Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Bilal KABASAKAL
30 Aralık 2021Bilal KABASAKAL
1190OKUNMA

Aralık ayında alınan araçlarda amortisman hususu

Ülkemizde ana gündemlerin başında, chip krizi ve döviz artışı sebebiyle fiyatları astronomik bir şekilde artan ve stok problemi devam eden otomobiller geliyor. Bu durum her ne kadar talebin daralmasına yol açsa da şirketler vergi planlaması yapma adına yılın son günlerinde araç, makine, demirbaşlar vs. gibi sabit kıymet satın alma eğilimi göstermektedirler.

Yılın bu dönemlerinde araç alımı cazip hale getiren durum taşıtların özel tüketim vergisinin (ÖTV) ve aralık ayında satın alınsa dahi (binek otolar hariç) bir yıllık amortisman tutarının kurumlar vergisi açısından gider yazılabilmesidir. Binek otolarda ise katma değer vergisi (KDV) ve ÖTV’si ile birlikte bir aylık amortisman tutarı mükelleflerce gider olarak dikkate alınabilmektedir. Kâr beyan edecek mükelleflerin yılın son günlerinde satın alma işlemlerini yaparak bir yılık amortisman tutarını gider yazabilmesi şirketler açısından bu konuyu cazip hale getirmektedir.

Bu durum diğer makine ve demirbaşlar için olmasa da araç alışlarında mükellefler açısında bir risk oluşturmaktadır. 31 Aralık veya öncesi faturası düzenlenmiş ve mükellef adına tescil edilmiş araçlar için bir sıkıntı söz konusu değildir. Ancak faturalar 31 Aralık ve öncesi düzenlenmiş olmakla birlikte mükellef adına tescil işlemi yeni yıla bırakılmış ise risk burada gerçekleşmektedir.    

Vergi Usul Kanunun 315’inci maddesi mükelleflerin amortismana tabi iktisadi kıymetlerini Maliye Bakanlığının tespit ve ilan edeceği oranlar üzerinden itfa edecekleri ve ilan edilecek oranların tespitinde iktisadi kıymetlerin faydalı ömürlerinin dikkate alınacağı hükme bağlanmış olup, VUK’un 320’inci maddesinde amortismanın iktisadi kıymetlerin aktife girdiği yıldan başlayacağı hüküm altına alınmıştır.

365 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde mükellefler tarafından iktisap edilerek defter kayıtlarına geçirilen, değerleme gününde envantere dahil olan ve kullanılma şartı aranmaksızın kullanılmaya hazır halde bulunan iktisadi kıymetler için amortisman ayrılabileceği belirtilmiştir. Ancak yine aynı tebliğde kayıt ve tescile tabi taşıtlar için amortiman ayrılabilmesi için ilgili sicillerine yasal süresi içerisinde kayıt ve tescil işlemi yapılmak şartıyla; aktife alındıkları dönemden itibaren amortismana tabi tutulması mümkün bulunmaktadır. Tebliğde açıklanan ifade ile, kullanılabilmesi kayıt ve tescile tabi olan araçlar için amortisman ayrılabilmesi için hem kayıt ve tescil işleminin tamamlanması, hem de fiilen kullanılmasa dahi kullanıma hazır halde olması şartlarının birlikte sağlanmasına bağlıdır. Bayilerden Aralık ayında satın alınan araçlarda bayi tarafından 31 Aralık ve öncesi fatura düzenlenmiş olsa bile amortisman mevzuna konu olabilmesi için araçların mükellefler adına tescil edilmesi gerekmektedir. Zaten bilindiği üzere bayiler tescil işlemi tamamlanmadan araçları müşterilerine teslim etmemektedir. Bu durum tescil işleminin ötesinde aslında teslim alınmayan bir aracın kullanılabilir olma şartını da sağlamadığını göstermektedir. Böyle bir durumla karşılaşan mükellefler olası bir vergi incelemesinde ayırmış olduğu amortisman tutarının reddedilmesi ve bu tutar üzerinden kurumlar vergisi ve vergi ziyaı cezası ödemek zorunda kalabilir.

1-213 Sayılı Vergi Usul Kanunu
2-365 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor