Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Mükellef Hakları

Süleyman CAN
17 Mart 2022Süleyman CAN
2024OKUNMA

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun (6306) uyarınca yapılan binalar için fazladan ve yersiz ödenen vergi ve harçlar nasıl geri alınır?

31.05.2012 tarih ve 28309 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca yapılacak olan binalar için gerçekleştirilecek işlemlerin;

  • Noter harcından,
  • Tapu harcından,
  • Belediyelerce alınan ücret ve harçlardan,
  • Veraset ve intikal vergisinden,
  • Döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden,
  • Bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtların damga vergisinden istisna olması nedeniyle 6306 sayılı Kanun kapsamında bina inşa eden kişilerin, fazladan ve yersiz yere ödedikleri harç ve ücretleri 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca geri alabilmeleri için yapılması gereken işlemler hakkında gerekenlere işbu yazıda değineceğim.

Konuya ilişkin mevzuat hükümleri

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un

  • maddesinde; bu Kanun'un amacının; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu;
  • 7. maddesinin 9. fıkrasında da; bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır.

Öte yandan; 10.12.2018 tarihli 30621 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 29.11.2018 tarihli 7153 sayılı Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 24. maddesi ile değişik "dönüşüm gelirleri" başlıklı 7. maddesinin 9. fıkrasında; 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların işi yüklenen müteahhit tarafından gerçekleştirilecek ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri ile bu bentlerde belirtilen yapıların dönüşümüne ilişkin olarak Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemlerin tapu harcından istisna olduğu hükmüne yer verilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122. maddesinde; mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde; vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına, ikinci fıkrasında ise belediye vergileri hakkında Belediye Başkanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır.

Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı, aynı Kanun'un 116. maddesinde; vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapılmış, 117. maddesinde; hesap hataları olarak; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması; 118. maddesinde; vergilendirme hataları olarak; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hatalar gösterilmiş bulunmaktadır.

Yukarıda yer verilen 6306 sayılı Kanun kapsamında yeniden inşa edilen binalara ilişkin olarak yapılan işlemlerden Kanun'da sayılan harç ve ücretlerin alınmaması gerekmektedir.

Buna rağmen vergi daireleri tarafından, işlemin tarafları adına tahakkuk yapılması halinde söz konusu tahakkuk işlemine karşı 30 gün içinde yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açılması gerekmektedir. Ayrıca acil olan işlemlerin gerçekleştirilmesi adına bu tutarların ödenmesinin zorunlu olması halinde ise, ödemeye ilişkin belgeye "ihtirazi kayıt" konulmalıdır. Bu sayede tahakkuk işleminin iptali ile birlikte ödenen tutarın faizi ile birlikte iadesinin istenilmesi mümkün olacaktır.

Diğer yandan, 6306 sayılı Kanun kapsamında yeniden inşa edilen binalara ilişkin harç ve ücretlere karşı tahakkuk tarihinden itibaren 30 gün içinde vergi mahkemeleri nezdinde dava açılmadığı takdirde fazladan ve yersiz yere ödenen tutarların faiziyle birlikte iadesi istemiyle 213 sayılı Kanun'da öngörülen düzeltme ve şikayet başvuruları ile ilgili vergi idarelerine başvurulması gerekmektedir.

6306 sayılı Kanun kapsamında yapılan işlemlerin tarafı olan kişilerce açılan davalar yönünden değerlendirme

6306 sayılı Kanun kapsamında yeniden inşa edilen binaların inşası veya ilk satış işlemlerine taraf olan (müteahhit veya arsa sahibi malik) kişiler tarafından, tapu harcı, noter harcı, bina inşaat harcı, bina ruhsat harcı, değerli kağıt bedeli vs. gibi isimler altında fazladan veya yersiz yere tahsil edilen tutarların yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle vergi mahkemeleri nezdinde açılan davalarda;

6306 sayılı Kanun kapsamında inşa edilen bağımsız bölümün satış işlemlerinde tapu harcı alınamayacağı sonucuna varılarak satış işlemleri esnasında veya noter nezdinde yapılan işlemlerde ya da belediyeler tarafından tahsil edilen tutarların iadesi istemiyle yapılan şikayet başvurusunun reddine dair işlemde hukuka uyarlık görülmeyerek işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.

6306 sayılı Kanun kapsamında inşa edilen binalar için harç veya ücret ödeyen kişilerin yapması gerekenler

Yukarıda detaylı olarak aktardığım üzere, 6306 sayılı Kanun kapsamında yeniden inşa edilen binaların belirli şartlar dahilinde bazı harç ve ücretlerden Kanun gereği istisna olduğu açıktır. Bu kapsamda yapılan işlemlere taraf olan kişilerden söz konusu tutarların talep edilmesi halinde Vergi Mahkemeleri nezdinde dava yoluna başvurması gerekmektedir.

Özellikle, 30 günlük dava açma süresinin geçirilmiş olduğu hallerde, 213 sayılı Kanun'da öngörülen düzeltme ve şikayet müessesesinin herhangi bir hak kaybına sebep olmayacak şekilde işletilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, İdari yargı alanında özel görevli olan Vergi Mahkemelerinde yapılan yargılamanın teknik ve özel bilgi gerektirmesi nedeniyle alanında uzman bir avukat tarafından düzeltme ve şikayet başvurularında bulunulması ve bu başvuruların reddi halinde ise dava açılması tavsiye edilmektedir.

Zira ilgili vergi dairesi müdürlüğü ile Gelir İdaresi Başkanlığı'na sunulacak düzeltme ve şikayet başvuru dilekçelerinin 213 sayılı Kanun'a uygun olması; Vergi Mahkemesine sunulacak dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'a uygun düzenlenmesi; istenilecek faizin niteliği (yasal, tecil vs) ve faizin başlangıç süresinin başlangıcı gibi unsurlar davanın neticesine doğrudan etki edecek niteliktedir.

Aksi halde davanın usulden reddine karar verilebileceği gibi başka diğer usule dair diğer eksiklikler nedeniyle yargılamanın kısa sürede sonuçlanması mümkün olmayabilir.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor