Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Mehmet AKARSLAN
24 Ocak 2022Mehmet AKARSLAN
8830OKUNMA

Basit usule tabi mükelleflerin istisna sonrasında hangi yükümlülükleri devam ediyor?

Basit usule tabi 836.871 mükellefin,(1) kayıt dışılık konusunda ve belge düzeninin yerleşmesinde etkisi her zaman önemli olmuştur.

Kazançlarına gelir vergisi istisnası getirilen basit usule tabi mükelleflerin istisna sonrası; diğer gelir unsurlarından birini elde etmeleri, mesken kira geliri istisnasından faydalanma durumu, hasılat esaslı kazanç tespiti, kayıtların tutulması ve belge düzeni, basit usule ilişkin had ve tutarların değişmesi hali, kâr hadleri emsallerine göre düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtianın ticaretiyle iştigal edilmesi, gerçek usulden basit usule geçilmesi ile basit usulden gerçek usule geçilmesi gibi özellik gösteren durumların etkileri inceleme konusu yapılmıştır.

İstisna düzenlemesi

7338 sayılı Kanunun(2)1 inci maddesiyle Gelir Vergisi Kanununa mükerrer 20 nci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen Mükerrer Madde 20/A ile kazançları Gelir Vergisi Kanununun 46 ncı maddesine göre basit usulde tespit olunan mükelleflerin bu kazançları gelir vergisinden müstesna tutulmuştur.

İlgili madde aşağıdaki gibidir.

“Basit usulde tespit olunan kazançlarda gelir vergisi istisnası:

MÜKERRER MADDE 20/A – Bu Kanuna göre kazançları basit usulde tespit olunan mükelleflerin 46 ncı maddeye göre tespit edilen kazançları gelir vergisinden müstesnadır.”

Yukarıya alınan düzenlemeye bağlı olarak 193 sayılı Kanunun 46, 89, 92 ve 117 inci maddelerinde teknik düzenlemelerde yapılmıştır.

Yapılan bu düzenlemelerden sonra ticari kazançları basit usulde tespit edilen 836.871 mükellef;

  • Belgelerini eskiden olduğu gibi temin edeceklerdir,
  • Mal alışlarında belge alıp saklayacaklar,
  • Mal satışı veya hizmet sunumlarında belge düzenleyecekler,
  • Kayıtlarını eskiden olduğu gibi kendileri tutabilecekler, meslek odası bünyesinde oluşturulan muhasebe bürolarına veya bir meslek mensubuna tutturabileceklerdir.

Ancak, basit usule tabi kazançları dolayısıyla yıllık gelir vergisi beyannamesi vermeyecekler ve gelir vergisi ödemeyeceklerdir.

Ticari kazanç dışında diğer gelir unsurlarından gelir elde eden basit usule tabi mükellefler

Basit usule tabi mükelleflerin ticari kazançları nedeniyle yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi ve bu kazançlarından dolayı gelir vergisi ödemeleri kaldırılmıştır. Bu nedenle, basit usule tabi mükelleflerden ticari kazançları yanında gayrimenkul sermaye iradı, ücret, menkul sermaye iradı gibi diğer gelir unsurlarından birini de elde edenler basit usule tabi ticari kazançları dışındaki gelirleri nedeniyle şartlara bağlı olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi vermeleri ve gelir vergisi ödemeleri devam etmektedir.

Örneğin, Mükellef (A) basit usule tabi ticari kazancı yanında mesken kira geliri de elde emektedir. Mükellef (A) ticari kazancı nedeniyle yıllık gelir vergisi beyannamesi vermeyecek ve bu kazançlarından dolayı gelir vergisi ödemeyecektir. Ancak, bu mükellef elde ettiği mesken kira geliri nedeniyle şartlara bağlı olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi verecek ve hesaplanan gelir vergisini ödeyecektir.

Basit usule tabi mükelleflerin gayrimenkul sermaye iradı istisnasından faydalanma durumu

Gelir vergisi Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Ticari, zirai veya mesleki kazancının yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar ile istisna haddinin üzerinde hasılat elde edenlerden, beyanı gerekip gerekmediğine bakılmaksızın ayrı ayrı veya birlikte elde ettiği ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlarının gayri safi tutarları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin üçüncü diliminde ücret gelirleri için yer alan tutarı aşanlar bu istisnadan faydalanmazlar” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, ticari kazançlarını yıllık beyanname ile bildirme yükümlülüğü kaldırılan basit usule tabi mükelleflerden mesken kirası elde edenler, diğer şartları da sağlamaları kaydıyla yıllık 7.000 TL istisnadan(3) faydalanır hale gelmişlerdir. Başka bir ifadeyle ticari kazançları gelir vergisinden istisna edilen basit usule tabi mükellefler kira gelirleri nedeniyle de ya hiç gelir vergisi ödemez ya da sadece istisnayı aşan tutar üzerinden vergi öderler.

Hasılat esaslı kazanç tespiti usulü uygulaması

Gelir Vergisi Kanununun 7186 sayılı Kanunun(4) 1 inci maddesiyle yeniden düzenlenen 113 üncü maddesiyle şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin, söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri vergiye tabi kazançlarının hasılat esaslı kazanç tespiti yoluyla belirlenmesine imkan sağlanmıştır.

Anılan maddenin birinci fıkrasında, “…Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz…” hükmü yer almaktadır.

Basit usule tabi mükelleflerin ticari kazançları gelir vergisinden müstesna tutulduğu ve yıllık gelir vergisi verme yükümlülükleri de bulunmadığından hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından faydalanmalarına gerek bulunmamaktadır.

Kayıtların tutulması ve belge düzeni konusu

Gelir Vergisi Kanununun 46 ncı maddesinde, “…Kazançları bu usulde tespit edilenler, kazancın tespiti ve Vergi Usul Kanununun defter tutma hükümleri hariç, bildirme, vesikalar, muhafaza, ibraz, diğer ödevler ve ceza hükümleri ile bu Kanun ve diğer kanunlarda yer alan ikinci sınıf tüccarlar hakkındaki hükümlere tabidirler.

Kazançları bu usulde tespit edilen mükellefler, faaliyetlerine ilişkin mal alış ve giderleri ile hasılatlarını gösteren belgeleri ayrı ayrı dosyalarda saklamak zorundadırlar. Bu belgelerin kayıtları, mükelleflerin bağlı bulundukları meslek odalarının oluşturdukları bürolarda tutulur...” hükmü yer almakta olup istisna düzenlemesi yapılırken maddede kayıt ve belge düzeni konusunda bir değişiklik yapılmamıştır.

Basit usule tabi mükellefler; belge temini, belgelerin düzenlenmesi, saklanması ve ibrazı, kayıtların tutulması, meslek odalarıyla ilişkileri ve benzeri konularda yasal bir değişiklik yapılmadığından istisna hükmü getirilmeden önce ne yapıyorlar ise aynı şekilde işlem yapmaya devam edeceklerdir.

Basit usule tabi olmaya ilişkin had ve tutarların değişmesi halinde istisna uygulaması

7338 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle Gelir Vergisi Kanununa eklenen Mükerrer Madde 20/A ile Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları basit usulde tespit olunan mükelleflerin kazançları gelir vergisinden müstesna tutulmuştur.

Gelir vergisi Kanununa eklenen Mükerrer Madde 20/A’da yer alan hükme göre istisna kapsamındaki mükellefler “…Bu Kanuna göre kazançları basit usulde tespit olunan mükellefler…” şeklinde belirlenmiştir.

Dolayısıyla Gelir Vergisi Kanununa göre basit usule tabi olmanın tüm şartlarını taşıyan mükellefler anılan maddede yer alan istisnadan da yararlanabilecektir. Basit usule tabi olmayı belirleyen şartlardan bazıları had ve tutarlardan oluşmaktadır. Kanunda yer alan bu had ve tutarlar ise her yıl bir önceki yılın Aralık ayında (örneğin 2021 yılı iş hacmi ile karşılaştırılacak had ve tutarlar, Aralık/2020 ayında yayımlanan 313 numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirlenmiştir.) Genel Tebliğlerle yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle duyurulmaktadır.

Bir mükellefin 2022 yılına ilişkin mükellefiyet şeklinin belirlenmesinde, 31/12/2021 tarihi itibariyle gerçekleşen alış-satış veya gayri safi iş hasılatı tutarları, 2020 yılı sonunda tespit edilerek duyurulan 2021 yılına ait had ve tutarlar ile karşılaştırılacaktır.(5) Yıl içinde işe yeni başlayanlarda özel şart aranılmamaktadır.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 47 nci maddesinde yer alan genel şartları ve 48 inci maddesinde yazılı özel şartları topluca taşıyanların ticari kazançları basit usulde tespit olunur. Ancak, Gelir Vergisi Kanunu’nun 51 inci maddesinde yazılı faaliyetleri yapan mükellefler ile bu maddenin 12 numaralı bendinde yer alan yetkiye dayanılarak çıkarılan kararların(6) kapsamında kalan mükellefler basit usulde vergilendirmenin genel ve özel şartlarını taşısalar dahi, bu usulden yararlanamazlar.

  • Genel Şartlar(7)

Basit usule tabi olmanın genel şartları şunlardır:

  1. Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak (işinde yardımcı işçi ve çırak kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak bilfiil işinin başında bulunmamak bu şartı bozmaz. Ölüm halinde iş sahibinin dul eşi veya küçük çocuklar, namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında bulunup bulunmamalarına bakılmaz).
  2. İşyeri mülkiyetinin iş sahibine ait olması halinde emsal kira bedeli, kiralanmış olması halinde yıllık kira bedeli toplamı büyükşehir belediye sınırları içinde 2.300.000.000 lirayı (16.000 TL), diğer yerlerde 1.700.000.000 lirayı (10.000 TL) aşmamak.
  3. Ticari, zirai veya mesleki faaliyetler dolayısıyla gerçek usulde Gelir Vergisine tabi olmamak.

2 ve 3 numaralı bent hükümleri öteden beri işe devam edenlerde takvim yılı başındaki, yeniden işe başlayanlarda ise işe başlama tarihindeki duruma göre uygulanır.

  • Özel Şartlar

Basit usule tabi olmanın özel şartları

Madde 48 – Basit usule tabi olmanın özel şartları şunlardır:

  1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satanların yıllık alımları tutarının 34.000.000.000 lirayı (200.000 TL) veya yıllık satışları tutarının 47.000.000.000 lirayı (320.000 TL) aşmaması,
  2. 1 numaralı bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşanların bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatının 17.000.000.000 lirayı (100.000 TL) aşmaması,
  3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde yıllık satış tutarı ile iş hasılatı toplamının 34.000.000.000 lirayı (200.000 TL) aşmaması,

İlgili yıl için yeniden belirlenen had ve tutarlar dikkate alınarak tespit edilen basit usule tabi olmanın genel ve özel şartlarını topluca taşıyanlardan Gelir Vergisi Kanunu’nun 51 inci maddesinde yazılı faaliyetler ile iştigal etmeyen mükellefler, Gelir vergisi Kanununun Mükerrer Madde 20/A’da yer alan gelir vergisi istisnasından faydalanabileceklerdir.

Kâr hadleri emsallerine göre düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtianın ticaretiyle iştigal edenler

Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinin son fıkrasında, “Milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kar hadleri emsallerine nazaran bariz şekilde düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia için, bu maddenin 1 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı hadler yerine ilgili bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle, Maliye Bakanlığınca belirlenecek alım satım hadleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır(8).

Anılan maddelerin ticaretini yapanların, 2022 takvim yılında basit usulden yararlanabilmeleri için alış, satış veya hasılatlarının 31/12/2021 tarihi itibarıyla aşağıda belirtilen(9) hadleri aşmaması gerekmektedir:

Emtianın CinsiBüyükşehir Belediye Sınırları Dışında Kalan YerlerdeBüyükşehir Belediye Sınırları İçinde Kalan Yerlerde
Yıllık Alım Ölçüsü (TL)Yıllık Satış Ölçüsü(TL)Yıllık Alım Ölçüsü (TL)Yıllık Satış Ölçüsü (TL)
Değerli Kağıt340.000380.000420.000490.000
Şeker –Çay250.000340.000320.000400.000
Milli Piy. Bil., Hemen Kazan, Süper Toto vb.250.000340.000320.000400.000
İçki (Bira ve Şarap Hariç) -İspirto– Sigara–Tütün250.000340.000320.000400.000
Akaryakıt ( LPG hariç )380.000400.000490.000570.000

Belirtilen bu malların alım satımı ile uğraşanlar hakkında, basit usulün özel şartları bakımından yukarıdaki hadler dikkate alınmak suretiyle, 136 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğindeki(10)hesaplamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır.

Milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kar hadleri emsallerine nazaran bariz şekilde düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia için, Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinin 1 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı hadler yerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen alım satım hadleri uygulanmaktadır. Kar hadleri emsallerine göre düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtianın ticaretiyle iştigal edenlerden bu surette belirlenen had ve tutarları taşıyanlar basit usule tabi olacağından kazançları gelir vergisinden istisna edilecektir.

Basit usulden gerçek usule takip eden yıldan itibaren geçenlerin istisnadan faydalanma durumları

Gelir Vergisi Kanununun 46 ncı maddesinin altıncı fıkrasında, “Basit usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Basit usulün şartlarını haiz olanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı ile bildirenler dilekçelerinde belirttikleri tarihten veya izleyen takvim yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilirler…” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, basit usule tabi olmanın genel veya özel şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilmektedir. Kendi isteğiyle gerçek usule geçmek isteyenler ise dilekçelerinde bir tarih belirtmişler ise o tarihte veya izleyen takvim yılı başından itibaren gerçek usule tabi olurlar. Gerçek usule geçmeden önceki yıl elde ettiği kazançların tespiti basit usule tabi olduğundan bu kazançları için istisnadan faydalanılacak, gerçek usule geçildiği yıldan sonra elde edecekleri kazançları için istisnadan faydalanamayacaktır.

Basit usulden gerçek usule yıl içinde geçenlerin istisnadan faydalanma durumları

Gelir vergisi Kanununun 51 inci maddesinde sayılan (bu maddedeki yetkiye dayanılarak yayımlanan ve halen yürürlükte bulunan kararnameler dahil) faaliyetlere yıl içinde başlayanlar başladıkları tarihten itibaren gerçek usule geçerler.

Basit usulde vergilendirilmekteyken bu usule ilişkin şartları kaybetmesi nedeniyle yıl içinde gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınan veya kendi isteğiyle yıl içinde gerçek usule geçen mükelleflerce; yılbaşından gerçek usule geçtikleri tarihe kadarki ticari faaliyetleri istisna kapsamında kalacak ve bu kazançları için beyanname vermeyecek veya verilecek beyannameye dahil etmeyecekler, gerçek usule geçtikleri tarihten yıl sonuna kadarki faaliyetleri için ise genel esaslara göre kazanç tespiti yapılarak yıllık gelir vergisi beyannamesi verilecektir.

Gerçek usulden basit usule geçenlerin istisnadan faydalanma durumları

Gelir Vergisi Kanununun 46 ncı maddesinin altıncı fıkrasında, “…Gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerden, 47 nci maddede yazılı şartları taşıyanlardan arka arkaya iki hesap döneminin iş hacmi 48 inci maddede yazılı hadlerden düşük olanlar, yazılı talepleri üzerine bu şartın gerçekleşmesini takip eden takvim yılından başlayarak basit usule geçebilirler. İşin eş ve çocuklara devri halinde iş hacminin hesabında devirden önceki süreler de dikkate alınır…” hükmü yer almaktadır.

Bu düzenlemeye göre, gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerden belirlenen şartları sağlayanların takip eden takvim yılından başlayarak basit usule geçme imkanı bulunmaktadır.

Buna göre, gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerin;

  • Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde yazılı şartları topluca taşıması,
  • -Arka arkaya iki takvim yılı iş hacminin Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinde yazılı hadlerden düşük olması,
  • Yazılı talepte bulunması

halinde, bu şartların gerçekleşmesini takip eden takvim yılından başlayarak basit usule geçmeleri mümkün bulunmaktadır. Bu düzenlemeye ilişkin açıklamalar 283 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılmıştır.(11) Konuya ilişkin ilave açıklamalara ise 18.12.2013 tarihli ve GVK-93 sayılı sirkülerde yer verilmiştir.(12)

Tüm şartları taşımaları nedeniyle gerçek usulde vergilendirilirken basit usule geçen mükellefler basit usule geçtikleri yıldan itibaren elde ettikleri kazançlardan dolayı gelir vergisi istisnasından faydalanmaya başlarlar.

Ancak, basit usulde vergilendirmeye geçen mükelleflerce, gerçek usule tabi oldukları son yıla ilişkin ticari faaliyetlerinden elde ettikleri gelirlerini genel esaslara göre tespit edilerek yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edeceklerdir.

(Bu yazıda yer alan görüşler tümüyle yazarına ait olup, hiç bir biçimde herhangi bir kurumu bağlamaz veya herhangi bir kurumun görüşü olarak kullanılamaz ve değerlendirilemez.)

1- GİB istatistikler (Aralık/2021 itibariyle) Bu mükellef grubunun yaklaşık %34’ü dolmuş, taksi, servis aracı işleticisi veya yük taşımacılığı yapmakta, kalanlar ise emtia imalatı, emtia alım satımı, lokanta ve kuaför, terzi, oto bakım onarım gibi alanlarda faaliyette bulunmaktadır.
2- 26/10/2021 tarihli ve 31640 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır,
3- Bu tutar 2021 yılı için geçerli istisna tutarı olup her yıl artırılmaktadır. (313 Seri Numaralı Gelir Vergisi genel Tebliği)
4- 19.7.2019 tarihli ve 30836 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır,
5- 29/12/2020 tarihli ve 31349 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (Seri No: 313) Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer alan tutarlar dikkate alınır.
6- Bakanlar Kurulunca aşağıdaki kararların çıkartılmış olup, halen yürürlükte bulunmaktadır.
- 25.10.1982 tarih ve 8/5521 sayılı B.K.K. ile, zirai mahsul satın alarak bu mahsulleri kısmen veya tamamen tüketici dışında kalanlara satan ticaret erbabı,
- 31.01.1992 tarih ve 92/2683 sayılı B.K.K. ile, elektrikle çalışan eşyaların alım-satımı ve üretimi ile uğraşan mükellefler,
- 12.05.1995 tarih ve 95/6430 sayılı B.K.K. ile, büyükşehir belediye sınırları içinde:
- Her türlü emtia imalatı ile uğraşanlar,
- Her türlü emtia alım-satımı ile uğraşanlar,
- İnşaat ile ilgili her türlü işlerle uğraşalar,
- Motorlu taşıtların her türlü bakım ve onarım işleriyle uğraşanlar,
- Lokanta ve benzeri hizmet işletmelerini işletenler,
- Eğlence ve istirahat yerlerini işletenler,
- Gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınmıştır.
7- Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde yer alan genel şartlar ile 48 inci maddesinde yer alan özel şartlara ilişkin Kanunda yer alan maktu had ve tutarlar aynen bırakılmış olup, daha sonra 21/12/2021 tarihli ve 31696 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) (Seri No: 317) Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2022 takvim yılında uygulanmak üzere getirilen miktarlar metne parantez içinde siyah puntolarla işlenmiştir.
8-30.12.2005 tarih ve 43 Seri Numaralı Gelir Vergisi Sirkülerinde de belirtildiği gibi içki (bira ve şarap hariç)- ispirto– sigara–tütün gibi emtiaların da “kâr hadleri emsallerine göre düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia” grubu kapsamında değerlendirilmiştir.
9- 317 Seri Numaralı gelir vergisi genel Tebliği,
10- 2/5/1982 tarih ve 17682 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
11- 27/07/2012 tarihli ve 28366 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
12- http://www.gib.gov.tr/index.php?id=1028,

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor