Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Dr. Ahmet OZANSOY
10 Şubat 2022Dr. Ahmet OZANSOY
941OKUNMA

Değerli Konut Vergisinde beyan ve verginin hesaplanmasında ince nokta

2020 yılının başından geçerli olmak üzere 7194 sayılı Kanun’la hayatımıza Değerli Konut Vergisi adında yeni bir vergi girdi. Ancak bu verginin ilk beyan tarihi olan 2020 yılı Şubat ayında, özellikle konut değerinin belirlenmesi ile ilgili maddeye kamuoyundan gelen yoğun tepkiler üzerine 20 Şubat 2020 tarihinde yayımlanan 7221 sayılı Kanun ile bu verginin uygulanması 1 yıl süreyle ertelenerek mükellefiyetin 2021 yılı başından itibaren başlayacağı hükme bağlanmıştır. Konut değerinin Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenmesinden de vazgeçilerek emlak vergi değerinin esas alınmasına karar verilmiştir.

Değerli konut vergisi, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na eklenerek getirildiği için, mükellefiyetin başlaması, bitmesi gibi değerli konut vergisi için özel olarak belirtilmeyen diğer hususlarda Emlak Vergisi Kanunu hükümleri geçerli olacaktır. Nitekim Değerli Konut Vergisi Uygulama Genel Tebliği’nin 3’üncü maddesinde değerli konut vergisi mükellefiyetinin mesken nitelikli taşınmazın bina vergi değerinin 1319 sayılı Kanunun 42’nci maddesinde belirtilen tutarı aştığı tarihi takip eden yıldan itibaren başlayacağı ve bina vergi değerinin ilgili yılda uygulanan tutarı aşması halinde, bu durumun gerçekleştiği tarihi takip eden yılın başından itibaren değerli konut vergisi mükellefiyeti başlayacağı ifade edilmiştir.

Bir konutun değerli konut vergisi kapsamına girip girmediğini tespit edebilmek için 2021 yılı emlak vergisi değerine bakılacak ve takip eden yıl olan 2022 yılı 20 Şubat tarihine kadar beyan edileceğinden değerli konut vergisi ile ilgili ilk beyannameler 20 Şubat 2022 tarihine kadar verilecektir. 2021 yılında değerli konut vergisi beyannamesi verilmedi, zira uygulama 01.01.2021 tarihinde başladı.

Değerli konut vergisi için beyan sınırını gösteren 42’nci maddedeki had, verginin tarifesini gösteren 44’üncü maddedeki ilk satıra eşittir ve bu hadler her sene yeniden değerleme oranına bağlı olarak (%50 veya Cumhurbaşkanınca karar verilmesi halinde %100) artırılmaktadır.

İşte kafaların karıştığı nokta tam da burasıdır.

2021 ve 2022 yılları için değerli konut vergisi tarifesi aşağıdaki gibidir.

YILBEYAN LİMİTİTARİFE 
2021  5.227.000.-TL5.227.000 TL ile 7.841.000 TL arasında olanlar (bu tutar dahil) 5.227.000 TL’yi aşan kısmı için                                      (Binde 3)
  10.455.000 TL’ye kadar olanlar (bu tutar dahil) 7.841.000 TL’si için₺7.842
  fazlası için                                                                          (Binde 6)
  10.455.000 TL’den fazla olanlar 10.455.000 TL’si için,₺23.526
  fazlası için                                                                                          (Binde 1)
20226.173.000.-TL6.173.000 TL ile 9.260.000 TL arasında olanlar (bu tutar dahil) 
  6.173.000 TL’yi aşan kısmı için                                                    (Binde 3)
  12.347.000 TL’ye kadar olanlar (bu tutar dahil) 9.260.000 TL’si için₺9.621
  fazlası için                                                                                      (Binde 6)
  12.347.000 TL’den fazla olanlar 12.347.000 TL’si için₺27.783
  fazlası için                                                    (Binde 1)

 

2022 yılında bir konut için değerli konut vergisi beyannamesi verilip verilmeyeceği belirlenirken, o konutun 2021 yılında emlak vergi değerinin 5.227.000.-TL’yi aşıp aşmadığına bakılacaktır. Bu değeri aşıyorsa (ve diğer muaflık veya istisnalık koşulları yoksa) bu konut için 20.02.2022 tarihine kadar değerli konut vergisi beyannamesi verilecek ancak vergi hesaplanırken 2022 yılı tarifesi dikkate alınacaktır. Çünkü verginin hesaplandığı anda tarifenin yer aldığı 44’üncü madde, içinde bulunulan yılın rakamlarını içermektedir. 

Bu durumda örneğin 2021 yılı emlak vergi değeri 5.500.000.-TL olan bir konut için beyanname verilecek ancak iş verginin hesaplanmasına geldiğinde o konutun 2022 yılındaki emlak vergisi değeri esas alınacaktır.

Bu garabetin nedeni; değerli konut vergisinin Emlak Vergisi Kanunu’na eklenirken bina vergisinin mükellefiyetin başlaması hükmünün, değerli konut vergisine de teşmil edilmesidir. Oysa bina vergisinde, bir konutun vergiye tâbi olup olmamasının, konutun değeri ile ilgisi olmayıp, konutun “durumu” ile ilgisi vardır. Kanun koyucu, “durum” gerçekleşince takip eden yıldan itibaren binayı vergiye tâbi tutmuş ve verginin cari yıl tarifesine göre tahakkuk edeceğine hükmetmiştir. Oysa değerli konut vergisinde konutun vergiye tâbi olup olmadığı belirli bir değere bağlanmış, değer aşılınca ertesi yıl beyan edileceği ifade edilmiştir. Ertesi yılbaşında ise tarife değişmektedir.

Oysa bir konutun değerli konut vergisine tâbi olup olmayacağı bir önceki yılın emlak vergi değerine bağlanmak yerine, her yılın Ocak ayının ilk günü zaten belli olan aynı yıl emlak vergi değerini aşıp aşmadığına bağlanmış olsa idi, aynı yılın tarifesine göre vergilenecek ve bahsettiğimiz karmaşa olmayacaktı.

Bu kafa karıştırıcı bahis nedeniyle pek çok beyanın yanlış yapılacağını veya yapılmayacağını ve vergi miktarının da hatalı hesaplanacağını öngörebiliriz. Birçok kişi, konutun beyana tâbi olup olmadığını tespit etmeye çalışırken, bir önceki yıl değerine değil, doğal olarak Kanun’da o yıl için o anda yazılı olan hadlere bakmaktadır. Bu hususun Gelir İdaresi Başkanlığınca dikkate alınarak Kanun’da değişiklik yapmak için gerekli süreci başlatması faydalı olacaktır.  

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor