Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Sosyal Güvenlik

Ozan BARDAKÇI
22 Nisan 2022Ozan BARDAKÇI
460OKUNMA

Çocuk nüfusu ne anlatıyor?

Ülkemizin resmi veri kaynağı Türkiye İstatistik Kurumu. Çalışma hayatından sosyal güvenlik parametrelerine, kiralarımızdan maaş artışlarımıza kadar her şeyin belirlenmesine veri sağlayan bir Kurum. Hatta anketlerine katılmazsanız cezası bile var.

2000 yılına kadar her beş yılda bir nüfus sayımı yapılırdı. Sayımın yapıldığı gün alkol satışı, düğün nişan yasakları bir kenara sokağa çıkmak bile yasaktı. Son sayım 2000 yılında yapıldı ve sonrasında Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine (ADNKS) geçildi.

Ölüm, doğum, evlilik boşanma gibi bilgiler sistemde toplanıp sınıflandırılıyor ve anonimleştiriliyor. Anonim bilgiler izleyen yıl geçmiş dönemleri de kapsayacak şeklinde grafiklerle ve tablolarla açıklanıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu bu bilgileri “vatandaş bilgilensin”, “birileri yazısına konu etsindiye değilpolitika üretimine, plan ve programlara kaynaklık etsin diye yayımlıyor. Yani bu verilerin hepsinin gelecek dönemlere ilişkin önemi var. Bu verilere göre politika üretilmezse sonuçlar olumlu olmayabilir anlamını taşıyor.

2021 yılının verileri konularına göre açıklanıyor. Geçtiğimiz günlerde “İstatistiklerle Çocuk, 2021” verileri de açıklandı. Açıklamaya göre nüfusumuz 84 milyon 680 bin kişi, 22 milyon 738 bin de çocuğumuz var.  

Açıklamada geçen “çocuk” ifadesini de açıklamakta fayda var. Çünkü hukukta çocuk deyince çok sayıda tanım var. Ceza hukukunda mağdursa 18, failse 12 den başlayan medeni hukukta imza atacaksa 18, evlenecekse 16/17, hukuk öyle gerektiriyorsa 15 yaşın tamamlanması çocukluğu sona erdiriyor.

TÜİK bakımından çocuklar 0-17 yaş arasındaki nüfusu temsil ediyor. Bu tanım Birleşmiş Milletlerin çocuk nüfus tanımı.  

Nüfusumuzun %26,9’unu 0-17 yaş arası çocuklar oluşturuyor. Sosyal güvenlik sistemi bakımından da bakmakla yükümlü olunan kişiler. Yani sisteme prim ödemeleri yok, sistemden aylık alanlar var, hepsi sağlık yardımı alıyor. Kusura kalmayın ama muhasebeciler bunları giderden sayıyor.

Bu verinin diğer anlamı da bu kişilerin çalışma hayatına yakın gelecekte girecek olmaları. Yani sisteme prim ödeyecek kişilerin sayısını da başka veriler kullanarak bulabiliriz. Zaten istatistik de bunun için değil mi; nümerikleşmiş hayatımızı daha da nümerikleştirmek.   

Verilerin yanı sıra TÜİK açıklamasında gelecek yıllara ilişkin kestirimler de bulunuyor. Örneğin;

  • 2025 yılında %26,6,
  • 2030 yılında %25,6,
  • 2040 yılında %23,3,
  • 2060 yılında %20,4,
  • 2080 yılında %19,0

olarak tahmin ediliyor. Son sıradaki mümkün değil ama bir öncekinin ne çıktığını görme ihtimalimiz sağlığına dikkat edenler açısından mümkün olabilir.

Geçmiş yıllarda çocuk nüfusunun toplam nüfusa oranına da yer veriliyor açıklamada. Örneğin;

  • 1970 yılında %48,5,
  • 1990 yılında %41,8,
  • 2021 yılında %26,9

oranında çocuk nüfusumuz var.

Geçmiş verileri sosyal güvenlik sistemine uyarlayacak olursak;

  • 1980’li yıllarda emekli olanlar çalışma hayatına giren %48,5’lik nüfusun ödediği primlerle aylık almışlar.
  • 2000’li yıllarda emekli olanlar çalışma hayatına giren %41,8’lik nüfusun ödediği primlerle aylık almaya devam ediyorlar.
  • 2030’lu yıllarda emekli olacaklar da çalışma hayatına girecek %26,9’luk nüfusun ödeyeceği primlerle aylık alacaklar.
  • Prim ödeyecek çocukların artışı da her yıl gitgide azalacak.

Veriler sosyal güvenlik sisteminde aktif (prim ödeyen) sayısıyla pasif (gelir/aylık alan) sayısı arasındaki farkın açılacağını gösteriyor. 

Bu verilerin bir de AB ülkeleri için olanları var.

  • Almanya %16,5,
  • Portekiz % 16,5,
  • Malta %15,9,
  • İtalya %15,8

AB ülkelerindeki en düşük oranlar bunlar. Bu bakımdan çocuk nüfus oranı hem AB ülkelerinde hem de ülkemizde düşüş eğiliminde.

Tüm verilere bakıldığında ilerleyen yıllarda sosyal güvenlik sisteminin gelirinde azalma giderinde artış bekleniyor.

Elimizdeki çocukların kıymetini bilmeyip hürriyet, yaşam ve çalışma alanı sunamazsak onlar da Amerika ve AB ülkelerine gitmek istediklerinde bizim emekli maaşları da artık iyice vergilerle finanse edilecek gibi duruyor.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor