması, açık artırmaya katılımın en üst düzeye çıkarılması, malın gerçek değerinde satılması, alıcıların satış mahalline gelmeksizin elektronik ortamda teklif vererek satışın kısa sürede sonuçlandırılması amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, elektronik ortamda yapılacak satışın teklif verme suretiyle yapılacağı, menkul malın elektronik ortamda satılacak olması halinde menkul mallar için zorunluluk arz etmeyen satış ilanının zorunlu olarak yapılacağı, satışa ilişkin farklı mecralarda yapılan ilan ile elektronik ortamda yapılan ilan metinleri arasında farklılık bulunması halinde elektronik ortamda yapılan ilanın esas alınacağı, elektronik ortamda satışa sunulan mala ilişkin artırma sonucunun izleyen ilk iş günü elektronik ortamda ilan edileceği düzenlenmektedir.(3)

6183 sayılı Kanununa yeni eklenen bu madde de yer alan hükümlere göre;

  • Menkul ve gayrimenkul mallar bu Kanun hükümlerine göre elektronik ortamda açık artırma ile satılabilir.
  • Açık artırma, ilanda belirtilen gün ve saat aralığında teklif verme yoluyla yapılır.
  • Elektronik ortamda satışı yapılacak menkul mallar için her halükarda satış ilanı yapılır.
  • Satışa ilişkin farklı mecralarda yapılan ilan ile elektronik ortamda yapılan ilan metinleri arasında farklılık bulunması halinde elektronik ortamda yapılan ilan esas alınır.
  • Elektronik ortamda satışa sunulan mala ilişkin artırma sonucu, izleyen ilk iş günü elektronik ortamda ilan edilir. Elektronik ortamda satılamayan menkul mallar bu Kanun hükümlerine göre pazarlık usulüyle fiziki veya elektronik ortamda satılabilir.
  • Artırma tarihinden önce teklif almaya, tekliflerde asgari artırım bedelini, teklif verme sürelerini, alınacak teminat türünü, artırma sonucunu belirten ilanda yer alacak hususlar ile elektronik ortamda yapılacak satışa ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili bulunmaktadır.

Bu yeni düzenleme hakkında her türlü usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmış olduğundan önümüzdeki süreçte yapılacak düzenlemeye göre hareket edilecektir.

Sonuç

7316 sayılı Kanunla 6183 sayılı Kanunda başta haczedilen malların elektronik ortamda satışına yönelik düzenleme olmak üzere bir dizi değişiklikler yapılmış ve bu yeni düzenlemeler 22.04.2021 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Yapılan düzenlemeye göre; haczedilen menkul ve gayrimenkul malların elektronik ortamda satışına imkan sağlanmış, haczedilen ve muhafazası tehlikeli veya masraflı menkul malların pazarlık usulü ile satılmasına ve borsası bulunması halinde ilgili borsalarında satılabilmesine olanak sağlanmış, artırma sonucunda kendisine ihale edilen malı almaktan vazgeçen kişilerin ödemeleri gereken yıllık %5 faiz yerine tecil faizi oranında faiz alınması öngörülmüş, taşınmaz malların elektronik ortamda satışına olanak sağlanmış, artırmaya iştirak edeceklerden menkul mala biçilen değerin %5’i nispetinde paranın teminat olarak alınmasına ve teminat alınmayacak halleri belirlemeye ve para yerine teminat mektubu alınmasına karar vermeye yönelik olarak Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilmiş, ayrıca satış komisyonunun oluşumuna ilişkin düzenleme yapılmış ve gayrimenkullerin kendisine ihale edilen kişinin bedeli ödememesi nedeniyle ihalenin feshi halinde bu kişinin sorumlu olacağı tutarlar net olarak belirlenmiştir. Vergi borcunu süresinde ödeyemediği için cebri takibata tabi tutulan borçlulara ait hacizli menkul ve gayrimenkul malların satışına ilişkin olarak yapılan bu düzenlemeler Gelir İdaresi ile amme borçlusunun iş süreçlerini azaltan, vergi toplama ve vergiye uyum maliyetini düşüren düzenlemelerdir.

(Lebib Yalkın Mevzuat Dergisinin Haziran 2021 sayısında yayınlanmış olup Sn. Türkay’ın özel izni ile yayınlanmaktadır.)

1-28/07/1953 tarih ve 8469 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
2-Ödeme emrinde yer alan amme alacağının, süresinde ödenmeyen kısım için vadenin bitim tarihinden ödendiği tarihe kadar hesap edilecek aylık %1,6 (1947 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 30.12.2019 tarihinden itibaren) gecikme zammı ile birlikte ödenmesi gerekir.
3-https://www2.tbmm.gov.tr/d27/2/2-3519.pdf, 7316 sayılı Kanun madde gerekçesi, erişim tarihi: 11.05.2021.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor